İçeriğe geç

buz tutmuş kelebek || texting

Bölüm 28 · 3 dk okuma

buz tutmuş kelebek || texting

Bölüm 28

28

Güneş K. Toplu

"Abi güneş kremini düzgün sürer misin!?"

"Düzgünce sürüyorum zaten, sus." Arkamı dönüp abime baktım. Bana sinirliydi.

Efe'yle denizden çıktıktan sonra bana trip atıyordu. Aynı şekilde Ata da beni sinirlendirmek adına kıza daha çok yanaşmıştı. Sanırım kıskandırmak bir işe yaramamıştı.

"Güneş," Ata'nın yanındaki kız bana seslendiğinde ya da ben öyle sandım. Çünkü yanlış duymuş olma olasılığım çok yüksekti. "Sıcaklığını biraz kısar mısın?" Gerçekten bana seslenmiyordu. Evet, sakin olmalıydım.

"Güneş sana diyorum." Soluma dönüp kıza baktım. İsmini bilmiyordum ama benimle eğlenir gibiydi. Gözlerimin içine gülerek bakıyordu.

"Tatlım, karlar kraliçesi olmamı inan istemezsin." Kaşları havaya kalktı. Gülüşü de soldu. Bu sefer benim içimdeki eğlence havası beni etkisi altına aldı. Ona yan bir şekilde gülümsedim. (Ata'nın iç ses: That's my girl.)

"Birbirinize karşı alaycı yaklaşımınız mükemmel ötesi bir şey." Ata'ya kısa bir bakış atıp, önüme döndüm. Telefonuma gelen mesajları kontrol ederken, instagramdan gelmiş olan isteğe tıkladım.

Şaka mıydı bu?

Furkan bana istek atmıştı. Umarım Efe'nin bir oyunudur diyerek isteği kabul ettim. Geri takipte yaptım. Hesabı zaten açıktı, beş fotoğraf harici de zaten pek bir şey yoktu. İsmi yerine kısaltılmış haliyle F yazıyordu biyografisinde. Bir de saat, 23:59.

On bin takipçisi ve dahası takip edilenleri sadece on dokuz kişiyle sınırlıydı. Tabi benle yirmi olmuştu orası ayrı.

İlk gönderisine tıkladım. Bir kızla çekilmiş fotoğraftı. Kızın yüzü Furkan'a sarıldığı için ve kızın arkasından çekilmiş fotoğraf olduğu için gözükmüyordu.

Altında ise sadece bir cümle vardı. Sonu nokta ile sonlandırılmamıştı. "O gece bir daha sabah olmadı"

Bir sonraki gönderiye kaydırdım. Bir kız vardı. Ağzını maskeyle örtmüş, saçlarını da şapkayla saklamıştı ama bir tutamı görünen saç, bal sarısı rengindeydi. Yine postun altında tek bir cümle yazıyordu ve yine noktalanmamıştı. "Hala o günü yaşıyorum"

Bir sonraki posta kaydırdım. Bir kedi, Furkan ve diğer iki fotoğrafta olduğu gibi o kız vardı. Kız kediyi kucaklamış tüylerini okşar gibiydi. Furkan ise ona gülümseyerek bakmayı seçmişti. Postun altında profilinde yazan saat yazılıydı. 23:59.

Diğer fotoğrafa kaydırdım. Bu fotoğrafta sadece kendisi vardı. Gülümsemiyordu, sol gözünden akmakta olan yaş acısını anlatıyordu. İkinci postun altında yazılı olan şey yazıyordu. Bu sefer sonu noktalanmıştı. "Hala o günü yaşıyorum."

Bir sonraki posta kaydırdım. Furkan elinde tuttuğu çiçeklerle başka bir yöne bakmış, arkasına da manzarayı almıştı. Postun altında ise ilk gönderisinin altında yazan cümle vardı. Noktalanmıştı ve tek bir kelime eklenmişti... "O gece bir daha sabah olmadı, sevgilim."

Furkan'ın hesabından çıkmadan denize doğru baktım. Ne gibi bir şey yaşamıştı acaba? Ne gibi acısı vardı kalbinde?

Kalbim ağrımıştı.

"Güneş'im," abimin arkamdan gelen sesi ile ona döndüm. "Bir şey mi oldu?" Başımı iki yana sallayıp sırtımı ona yasladım. Kolları etrafıma dolanırken gülümseyip çenesinden öptüm.

"Canımın içi."

"Kalbimin en derini." Başımı sağıma çevirip kızlara baktım. Balca öylece bize bakıyordu. Ya da derin düşüncelere dalmıştı.

Ayrıca Balca durup dururken bana bakmazdı. Başka birine mi bakıyordu? Başımı soluma doğru çevirip Ata ve hala onunla flörtleşen kıza baktım. Onlara neden baksındı ki? Acaba... Abim? Abime mi bakıyordu? Başımı hızla iki yana salladım. Çünkü Balca kendinden büyük hiçbir erkeğe aşık olmazdı. Hele ki abime hiç.?.

🌟🦋🌟

Size bir araba yolculuğunda ikinci çiftin kim olacağını belirtmiştim sankim bu da üçüncü çifttt en ilk çiftimiz de zaten Çağrı ve Arven, en yeni birinci çiftimiz de Ata ve Güneş olacakkkk🫣🤭

Havada güneş yoookkkkkk o yüzden size yağmurlu günler dilerimmm♡♡♡

Bölüm sonu

2 yorum

  • Ya bir saniye kim kime aşık bir tablo talep ediyorum

    1Yanıt
  • Geliyor gelmekte olan yeni �iftimiz

    3Yanıt