İçeriğe geç

Çakıl Taşları

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Çakıl Taşları

Bölüm 6

"Ee gelelim asıl mevzuya, şimdi gençler birbiriyle tanıştı gördü umarım hoşlaşmışlardır."

Umut'un babası Kazım amca babama dönerek konuşmaya başlayınca kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu ve gözyaşı akıtmamak için kendimi sıkıyordum.

" Allah'ın emri,Peygamber'in em-"

Daha cümlesi bitmeden birden odanın kapısı açılınca herkes oraya döndü ve biraz sert açıldığı için bir kaç korku ve şaşkınlık nidası döküldü bazılarından. Gelen kişi ise abim Uğurdu. Onu görünce bir anda kendimi kontrol edemeyerek ona doğru hızla ilerledim ve ben daha ona yetişemeden o hızlı adımlarla bana doğru gelmeye başlayınca salonun ortasında birbirimize sımsıkı sarıldık. Sadece onun duyabileceği bir sesle konuşmaya başladım.

"Geldin,geldin yetiştin." Tuttuğum gözyaşlarım akmaya başladı yavaşça.

"Seni yalnız bıraktığım dönemler oldu evet ama her zaman senin yanındayım. Üzgün olduğun,gergin veya umutsuz olduğun her an kafanı çevirmen yeterli Zambağım."

Duyduklarımdan sonra ona daha çok sarıldım. Bana Zamabağım diye seslenmesini o kadar özlemiştim ki. Yavaşça geriye doğru çekilince nerede olduğumuzun farkına vardım ve birden elektroşok yemiş gibi tüm vücudumdan bir ürperti geçti. Abim önce misafirlere döndü.

"Merhaba efendim, tekrardan hoşgeldiniz. Kusura bakmayın işler bu aralar yoğundu da biraz geciktim. Ben Berfu'nun abisi Uğur."

Tek tek onlarla tokalaştıktan sonra babamlara doğru ilerleyip onlarında elini öptü sıkıca sarıldı. En son ise babaanneme doğru yürüdü. Önümden geçerken babaanneme bakan gözlerde hem öfke hem çaresizlik gördüm. Babaannem ayağa kalktı ve elini öne doğru uzattı.

"Hoşgeldin Aslan torunum." Abim elini öptü ve sonra alnına koydu. Herkesin fark edeceği sert bir ses tonu ile cevap verdi babanneme.

"Hoşbuldum babaanne,hoşbuldum."

Babaannem geri yerine oturunca abim benim yanımda kalan koltukta boşluk açtıkları için oraya oturdu. Oturur oturmaz koltuğun kenarındaki elini tutarak ondan destek aldım.

Birbirimize karşı gülümsedikten sonra kafamı karşıya çevirince Umut'un bizi izlediğini ve izlerken gülümsediğini gördüm. Hemen gözlerimi diğer elime indirirken Kazım amca tekrar konuşmaya başladı.

"Herkeste tamam olduğuna göre devam ediyorum. Mehmetim Allah'ın emri Peygamberin kavli ile kızın Berfuyu oğlum Umut'a isteriz."

"Bir kere sana kardeş demişim ben Mahmut senden başkasına da güvenemem bu konu da ama yine de kızıma da sormam lazım. Güzel gözlüm ne derse o. "

Tüm gözler bana dönünce hâlâ bırakmadığım abimin elini daha sıkı tutmaya başladım. Konuşacak gücü kendimde bulduğumda da konuşmaya başladım.

"Sen nasıl uygun görüyorsan benim için en uygunu odur babacım."

"E o zaman verdim size kızımı." Umut'a doğru dönüp konuşmaya devam etti.

"Ama beni iyi dinle yeğenim. Eğer bu kızı bir kere ağlarken göreyim o zaman benden çekeceğin var demektir."

"Estağfurullah Mehmet amca bundan sonra kızın bana emanet iki elim kanda da olsa ona asla zarar gelmesine izin vermem. Eğer benim yüzümden ona bir şey olursa ben kendi cezamı kesmeyi bilirim."

Babamın yüzünde gerçek bir gülümse yer edinmişti. Umut'a güvenmiş duruyordu ama ona güvenen sadece o değildi. Konuşması o kadar gerçekti ki içimde ona karşi yeşeren bir güven duygusu oluştuğunu hissettim.

"E o zaman gel de öp elimi. Bundan sonra ben baban Sevgi teyzende annen sayılır."

Herkes kalkınca önce el öpülme fasılları yaşandı sonrasında ise tebrik vesaire derken kahveleri topladık ve mutfağa geçtik. Kızlar odaya geçtiği an kapı da abim belirdi.

"Küçüğüm, iyi misin?"

Tezagaha yaslanarak konuştum bende. " İyiyim abi. Ne kadar iyi olabilirsem o kadar iyiyim işte."

Abim bana doğru geldi ve önce saçlarımı okşadı sonra alnımdan öptü.

