Ben bu davada kurban edilecek kişi olmustum. Yine ben secilmistim bu gunahlarin suclusu olarak.Kendime bakiyordum aynadan ama gordugum kisi ile oturan kisi ayni degildi, aynadaki kızın yuzunde umut vardi gozleri parliyordu ve hayati seviyordu fakat oturan kizin omuzlari ve gözaltı cokmustu. Gulumseyemiyordu cunku ondan bu sansi almislardi,kurban olarak yine o secilmisti.
İstenilmeyen bir kadindan doğma hor görülen bir adamdan olma bir kızdım ben ve dogdugumdan beri bu evin günah keçisi bendim cunku benim yuzundendi her sey. Ben oldum diye. Annemi hic bir zaman istememislerdi ama babam onu seviyordu ve bir gun ikiside bu sevdaya yenik dusup kaubettiler. Babam beni ogrenince sevinememis bile cunku babaannem daha annemin bile yeni ogrendigi gün annemi beni oldurmesi icin tehdit etmis. Onu tüm koyune rezil etmis,tabii şırnaklı bir asiretin hanımağasıysa karsinizdaki kisi kimse sizin fakir,sümsük gorunumunuze bakmaz bile dinleyecekleri taraf her zaman bellidir.
Babam ogrenince annemi kacirmis ve birlikte nikah kiymislar herkesten gizli bu olanlari sadece Feride halam biliyordu. Zaten bu ailede beni seven tek kişi ve sevgili kuzenim Ebrardı. Tek arkadasim oydu ve birde okul arkadaşlarım Aybüke,Zümra,Rojbin var. Hepsini çok seviyordum çünkü beni anlıyorlar ve seviyorlardı.
Onlar beni sorgulamazdı,onlar beni sadece beklerlerdi çünkü onlar sadece arkadaşlarım değil dostlarım aynı zamanda. Aybüke ve Zümra eğitimini tamamlamış buradaki okullarda Matematik ve Edebiyat ögretmeni olarak staj yapıyorlardı. Ben felsefe okumustum ve her ne kadar evde savaş çıksada okulu bitirebilmistim.
Onlar benim bir sey yapamayacagimi soyledikce daha cok guclenmis ve fakulteyi birincilikle bitirmistim. Zümra ve Aybükeyle okulda tanışmıştık. Onlar benim hem dostlarim hem de meslektaslarimdi. Rojbin ise inşaat mühendisligi okumus ve Zilgan aşiretinin inşaat şirketlerinde calismaya baslamisti.
Buradaki sirketin genel müdürüydü ve çok yogundu, ne kadar yorgun olsa da bize zaman ayirmaya cabaliyordu ve onun bu yonune hayrandim. Cok guzel bir dosttu. Ebrar ise benimle aynı universitede psikoloji okumustu. Aslinda ikimizde yuksek puan cekmistik ve farkli yerlere gidebilirdik fakat zaten okumamizi istemeyen ailelerimiz buna asla izin vermezdi bu sebeple ayni okulda okumustuk.
Onlarla 3 yıldır dostlugumuz devam ediyor ve bu zamanlarda ne kadar kusup barissak,tartisip birbirimizi kırsak bile ayrılmamiştık,ayrılamamıştık. Simdi ise onlardan ayrılmak zorundaydım çünkü beni hic tanimadigim bir insanla evlendirmek ve bir kan davasina kurban etmeyi uygun gormuslerdi. Oysa benim guzel cocuklar yetistirmek hayata bana vermedigi hediyeleri sunmak icin umudum vardi. Fakat o umudu bizzat kendi ailem yine kendi hancerimizle parcaladi.
Onlar bana bunu layik gormuslerdi ve bende kabul etmek zorunda kalmistim cunku bana gelmeyen her laf anneme giderdi. Annem zaten sevilmiyordu ve ben daha fazla ustune gelmelerine izin veremezdim. Ebrar ise bizim soyadımızı tasimadigi icin bu konunun yanindan gecemiyordu. Halamda yillar once yine babaannem tarafindan hayallerini saklamak bir copluge atip ailesinin itibarı icin sevmedigi bir evlilik yapmak zorunda kalmisti. Hayat halama gulmustu ama cunku halam hayatin ezdigi insanlara hep yardim etmisti sanirim bu da hayatin ona kucuk bir hediyesi olmustu. Enistem ve halam ilk sene birbirlerine sure verdiler ve bir senenin sonunda birbirlerine deli gibi asik olan cift dunyaya asklarindan bir tohum birakmak istemisti. Ebrar benden bir yas kucuktu bu yuzden.
İste benim ailem ve iste benim oykum. Hayatima hosgeldiniz,hos goreceginiz seyler olmayabilir ama bazen her sey hos olmayabilir.
★ Hepinize merhabaa🤭 Burada yeniyim ve bu ilk yazma denemem biraz fazla yazım hatası var farkındayım kusura bakmayin😓😓 Pek okunacagini dusunmuyorum ama yinede bundan sonra ki bolumlerde dikkat edecegim💋 Sevgilerle androş😍★