İçeriğe geç

Buzdan Ev

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Buzdan Ev

Bölüm 1

1. Bölüm

Duygu buzun üstündeyken uzun zamandır ilk kez rahat hissediyordu. Son bir ayda hayatında yaşanan değişimler onun elinden güvenli limanlarından birini çekip alsa da hâlâ en azından kayabiliyor, bu da onun kendini daha iyi hissetmesini sağlıyordu. Babasının işleri kötü gitmeye başlayınca taşınmak zorunda kalmışlardı. Duygu'nun pek düzenli olmayan hayatı alt üst olmuştu. Yeni evlerine yakın bir okula kaydını aldıktan sonra arkadaşlarından da kopmuştu. Zaten hislerini paylaşmayı sevmeyen Duygu arkadaşlarına olan biteni en başında anlatma gereği duymamış, anlatmadıkça da anlatmaktan çekinir hale gelmişti. Hatta bu yüzden kendini rahat hissedebildiği tek yer olan bu piste bile arkadaşlarıyla karşılaşmamak için absürt saatlerde geliyordu. Patenlerini çıkarıp ayakkabılarını giyerken telefonu çaldı. Telefonun sesi nefesini tutmasına sebep olmuştu. Arayan annesiydi. Annesi onu arıyorsa muhakkak kötü bir şey olmuştu. Aynı masada otururken bile tek tük konuştuğu annesi onu önemli bir şey olmadığı sürece aramazdı. Aramayı cevaplarken bilerek ağır davranıyordu. "Efendim?" "Hemen eve gelmen gerekiyor Duygu." N'için, diye sormak istedi ama telefon çoktan kapanmıştı. Patenlerini çantasına koyduktan sonra eve hızlı gidebilmek için pistten çıkınca dolmuşa bindi. Annesi aramadan önce aslında eve yürümeyi planlamıştı. Pistten eve giden yol hoşuna gidiyordu. Duraktan eve doğru yürürken Duygu uzaktan apartmanlarının önündeki kalabalığı seçmişti. Birine bir şey mi oldu, düşüncesiyle adımlarını hızlandırdı. Apartmana yaklaştıkça figürleri ayırt edebiliyordu. Anne ve babası bir memurla konuşuyorlarken birkaç kişi eşyalarını bir kamyona yüklüyorlardı. Babası işleri kötü gitmeye başladığından beri evlerine haciz gelmesinden epey korkuyordu. Bu yüzden Duygu bu durumu anlamakta güçlük çekmedi. Anne babasının yanına vardığında memur onları yalnız bırakmak ister gibi yanlarından ayrılmıştı. Duygu ne olduğunu sormadı, kimse de açıklama gereğinde bulunmadı. "Amcanla konuştum." Dedi babası. "Bir süre onlarda kalacaksın." Duygu başını salladı, itiraz etmedi, itirazı yersiz ve önemsiz gelirdi ebebveynlerine. Zaten evlerine haciz geldiğini anladığında babası ve annesinin onu amcasının evine yollamak isteyeceklerini önceden sezmişti, bu düşünce nedensizce içine doğmuştu. O gece İzmit'ten saat dokuz civarı kalkan otobüs on bir gibi Bursa'ya ulaşmıştı. Amcası Duygu'yu otogardan almıştı. Duygu en son beş yaşındayken gördüğü bu adamı tanımakta güçlük çekmişti. Babası ve amcası uzun zamandır konuşmuyorlardı. Duygu babasının mecbur olduğunu bilse de birbirlerine duygusal olarak oldukça uzak olmaları, Duygu'yu babasının kendisini yıllardır görüşmediği abisine emanet etmesini içten içe ondan kurtulmak istemesi olarak değerlendirmesine sebep oluyordu. Arabada hiç konuşmadılar. Duygu sürekli parmaklarıyla oynuyor, amcasına kaçamak bakışlar atıyordu. Babasının abisi olmasına rağmen ondan daha genç gözüküyordu amcası. Tek tük beyazları olması haricinde sacları koyuydu. Bu da Duygu'ya adamın saçlarını boyadığını düşündürmüştü. Arabadan indiklerinde uzun uzun çevreyi izledi Duygu. Sonra da valizini bagajdan alıp yanına gelen amcasına baktı. "Hoş geldin" dedi Fırat yeğenine. "Umarım yeni evini seversin." Yeni evin... Ev kelimesi ağırdı Duygu için. Son aylarda birkaç kez taşınmak zorunda kalsalar da ailesi yanında olmadan ilk defa deneyimliyordu bunu. Üstelik burada ne kadar kalacağının belli olmaması Duygu'nun zaten bozulmuş olan düzenini mahvediyordu.

Bölüm sonu

1 yorum