Yeni bölüme hoş geldiniz
Keyifli okumalar 💫
"Nesi var? Neden bayıldı ki"
"Aşırı stresten bayılmış oğlum"
Gelen sesler ile gözlerimi açmaya çalıştım. Gözlerim birbirine yapışmış gibi açmakta baya zorlandım.
Gözüm ışığa alışınca etrafa baktım. Çınar ve adını bilmediğim kişi koyun koyuna odada ki koltukta oturuyordu.
Adını henüz öğrenemediğim annem yatağın yanında ki sandalyeye oturmuş telefona bakıyordu.
En son duvara yaslanmış doktor önlüklü adam ile kesişti gözlerimiz. Yanıma doğru gelirken de "Nasıl hissediyorsun"
Bunu demesi ile annem kadın kafasını kaldırdı. "Kızım!"
Annem kadına içini rahat etsin diye gülümsersek doktor önlüklü adama baktım. "Daha iyiyim"
Çok sıkılmıştım bir an önce buradan çıkıp gitmek istiyordum "Ne zaman çıkarım"
Kafasını dosyadan kaldırarak bana baktı "iyiysen çıkabilirsin" kafamı sallayarak ayaklanmaya başladım. "Dur kızım ben bir babana söylim de çıkış işlemlerini yapsın"
Ben ona kafa salladım. O da odadan çıktı.
Elimi alnıma vurarak "İsmini sormayı unuttum" dedim ama biraz sert vurmuş olmalıyım ki oldukça yüksek bir ses çıktı.
Doktor olan adam bana kıkırdarken "Çiğdem" ben ona anlamsızca bakarken "Annenin adı Çiğdem babanın adı da Miran
sen nerden biliyon kardeş
"Ben de Pars senin kuzeninim" ona kaç kardeşisiniz demeye korktuğum için sadece kafamı salladım.
Kapının hızla açılması ile Çınar ve adını bilmediğim çocuk sıçrayarak uyandılar. Birbirlerine çatık kaşlarla bakarak önlerine döndüler. Ben onlara kıkırdarken onlar da çatık kaşları ile bana bakarak aynı anda "Ne gülüyorsun!" Ben daha yüksek sesli bir şekilde gülerken bu sefer Çiğdem ve Miran bey de bize katıldı.
Miran bey bana bakarak "Hazırsan çıkalım kızım" ban kafa sallayıp ayakkabımı aramaya başladım. Adını bilmediğim çocuğun oturduğu koltuğun yanında gördüm. "Ayakkabımı getirebilir misin?"
Çocuk kafa sallayarak "Ok"
"Götün bok" ağzımdan çıkan şeyle herkes dehşet ile bana baktı. İşin garip yanı ben de en az onlar kadar şaşkınım.
Şaşkınlığından ilk Çiğdem hanım çıktı. Gülerek bana bakıyordu. Bir süre Çiğdem hanım dışında ki herkes şaşkınca bakıp kahkaha attılar.
utandım ayol
Yanakların kızarırken o çocuk "Adım Rüzgar senin üçüzünüm" diyerek ayakkabıyı ayağımın dibine koydu. Ben ayakkabıları giyip ayaklandım. Daha doğrusu çalıştım çünkü kolumda hala serum vardı.
Nasıl unuttum lan ben bunu
Muhtaç gözler ile Pars'a bakarken o sırıtarak kafasını iki yana salladı. "Normalde bu benim görevim değil ama sana kıyak geçebilirim"
Yanıma gelerek bir şeyler yaptı. Ne yaptı bilmiyorum çünkü o sıra da gözüm kapalıydı.
"Bitti"
"Teşekkür ederim" diyerek Çiğdem hanım ile Miran beyin yanına gittim. Hepimiz oradan çıktık Miran bey bana bakarak "Önce yemek yemeye gidelim."
Herkes onu onaylayan mırıltılar çıkarınca "Lahmacun yemeyen var mı?" Kimseden ses çıkmazken biz arabaya binerek lahmacuncuya getirdi. Karşısında da sahil vardı. Ailecek buraya gelen piknik yapan kişilerle doluydu sahil.