"Berfu, biliyorum istemiyorsun ama babaannem... Bak ben babamla konuştum, Mahmut amca babamın yakın arkadaşıymış askerlikten tanışıyorlar ama işte soylarıyla olan kavgalar yüzünden konuşamıyorlar. Sen ise bunlara bir son vermek için evleniyorsun ama ne zaman canını sıkarsa o çocuk veya ev ahalisi hemen bana haber veriyorsun. İnan babaannem falan dinlemem seni oradan alırım birlikte yepyeni bir hayat inşaa ederiz ha Zambağım."

"Abicim,biliyorum. Benim için her şeyi yaparsın ama zaten iyi bir çocuğa benziyor. Herhalde pek bir şey olmaz. Hem eğer gerçekten babamın yakın arkadaşıysa Mahmut amca biraz daha rahatlarım. Babamın nasıl insanlar ile yakın olduğunu en iyi ikimiz biliyoruz."

"Bak sen küçük Zambağıma. Güveniyormuşta,rahatlamışta. Kız sen dua et içeride misafir var yoksa seni burada gıdıklaya gıdıklaya komaya sokardım."

Asık suratımı güldürmeyi başarmıştı abim. Her zaman ki gibi günün sonunda yine benim kahramanım olmuştu.

"Ya abi ya. Alemsin cidden neyse hadi gel içeri girelim misafir demişken. Kalkarlar birazdan yolcu etmem lazım. Babaannem öyle tembihledi."

Son cümleyi biraz garip ve boğuk bir sesle söylediğim için abim gülmüştü. İkimizde mutfaktan çıktık ve tam biz salona gelmişken karşı tarafın ayaklandığını gördük.

"Hadi bize müsaade size de daha fazla zahmet vermeyelim." Babaannem atladı hemen.

"Ne zahmeti canım dünürüz bundan sonra ne olacak elimize mi yapışacak."

Kızların yanına varmıştım ve Aybüke yine

Aybüşlüğünü yaparak kulağıma doğru kısık sesle konuştu.

"Valla bence zajmet verdiler ama artık Halime Teyze ne derse o. Hanım ağamızı kızdırmayalım." O kendi kendine gülerken sessizce ben dudaklarımı ezerek gülmemeye çalışıyordum. Zümra bunları duymuş ve dirseği ile Aybüşün koluna geçirmişti bir tane sonrasında ise her zaman olduğu gibi onlar arasında ufak bir atışma yaşandı.

"Bende seni seviyorum hayatım."

"Aybüş bir sus lütfen ya valla bak geliyorlar bana zaten ortam çok kalabalık." Rojbin kalabalık ortamlara gelemezdi ve belli ki şu an kafası sinirden patlamak üzereydi.

"Aşk olsun Rojbinciğim o ne demek öyle. Al kırdın kırdın."

Rojbin daha cevap vermeden kapıya doğru ilerlemeleri ile uğurlamak için bizde ilerledik. Hepsine teker teker iyi akşamlar diledikten sonra babaannemler dışarı çıkmış orada arabalara binmeden önce konuşuyorlardı son kez. Kafamı yan tarafa doğru çevirince her yeren çıkan örümcek ağı Umutla karşılaştım.

"Abin olduğunu bilmiyordum."

"Söylemedim çünkü."

"Neden?"

"Sormadın?"

Dudakları iki yana gerildikçe gerildi ta ki dişleri gözükene kadar.

"Artık kaynaşmak için bir el okey atarız onla da,ha istersen sen de oynarsın ama şimdilik gitmem lazım. İyi geceler katil."

"Ne? Ne katili? Ne diyorsun sen?"

"Ayaz diyorum, kahve diyorum. Hadi ben neyse de çocukların ne günahı vardı. Ama iyi eğlendim valla ellerine sağlık."

Son kez güldü ve o da aiesinin bindiği araca bindi ve binmeden önce herkes avludayken bana son kez bakıp göz kırptı. Sonrasında ise araçlar tek tek ilerlemeye başladı.

"Ouv, bugünde heyecanlı ve meraklı bitti. Diğer bölümü izlemek için sonraki bölüme tıklayanız."

Aybüke bunu söyler söylemez artık daha rahat olduğumuz için onu dövebilirdim ama o çoktan benim odama doğru kaçmaya başlamıştı ben ise tam gaz onu kovalıyordum. Diğer kızların ise gülerek arkamızdan geldiğini görmüştüm en son.

Her ne kadar gün içinde ruh hallerim değişse ve modum düşse bile günü mutlu bitirmiştim. Bunu hem abime hem de kızlara borçluydum.

★ Hepinize merhabaa baya bir ara verdim bölümlere farkındayım😓😭 Bence bu bölüm affetmenize yeter yaa hem eglenceli hem dramatik hemde güzel bir bölüm oldu diye düşünüyorum. Peki ya siz?? Ee hanımlar ve beyleerrr ne düşünüyorsunuzz. Uğur'u sevmişsinizdir umarımmm. Şimdiliikk Androş kaccovv💋💋★

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.