Şuan belki de yapmam gereken tek şey kızlarla beraber mezuniyete hazırlanmak olmalıydı ama ben onlar kendilerine mezuniyet elbisesi bakarken giymeye zorlandığım gelinlik modellerine bakıyordum. Beni yalnız bırakmamışlardı,her ne kadar onlara gelmemelerini söylesem de beni reddetmiş ve gelmişlerdi.
Birlikte mağaza mağaza gezmiş ve kızlara elbise aramıştık. Aybüke tesettürlü olduğu için kendine tesettüre uygun üzerinde küçük küçük yıldızlar bulunan lacivert uzun kollu saten bir elbise almıştı. Elbisenin Aybükenin üzerindeki duruşu aşırı güzeldi. Tabii bizim bu moda kızı eğlencemiz Aybükenin az kalsın baş dönmesinden dolayı kahve bardağının üzerine düşüp hüsranla son bulacaktı ama son anda onu kurtarabilmiştik.
Zümra da Aybüke gibi kapalıydi ve kendine lila bir elbise almıştı. Elbise belinin sağında ve solunda ipler vardı ve belin darlığı o iplere göre ayarlanıyordu. Zümra'nın üstüne tam olarak oturmuş ve onu çok güzel göstermişti.
Rojbin ise açıktı ve o kendine siyah zarif bir takım almıştı. Rojbin mezun olalı 2 sene olmuştu ve aramızda en büyük olan kişi oydu. Aybüke ve Zümra yaşıt ve Rojbinden iki yaş küçüklerdi. Zümra yirmi beş yaşındaydı ben ise yirmi iki fakat yaklaşık bir ay sonra yirmi üçüncü yaşıma girecektim.
Daha yirmi iki yaşında gençliğini yaşayamadan evlenmek kötü bir duyguydu ama elimden bir şey gelmiyordu. Annem ve babam için dayanmam gerekiyordu çünkü onlar beni korumak için ellerinden gelen her şeyi yaptı. Bu evlilikte umduğum tek şey karşı tarafın iyi olması. Eğer tekrar böyle bir aileye düşersem bu sefer dayanamazdım.
Kızlar kendi elbiselerini aldıktan sonra avmdeki lokantaların birinin açık büfesinde oturup dinlenmeye sonrasında ise gelinlik bakmaya karar verdik. Aslında annemlerle gelecektim ama babaannem istemeye gelecekleri için evin temizlenmesi ve hazırlanması gerektiğini söylemişti. İsteme elbisemi ise kendisi çoktan ayarlamıştı.
Tam yemeğimi yerken Aybüke konuşmaya başladı.
" Kızlar ben diyorum ki Berfuya gelinlik baktıktan sonra bir poligona gidelim." Tabii hepimiz bu dediğine şaşırdık ama Aybüke zaten hep böyle bir kızdı. Biraz fazla enerjik ve alakasız anlarda alakasız şeyler söyleyip bizi güldüren bir insandı.
" Oldu hayatım istersen birde komutancılık oynayalım. Hatta ne yapalım biliyor musunuz? Bence birini rehin alsınlar bizden biz onu kurtarmaya çalışalım,ne diyorsunuz?"
Zümra konuşmasını bitirdikten sonra Rojbin konuşmaya başladı.
"Valla bana uyar. Beni biliyorsunuz, nerede ekşın orada ben." Telaffuzu ve hemen ardından gözünü kırpması hepimizi güldürmüştü.
"Kızlar maalesef ya benim hemen sonra eve geçmem lazım. Malum gelinimizin kuzeni olduğum için hemen gidip bir manikür pedikür yaptırmalıyım. İsteme var bugün isteme."
"E Ebrar sende bu kızı evermeye ne istekliymişsin be bacım. Hele bir dur yaptırırsın sonra şurada iki dakika kınadır,düğündür,isteme telaşıdır hepsinden uzaklaşıyoruz sende otur ve sadece yemek ye."
Zümra konuştuktan sonra bana doğru dönüp gülümsedi. Hepsini çok seviyordum tabii ki ama Zümranın gülümesiyişi çok huzur veriyordu bana ve eminim diğerleri de böyle düşünüyordur. Çünkü Zümra iyiliği yüzüne vurmuş bir insandı.
" E hadi hint filmi sahnesi provalarınız bittiyse yemeğinizi yiyin ve kimin kaçıralacağına karar verin."
Hemen Aybükeye döndüm.
"Yok sen ciddisin. Cidden isteme günümde içimizden biri esir alınacak ve biz onu kurtarmaya mı çalışacağız. Arkadaşlar biraz fazla mı gerçeklikten uzaklaştık."
Kızların yüzü asıldı ama olan buydu. Buraya bile zorla gelebilmişken böyle bir günde hiç bir şwy yokmuş gibi gülüp eğlenemezdim. Ben istesem bile babaannem izin vermezdi.
"Hem babaannemi biliyorsunuz o asla izin vermez bu tür şeylere eğer duyarsa sadece ben ve Ebrarı değil sizi de azarlayabilir hiç yapmaz demeyin."
"Haho ma noldu. Yani şimdi gitmiyoruz öyle mi? E o zaman benim inşaatçılıktan mafyalığa geçerken olan alıştırmalarımda yaparız."
"Kızlar inanın çok isterdim ama hem babaannem,hem..."
Ben daha sözümü bitiremeden arkamdan bir ses geldi ve onunla ilk o gün karşılaştım. Avm de kızlarla mafyacılık oynamayı düşünürken.
"Ben beğendim güzel plan kızlar." Sonrasında bana döndü ve gülümseyerek konuşmaya devam etti.
"Bu arada ben nişanlın Umut. Biraz çabuk oldu ama bu da can sıkılıyor. Tanıştığımıza memnun oldum Berfu ve babaannenden izin aldım yani bugün saat 19.00'a kadar istediğimiz her şeyi yapabiliriz. Ha bu arada ben bizimkileri de getirdim ama sorun olmaz değil mi?"
Hem bir anda gelmiş hem de arkadaşlarıyls gelmişti ve daha garibi sevimliydi. Ne? Ne diyorum ben lan. Ahanda ağzım bozuldu hadi hayırlısı.
★ yeni bölüm geldii🥳🙌🏼 Elimden geldigince bolumleri erken atmaya calisiyorum ve yazim yanlislarina dikkat ediyorum😓 Umarim begenmissinizdir🥳🙌🏼 simdilik androş kacaarr💋😻★