İçeri girince ben cam kenarına oturdum. Miran bey de benim karşıma geçti. Miran beyin yanında Çiğdem hanım oturuyordu. Benim yanımda da Rüzgar vardı. Biz üçüzler yan yana oturnuştuk.
Herkese ikişer tane lahmacun ve ayran sipariş verdi. Bizde o sırada sohbet etmeye başladık. Bizim hakkımızda merak ettikleri soruları sordular.
Onlar konuşurken kafamı sahil tarafına çevirdim. Gördüklerim ile gözlerim doldu. Eski ailem yeni çocukları ile sahilde oturmuş bir şeyler konuşuyor kahkaha atıyorlardı. Bizim yanımızda hiç gülmezdi oysa.
Aklıma gelen şeyle hızla bakışlarımı ordan çektim. Çınar görürse çok üzülürdü. Kafamı kaldırdım herkes yemeğini yemiş sohbet ediyorlardı.
"Çiğdem hanım, Miran bey artık kalksak mı?"
Çiğdem hanım yüzünde ki endişeli ifade ile "Ne oldu kızım iyi misin?"
"Merak etmeyin iyiyim ama biraz yorgunum biraz uyusam çok iyi olucak."
Çiğdem hanım kafa sallayınca Miran bey hesabı ödemeye gitti. Bizde o sırada kapının önünde Miran beyi bekliyorduk.
Miran beyde gelince arabaya doğru yürümeye başladık. Yolcu koltuğuna Çiğdem hanım bindi bizde arka koltuğa sırasıyla Ben, Çınar ve Rüzgar oturuyorduk.
Araba hareket ederken ben kafamı Çınar'ın omzuna koyarak gözümü kapattım. Aradan geçen 15-20 dakika sonra eve gelmiştik.
Çiğdem hanım önden inerken sırasıyla biz de inerek eve doğru yürüdü. Çantasından anahtarı çıkartıp kapıyı açarak içeri girdi.
"Gelin çocuklar size odanızı göstereyim" Çiğdem hanımı takip ederken evin ne kadar büyük olduğuna bakıyordum. Merdivenden çıkarak korodasın dolundaki 2. Odayı açtı "Çınar burası senin odan oğlum her şey hızla gelişti sizin odanız şu an tadilatta o yüzden bu gün misafir odasında kalın olur mu?"
Biz kafa sallayınca Çınar'ı yanağından öperek
"iyi geceler oğlum"
Çınar şaşkın tavuk gibi orada eli yanağında dururken yan odayı da bana verdi. "Şimdilik idare et kızım olur mu?" Çiğdem hanım'ı kafam ile onayladım. Çınara yaptığı gibi yanağımı öpüp iyi geceler dedi ve çıktı. Ben de kendimi yatağa attım.
Lahmacuncu da o kadar fazla vakit geçirmiştik ki saat akşam 10'a geliyordu.
Kendimi yatağa atarak derin düşüncelere daldım. Yavaş yavaş kapanan gözlerim ile uykuya daldım.
&
Sabah Rüzgarın seslenmesi ile uyandım. Bugün abi tayfası gelecekmiş. Alacağım cevaptan korktuğum için kaç kişi diye sormadım.
Kahvaltı yaparken kapı çalmış bis de salona girmiştik. İçerisi çok fazla kalabalıktı. " Kızım bunlar senin abilerin" eliyle tek tek tanıtmaya başlayacağı zaman koşmaya başlamıştım.
Bir tane abi ile zor idare ediyorken bunları asla idare edemezdim ki!
Gözlerim yavaş yavaş kapanırken kendimi sert bir şeye düşmeye hazırlamıştım ama yumuşacık kollar beni tuttu. Son hatırladığım Çiğdem hanımın çığlığıydı.
Umarım bölümü beğenmişsinizdir
bir sonraki bölümde görüşmek üzere 💫