İçeriğe geç

buz tutmuş kelebek || texting

Bölüm 23 · 2 dk okuma

buz tutmuş kelebek || texting

Bölüm 23

23

Güneş K. Toplu

Onun gözlerine daha fazla bakamadım. Çünkü bir yalancı, artık bir yabancı.

O sessiz bi şekilde beni izliyordu. Ben ise kumlarla oynuyordum.

"Güneş," sessizliği bozduğunda ona dönmedim. Ona kızgın değil, kırgındım. "Seni sevmem imkansız, özür dilerim."

Sustu. Ben de cevap vermek istemedim.

Başını omzuma yasladı. Hiçbir tepki vermedim.

"Bana kızmanı ya da kırılmanı istemiyorum. Bunları yaşanmamış sayabilir misin? Tekrar abi-kardeş ilişkisi içinde olalım?" Onaylamamı bekledi. Ben ise yerimden kalkmak için hareketlendim. Onu onaylamamam, onun da ayağa kalkmasına sebep oldu.

"Güneş, onaylaman gerekiyor bunu." Gözlerinin içine baktım. Başımı iki yana sallayıp gülümsedim.

"Sana olan sevgimi hiçe sayamam ben, kusura bakma."

"Saymak zorundasın ama!" Başımı yine iki yana salladım. Ona doğru adımlar atıp iyice dibine girdim.

"İster inan, ister inanma ama sana olan sevgim iki üç günlük değil!" Fısıldar nitelikte devam ettim konuşmama. "İki yıllık! Yani bugün ikinci yıl dönümü."

Konuşmasına fırsat vermeden devam ettim.

"Bir yaz akşamı, yine aynı bu saatlerde seni gördüm abimin yanında." Sustum bir müddet. Öylece gözlerine baktım. Derin bir nefes aldım ve onun sessizliğinden destek alarak devam ettim. "Öyle güzel gülüyordun ki, o an karşında durup kısılan gözlerini izlemek istedim. O kadar güzel bir sesin vardı ki, şarkı söylesen sabaha kadar dinlerdim." Sözümü kesti.

"Abinin yanında mıydın o gün?" Başımı salladım.

"Ama ben görünmezdim. Görmemen senin suçun değil yani."

"Güneş, o gün; keşke peşimden gelip benimle tanışsaydın."

"Belki bir şansımız olurdu diyorsun yani?" Bana başını salladı. "Şimdi olamaz mı?" Öylece gözlerimin içine baktı. Konuşmadı.

"Anladım ben..." gözlerime dolan yaşlar imkansızım için akacaktı.

"Otele dönelim artık." Ona başımı salladım. Benden bir iki adım uzaklaştı.

"Bir cesaret yapmak istediğim bir şey var." Kendi kendimi ikna etmeye çalışarak söylendim. Bunu duymadı. Ve ben bunu şimdi yapamazsam bir daha hiç şansım olmayacaktı.

O bana arkasını dönmeden yanaklarını tutup onu öptüm. Ben, Ata'yı öptüm. Dudaklarına dudaklarım değdi.

Öpüşmemiz derinleşmedi. Dudaklarımız birbiri üzerinde dans etmedi. Öylece durduk. Gözlerimiz kapalı, dalgaların sesi ve hala ileride şarkı söyleyen adamın sesi...

Ata'nın eli yanaklarımda bulunan ellerimi tuttu ve aşağı indirdi. Kendini de geriye çekip, dudaklarını dudaklarımdan ayırdı.

Gözlerimi daha açmamıştım. Açsaydım da, gözlerindeki kızgınlığı görebilirdim ama ben hissetmeyi seçtim. Elleri hala ellerimi tutuyordu.

"Bunu yapmaman gerekiyordu." Derin bir nefes alıp verdim. Konuşmadım. Konuşamadım.

"Güneş, bu olmamış gibi davran." Ellerimi bıraktı.

Bu gece de burada sonlandı. Bir daha olmamak üzere...

🌟🦋🌟

Ağlayııınnnnnn

Yıldızlı geceler dilerim♡

24.bölümü de sabah erken saatlerde atacağım çünkü saat çok geeeççççç🥲 atamazsam pazartesi mutlaka atacağım haberiniz olaaa(çünkü yarın yola çıkabilir bu kişi)

Ve bu arada biz 600'ü birazcık geçmişizzz, bunun için ayrı teşekkür ederimmm^^

Bölüm sonu

10 yorum