Ata Döngü: Seni izlemek istemedim.
(Silindi.)
Ata Döngü: Ama kendime de engel olamadım.
(Silindi.)
Ata Döngü: Sana bakan bu gözleri çıkarıpta atamadım.
(Silindi.)
Ata Döngü: Kelebek...
Ata Döngü: Neden bu kadar güzel ve eşsizsin?
(Silindi.)
Ata Döngü: Neden bu kadar güzel seviyorsun?
(Silindi.)
Ata Döngü: O şarkıyı benim de sevdiğimi bildiğin halde o çocuğun çalmasını sen rica ettin değil mi?
(Silindi.)
Ata Döngü: Güneş.
Ata Döngü: Neden bu kadar çok yıldızları izliyorsun?
01:27 - görüldü✔️✔️
Güneş K. Toplu
Gözlerimi gökyüzünden çekip ard arda bildirim gelen telefonuma odakladım. O kadar çok silinen mesaj bildirimi vardı ki, hepsinin Ata'dan gelmiş olmasını beklemiyordum.
Konuşmaya girdim ve silmemiş olduğu üç mesajla bakıştım. Gözlerim onun olduğu kısma kaydı. Bana bakmıyordu, odağı telefonunda mesaj atmamı bekliyordu.
Ona beklediği şeyi verdim.
Buz Tutmuş Kelebek: Bir dilek daha dilemek için yıldızlardan birine kayması için emir veriyordum.
Buz Tutmuş Kelebek: Bu sefer dileğimi kimseye söylemeyeceğim ve o yıldızı esir tutacağım.
Buz Tutmuş Kelebek: Sen de buna engel olamayacaksın.
görüldü✔️✔️
Telefonumun ekranını kapatıp ona baktım. O da aynı şekilde bakışlarını telefonundan çekmiş bana bakıyordu.
"Güneş istek şarkı isteyecektin sanırım?" Efe'nin sesiyle ona döndüm. Aptal herif gözleriyle bile beni kendine esir ediyordu.
Az önceki şarkının ne zaman bittiğini ise bilmiyordum.
"Ay inanmıyorum."
"Ne?" Efe'nin kaşları çatıldığında ona söylendiğimi sanması kahkahamı ortaya salmama yetmişti. Aynı şekilde Yeşim'in de kahkahasının kulaklarıma dolması ve ardından diğerlerininden de bizimle birlikte gülmesi Efe'nin kaşlarının çatılmasına yetti de arttı bile.
"Şarkı adı o kuzen." Efe Furkan'a dönüp daha fazla kaşlarını çattı. Neredeyse kaşları burnunun ucuna değecekti.
"Öyle mi?" Diyerek bana döndüğünde ise gülmelerimin arasında ona başımı salladım.
"Doğru düzgünce niye söylemiyorsun o zaman kızım. Delirtiyorsun adamı ya!" Gülmemi kesip, Furkan'a baktım. Az önceki halinden eser yoktu. O da bizimle gülüyordu.
"Dans edicem o yüzden bu şarkı ideal." Furkan akoru ayarlamaya başladığında, Efe'ye dönüp tekrar baktım. Kollarını göğsünde birleştirmiş küsmüş bir erkek çocuğu gibi davranıyordu. Yandan bize bakmayı ihmal etmese de gönlünü almamızı beklediği bir o kadar açıktı.
"Herkesin içinde ne dansı kızım?"
"Sen klüplere gidip kızlarla dans ederken iyi ama abi." Anim kaşlarını çatmış bunu dememi beklemiyor olacak ki bir yandan da şaşırmıştı.
"Sen klüplere gittiğimi nereden biliyorsun lan?"
"Bana karışırsan babam da sana karışır ona göre." Abim daha fazla kaşlarını çattı. Kolunu omzuma attığında, beni kendine çekip saçımı karıştırmaya başladı. Ben elini itmeye çalışırken, arkadan gelen gülme sesi ikiye katlandı derken herkesin sesini duydum.
Abim bir yandan da Furkan'a başka şarkı söylemesi için emir veriyordu.
"Kız cadı gibi oldu ya şuna bak." Abim geri çekildi. Dağılmış saçıma bakmak için telefonumun kamerasını açtım. Gördüğüm kişinin ben olmamasını isterken, gülünen kişinin ben olduğumu hatırlayınca da bu dileğimden vazgeçtim.
Sabah ki halime benzemiş olmak ağlamama sebep olacaktı.
🌟🦋🌟
Akşamları bölüm yazabiliyorum bir tek ama şu sıralar 34.bölümde kaldım öylece. Eğer ki bir beş gün verirseniz, bölüm biriktirebilirim sanırım :) ve siz de daha çok bölüm okuyabilirsinizzz🫶
Güneş var burada o yüzden size güneşli günler dilerimmm♡♡ ben yks çalışmaya kaçar😋