Güneş K. Toplu
Parti bitmiş, Ata ile birlikte sahilde şezlongların üzerinde oturuyorduk. Ben onun açıklama yapmasını bekliyordum, o ise benim parti de ardı arkasına sıraladığım soruları sormamı bekliyordu.
Daha ne kadar böyle sessizce oturup, dalgaların sesini ve sessizce bizi izleyen yıldızları izleyecektik bilmiyordum ama o sessizliği bozmak ister gibi konuşmaya başladı.
"Ben zengin değilim. Babamın ailesi zengin." Derin bir nefes aldı. Bekledi bir süre ve daha sonra kendini tekrar açıkladı.
"Babaannem, her yıl doğum günümde böyle partiler düzenler. Doğum günümün tarihini size söylemememin sebebi de bu." Başımı ona çevirdim. Hiçbir şey söylemeden her şeyi birbiri ardına, karışık bir halde açıklamasını dinledim.
"Çünkü sizin hazırladığınız o küçük partilere ihtiyacım yok benim. Yani var da aslında, yok gibi hissediyorum. Yanımda olmanız yetiyor. Bir doğum günü uğruna para harcatmayı da sevmiyorum aynı zamanda ama babaanem bu sözümü dinlemiyor." Derin bir nefes aldı. O an devam edip etmemek arasında kaldı. Benim yanlış anlayıp anlamadığımı tartıyor gibiydi.
"Aslında sizinle o mahalle de yaşamak aileme hayat veriyor. Beni güldürüyor, kalbimi öyle attırıyor ki beni başka yere, başka bir şehre sürükleyemez gibi."
"Hani nefret ediyordun?" Susmalıydım aslında ama becerememiştim işte. Aklıma gelen ilk soruyu sormuştum.
"Biri bana o şehri tekrar sevdirecek, inanıyorum."
Öylece durdum. Şaşkınlık üzerime çöktüğünde, gözleri gözlerime çok derin bakıyordu. Dudaklarımı birbirine bastırıp başımı yukarıya çevirdim. Yıldızlardan gözlerime inen parıltılarla gülümsememek için kendimi zor tutuyordum.
"Babam, ailesiyle kavgalı Güneş. Babaannemle, dedemle, amcamla, yengemle, halalarımla ve kuzenlerimle dahi konuşmuyor. Hatta dedem babamı mirasından men edince, hepten koptular birbirlerinden." Yine ona döndüm. Hala bana bakıyordu.
"Bu tatil işini..."
"Evet, babaannemle konuştum. O ayarladı. Daha doğrusu otel onların. Ve ben de torunlarından biriyim, yapmak zorunda hissetti kendini. Bana yıllardır sadece bir doğum günü hediyesi ve doğum günü partisi haricinde hiçbir şey vermiyordu. Yani daha doğrusu ben istemiyordum hiçbir şey ama isteyince de bunu direk yaptı." Anladım anlamında ona başımı salladım.
"Ata," fısıltım onun bana gülümsemesini sunmasıyla bana o gün ki cesaretimi hatırlattı. Bugün de bir deli cesaret dudaklarına yapışabilirdim.
"Kimseye sana bu anlattıklarımı söyleme, anlaştık mı?"
"Seni öpersem anlaşırız." Ata'nın yüzündeki gülümseme dondu. Ben ise gülmemek için kendimi zor tutuyordum.
"Bunu konuşmuştuk diye hatırlıyorum." Yüzündeki gülümseme silindi. Kaşları düşünür gibi çatıldığında ise ayağa kalktım.
"Peki o zaman. Sen bunu yarına kadar düşüne dur. Ben de odama gidip uyuyayım." Esnediğimde elimi ağzıma bastırdım. "Valla çok uykum geldi." Ayaklandım ve arkamı dönüp, otelin girişine ilerledim.
Öpüşsekte, öpüşmesekte kimseye söylemezdim. Onun özeli onundu ve o açıklamak istemiyorsa gerçekten ağzımı açıp tek kelime etmezdim kimseye ama ucunda öpüşmek varken bu en güzel tehditti.
Açık tehdit ve o bunu sezmişti. Söylemeyeceğimi biliyor olsa da peşimden gelip kendini ele verecekti.
Arkamdan duyduğum adım sesleri bana yetişmek ister gibiydi. Buna karşılık daha da hızlanıp, otelin lobisine giriş yaptım. Asansöre doğru ilerliyordum ki geriye çekilmem ani oldu. Nefesim bir anlığına değil aniden kesildi. Boynuma bastırılan avuç içi ve belime dolanan kolla ona daha çok çekilmiştim.
Yumuşak dudaklar, o gece ki hissi bana tekrar yaşattığında gülümsedim. Öylece duruyordu ama ben durmak istemedim. Ağzımı hafifçe araladım. Bana ayak uydurdu. Alt dudağını dudaklarımın arasına aldım, o da üst dudağımı...
Öpüşmemiz biz istemeden derinleşti. Etraftaki insanlar umrumuzda bile değildi. Bu öpüşmenin sonunda o beni yine kardeşi olarak gördüğünü söylecek ve birbirimizin yüzüne öylece bakabilecektik sabahları.
🌟🦋🌟
Yıldızları parlatmışsınızdır umarımmm♥︎ hafta da bir bölüm gelecek demiştim. Bugün haftanın son günü ve bölümümüzzz🫶 diğer bölümü de Pazartesi paylaşacağımmm hem kesintisiz okursunuz hem de bu haftanın acısını çıkartırsınızzz
