İçeriğe geç

Buzlar Kraliçesi

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Buzlar Kraliçesi

Bölüm 2

13 gündür aynı olan soğuk sabahlardan birine uyandım.

Kraliçe Dahlia öldüğünden beri Olivia'da çok sert bir soğuk vardı.Soğuğu sevdiğim için bundan hiç de şikayetçi değildim.

Annemin ölümünden beri aklımda olan tek bir şey vardı ;

Annemin katili kim? Evet katili dedim. Çünkü annemin intihar edip Olivia'yı Kraliçesiz bırakacak kadar aptal bir Kraliçe olmadığını çok iyi biliyorum. Tabii aynı şey Serwia'nın kralı Erix Krawe için de geçerli. Bir Kral ve bir Kraliçe aynı günde ve aynı saatte intihar mı etmiş?

Komikmiş.

Serwia'nın en küçük varisi Drake Krawe de benimle aynı düşüncelere sahip olacak ki 13 gündür peşimde geziyor, beraber çalışarak annemin ve Kral Erix'in katilini bulabileceğimizi , tek başıma hiç bir şey yapamayacağımı söyleyerek başımın etini yiyordu. Ben ona her seferinde inat ederek hayır desemde lanet olsun ki o benden çok daha fazla inatçıydı . En sonunda onunla beraber çalışmayı kabul etmek zorunda kaldım.

Onunla beraber çalışmayı kabul ettiğimde sanki 17 yaşında bir krallığın varisi değil de 10 yaşında sıradan bir çocukmuşcasına sevindi. Onun güşümsemesi ve sevinmesi benim ciddi yüz ifademi de biraz yumuşatmıştı ve yüzümde ufak bir tebessüm oluşmasını sağlamıştı. Drake ufak tebessümümü fark ettiğinde kıkırdamaya başladı ben de hemen her zamanki soğuk, ciddi halime geri döndüm. Drake yüz ifademin değiştiğini görünce rahat ve alaycı bir şekilde ;

"Hadi ama Buz Prensesi her zaman bu kadar ciddi olmak zorunda değilsin , ufak bir tebessümü bile kendine çok görüyorsun"

Drake'e olabildiğince sert ,ciddi ve buz gibi bir şekilde cevap verdim ;

"Adım buz prensesi değil, İcea. Ayrıca Hayır ufak bir tebessümü bile kendime çok görmüyorum sadece işimize odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum. Biliyorsun ki ortak bir amacımız olduğu için beraber çalışmaya başladık .Eğer anlatabildiysem ya da sen

anlayabildiysen işimize dönelim. "

Bu sözlerimden sonra Drake'in yüz ifadesi bir anda değişti, artık gülümsemiyordu. Kendimi küçük bir çocuğun gülümsemesini elinden almış gibi kötü hissetmiştim. İçten içe onun gülümsemesini istiyordum belki de...

Drake benim bu düşüncelerimi ve oluşan kısa sessizliği bozarak onun gibi biri ne kadar soğuk ve ciddi bir sesle konuşabilirse o kadar ;

"Ee planımız ne ? "

Her zamanki soğuk sesimle cevap verdim ;

"Planımız yok bir amacımız var Kraliçe Dahlia Valery ve Kral Erix Krawe'i öldüren kişi veya kişileri bulmak. Bu amacı gerçekleştirmek için yapmamız gereken ne varsa yapacağız. "

"Taktik maktik yok bam bam bam diyorsun yani . Düşünme şeklini sevdim eminim ki çok iyi anlaşacağız Buz Prensesi ."

"Hiç sanmıyorum Velet Varis"

"Velet Varis hmm bunu sevdim "

Artık yüzündeki sahte soğukluk gitmişti ve yerini alaycı bir sırıtış almıştı. Ah tanrım bu çocuğun bu rahat ve vurdumduymaz tavırları beni öldürecekti. Drake'in babası 13 gün önce öldürülen, bir krallığın 17 yaşındaki en küçük varisi olduğuna emin miydik? Bence şuan daha çok 10 yaşında annesinin aldığı çikolatayı yerken mutluluktan havalara uçan "normal" bir çocuğa benziyordu.

"Normal" kelimesi ne kadar da yabancıydı bana . Bebekliğimden beri iyi bir prenses olmak için milyonlarca ders almıştım; dans dersi, dik duruş dersi, kibarlık dersi, yemek kuralları...Benden büyük olanlar bile bana adımla seslenmiyorlardı bana "küçük hanım" veya "efendim" diyorlardı. Kısaca normal olmaktan fazlasıyla uzaktım.

Biraz düşündükten sonra Drake'in de normalikten fazlasıyla uzak olduğunun farkına vardım.Aslında ne kadar çok ortak noktamız vardı Drake ile... Tam bunları düşünürken Drake düşünceli halimi fark etmiş olacak ki bir anda

"İyi misin İcea? " diye sordu .

İsmimi duymamla bu saçma düşüncelerimin hepsi bir anda yok oldu. Şuan aklımda tek bir düşünce vardı;

"Annenin katilini bul ve onun katili ol. "

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.