Bu benim ilk kurgum umarım beğenirsiniz
keyifli okumalar 💫
Her zamanki gibi herkesten önce kalktım. Rutin işlerimi halledip aşağı indim.
Mutfağa geçip kahvaltıyı hazırlamaya başladım.
"Çağla!"
Yukarıdan bana seslenen ikizim ile dudaklarımda buruk bir gülümseme oldu. O benim yaşama sebebimdi.
Ben Çağla 17 yaşındayım maddi açıdan iyi bir ailem olmasına rağmen beni evde hizmetçi olarak çalıştırıyorlardı.
Belime sarılan kollar ile yerimden sıçradım. Arkamı döndüğümde bana gülümseyerek bakan bir adet ikiz vardı.
"Yardım lazım mı?"
"Hayır ben hallettim neredeyse"
Bana kafa sallayıp yanağımdan öperek yukarı çıkmaya başladı.
Her gün yanıma gelir aynı soruyu sorar ve annemleri çağırmaya giderdi.
Gelen adım sesleri ile kafamı kaldırdım. Abim sırıtarak bana bakıyordu.
Yine ne geçiyordu aklından bilmiyorum. Yüzündeki bu sırıtma bir şeyin olacağının habercisiydi.
Hâlâ bana sırıtırken bir yandan da yerine geçiyordu.
Masaya koyduğun kahvaltılıklarla beraber içeri annem babam ve Çınar girdi. Onların içeri girmesi ile ben yavaşça dışarı çıkmaya başladım.
Annem ile babamın bir başka kuralı benimle aynı masaya oturmak istemezler onlar yedikten sonra arta kalanı ben yerdim.
Tabii Çınar benim için bir şeyler ayırıyordı her ne kadar buna gerek yok desem de.
"Sen de gel Çağla konuşmamız gerek"
Babamın sesi ile ona baktım. Oldukça ciddi bir şekilde bana bakıyordu.
ne baktın kardeşş demek vardı ama neysee
Babama kafa sallayarak Çınar'ın yanına oturdum. Herkes yerine oturunca babam Çınar ile bana bakarak "Sabah beni sizin doğduğunuz hastaneden aradılar" bizim tepkimizi ölçmek ister gibi bize baktı. Biz hala ona boş boş bakarken babam sözlerine devam etti "Hastane de karışma olabilirmiş o yüzden bizi DNA testi için hastaneye çağrıyorlar. Kahvaltınızı ettikten sonra odanıza çıkıp hazırlanın" diyerek konuşmayı sonlandırdı.
Diğerleri kahvaltıya başlarken biz Çınar ile dalağın dalgın masayı izliyorduk. 17 yıldır yaşadığım her şey yalanmış.
Gözlerimin dolduğunu hissedince hızla oturduğum sandalyeden kalktım. Herkesin bakışları bana dönmüştü. "Kusura bakmayın ben doydum gidip hazırlanayım" diyerek hızla odama çıktım.
Tuttuğum gözyaşlarım bir bir akmaya başladı. Ben bunları hak edicek ne yapmıştım ki.
Yavaş yavaş kendime gelirken hızla üzerimi değiştirdim.
Altıma mavi bol pantolon üzerine beyaz tişört giydim. Makyaj masamın oraya gelerek kendime baktım. Normalde makyaj yapmayı sevmezdim ama gözlerim kızarmıştı. O yüzden yüzüme kapatıcı kirpiklerime rimel ve dudaklarıma gloss sürdüm.
Hazır olunca telefonumu cebime atarak odadan çıktım. Yavaş yavaş merdivenleri inerken herkesin burda beni beklediğini gördüm.
Abim "Çok şükür" diye yerinden kalkarken ona göz devirdim. Arabaya binince kafamı cama yaslayarak yolu izlemeye başladım.
Geldiğimiz hastanenin ismine baktım 'Özel Özdemir Hastanesi' herkes inince ben de indim ve hastaneye girmeye başladık. Babam danışmandan oda numarası ve katı öğrendi ve yanımıza geldi.
Hep beraber asansöre binince babam 3. Kata bastı. Herkes de bir gerginlik vardı o yüzden herkes sessizdi. Asansör durunca asansòrden indik ve 430 numaralı odaya girdik.
Babama göz devirdim. İnsan bir kapıyı çalar. Şafak operasyonuna gider gibi kapıyı açmıştı.
Herkesin bakışları bize dönerken babam yerine utandım.
Doktor "Diğer aile de geldiğine göre başlayabiliriz o zaman" boğazını temizleyip "Yıllar önceki dosyaları düzenlerken bu karışıklığı fark ettik ve emin olmak için DNA testi yapmamız gerek. Babaları ve çocukları karşı odada hemşire bekliyor kan almak için"
Biz Çınar ile herkesden önce çıkarak karşı odaya geçtik. İlk Çınar kan verdi. Sıra bana gelince iğneye bakmaya başladım. Derince yutkunmasak gözlerimi kapadım. Bu sırada da Çınar elimi tutuyordu.
Ben iğnenin batmasını beklerken hemşire "Bitti"deyince şokla bir koluma bir hemşireye baktım. Hiçbir şey hissetmemiştim.
Çınarın yönlendirmesi ile biz içeri girdik. Ardından karşıda ki ikizler ve banalar girdi. Doktor boğazını temizleyip "Sonuçlar 1 saate çıkar " biz kafa sallarken Çınar ile beraber hastanenin kantinine indik. Sabah bir şey yiyemediğim için çok acıkmıştım.
Çınar iki karışık tost ve iki ayran ile yanıma geldi. Çınar'ın boynuna sarılarak "Çok tesekkür ederim ikiz vallahi çok acıkmıştım"
O bana gülerken ben tostu yemeye başladım. Çınar benim yerine ayranı çalkalayıp pipeti takınca ona öpücük atarak ayranımdan içtim.
Tostlarımız bitince biraz sohbet etmiş ve annemin bizi çağırması ile odaya çıktık.
Odaya çıkınca yerlerimize oturduk. Doktorun elinde zarf vardı. Elindeki zarfı yavaşça açarak "Çağla Asi Yılmaz ve Çınar Asaf Yılmaz ikilisi ile Miran özdemir arasında kan bağı bulunmakta ve Asya Özdemir, Atlas Özdemir ikilisi ile Murat Yılmaz arasında kan bağı bulunmaktadır."
Duyduklarım ile tüm algılarım kapandı. Hızla oturduğum yerden şiddetli bir şekilde kalktım. Herkesin bakışlarının ben de olduğunu hissediyordum. Çınar bana bir şeyler diyordu ama hiç bir şey duymuyordum.
Oda üstüme üstüme geliyordu. Odanın kapısını açarak kendimi dışarıya attım. Yavaş yavaş duvardan tutunarak ilerlerken başımın dönmesi ile yerimde durup geçmesini bekledim.
Baş dönmem geçmek yerine daha da artarken gözüm karamaya başladı. Son hatırladığım Çınar'ın koşarak yanıma gelmesi idi.
Bölümü nasıl buldunuz?
Umarım bölümü beğenmişsinizdir.
Sizden ricam satır aralarına yorum yapıp bölümü beğenir misiniz?
