İçeriğe geç

buz tutmuş kelebek || texting

Bölüm 4 · 3 dk okuma

buz tutmuş kelebek || texting

Bölüm 4

4

Buz Tutmuş Kelebek: Nerelerdesin yine sennn???

Ata Döngü: Evdeyim.

Buz Tutmuş Kelebek: Az önce sizin bakkala ekmek almaya gittim.

Ata Döngü: Hassiktir kaçırdım mı yani seni?

Ata Döngü: Of lan

Buz Tutmuş Kelebek: :p

Ata Döngü: Ya yemin ederim şu sıralar seni merak etmekten ders çalışamıyorum.

Buz Tutmuş Kelebek: Vallahi geçemezsin yks de

Ata Döngü: Yoo geçerim.

Buz Tutmuş Kelebek: O nasıl olacakmış ya?

Ata Döngü: Kızım sen beni tanımıyorsun ki ya

Buz Tutmuş Kelebek: Öyle san sen Atacığım.

Ata Döngü: Sevgilim de istersen.

Buz Tutmuş Kelebek: Valla de dersen derim.

Ata Döngü: Şaka yapıyorum.

Ata Döngü: Annem her gün telefonumu kontrol ederken,sen sevgilim diye o an mesaj attığını düşünsene.

Ata Döngü: Kafamı kopartır.

Buz Tutmuş Kelebek: Deme be, o kadar mı karşı.

Ata Döngü: Yok karşı değil de sen o kızı üzersin, o sana nasıl bakıyor falan filan diye dalga geçiyor.

Buz Tutmuş Kelebek: lsksjdşsşjdlf bu daha iyiymiş ya

Buz Tutmuş Kelebek: Canım kaynanam benim.

Ata Döngü: Lan yavaş gel.

Buz Tutmuş Kelebek: Karşında kız var doğru konuş lan.

Ata Döngü: Ben buralardan gideceğim ya.

Buz Tutmuş Kelebek: Nereye gideceksin be?

Ata Döngü: Üniversiteyi kazanırsam buralardan olabildiğince uzağa gideceğim.

Buz Tutmuş Kelebek: Beni bulmadan mı gideceksin?

Ata Döngü: Kalbin mi kırıldı?

Buz Tutmuş Kelebek: Yoo neden kırılsın ki.

Buz Tutmuş Kelebek: Saçmalama istersen.

Buz Tutmuş Kelebek: Alışığım ben terk edilmelere.

Ata Döngü: Seni gidene kadar bulabilirim diye tahmin ediyorum.

Buz Tutmuş Kelebek: Ben senin karşına çıkmayacağım.

Buz Tutmuş Kelebek: Bulabileceğine emin misin?

Ata Döngü: Evet :)

Buz Tutmuş Kelebek: O zaman sana kolay gelsin.

Ata Döngü: Teşekkürler Kelebek.

görüldü✔️✔️

Kelebek umutlarının o an parçalandığını hissetti. Gözlerinden gözyaşları boşalırken hiç düşünmeden telefonunu yatağa atıp abisinin odasına gitti.

Orada herkes vardı. Abisi ve arkadaşları...

"Güzelim," abisi onu gördüğü an yerinden fırladı. Diğerleri de öyle meraklı meraklı ona bakıyorlardı.

"Abi." Hıçkırık.

Abisi onu kendine çekip sarıldığında ne olduğunu bile soramayacak kadar kendisi de şoka girmişti.

"Canım acıyor." Diye fısıldayan Kelebek'i birden kendinden uzaklaştırdı abisi. "Kim yaktı canını." Sorusu o kadar sert ve sinirli çıkmıştı.

Kelebek'in kalbine dolanan sarmaşıklar onu boğmaya başlamıştı. Sarmaşığın dikenleri o kadar batıyordu ki ağlamasını şiddetlendiriyordu.

"Okuldan biri," diye fısıldadı Kelebek.

"Hangi şerefsiz?" Kelebek omuz silkti. Şimdi ne söylese boşa gidecekti. Sonraya geçiştirebileceğini anladığında tekrar abisine sarıldı.

"Güzelim, kim seni üzdüyse; haddini bildireceğim. Şu an adını anmak istemiyorsan, sonradan söyleyebilirsin bana. Ya da ben yoksam söyleyeceğin zaman bu odada bulunan diğer abilerinden birine de söyleyebilirsin. Anlaştık mı?" Abisinin Kelebeğin gözlerinin içine baka baka söyledikleri ağlamasını daha da şiddetlendirirken, abisi bu sefer neye ağladığını çözemedi.

"Abi," Kelebek abisine fısıldarken, ona daha çok sokuldu. Diyeceklerini kimsenin duymasını istemiyordu. "Üniversiteye hiçbir yere gitmeyin. Bu şehirde okuyun."

"Ona da tamam, sen yeter ki ağlama." Abisi Kelebeğin saçlarına bir öpücük kondurdu. "Hiçbiriniz gitmesin ama..." abisi kelebeğin saçlarına bir öpücük daha kondurdu.

Kelebek o an içine bir umut tohumu daha ekti. Bu sefer sulamayacak, her seferinde büyümesini engelleyecekti.

Kendine o an bir söz verdi.

Ağlayacaksan, sevme Kelebek. Bir ömrün kalsa da dünyada, o adam için kendini üzmeye değmeyecek.

🌟🦋🌟

İleri ki bölümler hakkında tahminlerinizi neler sizce? Umarım eğleniyorsunuzdur okurkennn^^

Yıldızlı geceler dilerimmm >

Bölüm sonu

9 yorum