Minik bedenine zıt olan koca bedeni taşımaya çalışırken çok yorulmuştun. Kollarının arasında yaralı ve neredeyse ölmek üzere olan yarı bir tanrı olduğunu beynin haykırsa da elinden geldiğince yürütmeye ve insanların sizi görmemesi için hızlı hareket etmeye çalışıyorsun.
Yüzü ve bedeni işkence izleri olan Loki , yarı bilinci kapalı olduğu için en azından ayakları yürümesinde yardımcı oluyor yine de bu haline elvermeyen vicdanın onu kızak bulup yatırıp çekerek evine ulaşmana neden oluyor.
On beş dakikalık mesafede olan evine bir saatte ulaşıyorsunuz. Loki bilinci tamamı kapanık gözüküyor ve göğsü uykuda olduğunu belli edercesine yavaş hareket ediyor. Yine de acısı uykusunda da olsa inlemesini durduramıyor.
Evine varıp onun için hazırladığın yatağa yatırıyor mahrem yerlerini örterek hazırladığın özel karışımla kanla kaplı bedeni temizliyorsun. Sıkı bağlanmış iplerin morarmış izleri dışında dayak yediğini düşündüğün bölgeleri de - morlukları - merhem sürüyorsun . Sonra temiz kalın kumaş getirerek Loki'nin etrafını sarıyorsun .
Yeni yaktığın sobanın üzerinde eritmekte olan kara yan gözle bakarken komşularının hediyesi olan sağlık kitaplarını bir hışımla çıkartıyor ve gördüğün yılanın zehrini araştırıyorsun. Elbette yılanın ismini de bulmayı ihmal etmiyorsun.
Sonunda yılanı ve onun zehrini buluyorsun . Mutlu olman gerekir ama yeni sorunlar kendini göstermeye başlıyor. Loki'nin maruz kaldığı zehri düşündüğün zehir olduğunu tespit etmek için hastaneye gitmen gerekli. Bir bahane uydurmak zorundasın . Bu küçük gelişmiş kasabanın her ne kadar tanımasan da edindiğin bilgilerden dolayı Loki'yi istemeyeceklerini düşünüyorsun. Çünkü hikayeyi duydun ve yetişkinler hiç hoş karşılamayacaklar. Evini yakabilirler de . Sonuçta sen onlar için yabancısın. Seni uzaklaştırmak kolay olduğunu düşünüyorsun.
İnleyerek huzursuz uykusuna dalan Lokiye bakıyorsun. Kaşlarını çatarak düşünüyorsun. Neredeyse bu dünyada gelmiş geçmiş tüm mitleri okuduğunu düşünüyorsun. Loki hakkında da çok araştırma yapmıştın . Efsaneleri ve hikayeleri biliyorsun. O mağarada cezalandırılan Loki'yi neden ceza aldığını da okudun ama ters giden bir şeyler olduğunu düşünüyorsun . Çünkü bu efsanede Loki'nin dudakları dikilmemesi gerekirdi. Ayrıca karısı Sigyn başında duran yılanların akıttığı zehirleri kocasının gözlerine gelmemesi için bir tas yardımı ile ona yardım edeceğini okumuştun . Cezanın nasıl aldığını biliyordun . Belki hak ediyordur da ama Asgard da eğlencesine birbirlerini öldürdüklerini ve sonunda kutlamada dirildiklerini de okumuştun. Yani , Loki her ne kadar Odin oğlu Balder öldürse de tekrar dirileceğini bilmeleri gerekiyordu . Ayrıca mağara cezasında hiç başka hikayeye konuk adan dudakları dikilme cezasını da okumuştun yani mağara cezasında Loki'nin dudaklarının dikilmemesi gerekiyordu bu cezada . İçinde büyük bir huzursuzluk oluşuyor ve yüreğin sana bu adamın haksız yere ceza aldığını söylüyor adından kafana şu ana kadar fark etmediğin bir görüntü beliriyor. İpler. Loki o mağaraya bağlanırken Sigyn den olan çocukların organları ile bağlandığını okumuştun. Ama onun yerine özel iplerle bağladıklarını görmüştün.
Kafan ağrımaya başlıyor ve sen bu düşüncelerle boğuşurken Lokinin gözlerini kaplayan zehirden örnek alıyor hazırladığın ' Kar Bohçasını' Lokinin gözlerinin üzerine koyuyor hızla hastaneye gidiyorsun. Elbette yolda giderken bahaneni bulmuştun. Bu kasabada herkes senin öğrenme meraklısı olduğunu biliyordu bu yüzden sorgulamayacaklardı. Bahanen şuydu. ' Elde ettiğim kitaplarda zehirlerin iyileştirici gücünün olduğunu keşfettim. Ayrıca inanılmaz bulduğum bazı ilaçların bazı yılanların zehrine karşı olağan dışı tepkimeler verdiğini okumuştum. Bunu görmek istiyorum!' evet kesinlikle bu senin yapacağın bir işti ve kimse sorgulamazdı çünkü kimse seni tanımıyor ve öğrenme aşkının ne kadar çılgınca ilerleyeceğini görmüşlerdi zaten.
Bulduğun bahane işe yarıyor ve hemşire gülen gözlerle zehri alıp hangi yılana ait olduğunu analiz ediyor ve siz bu zehir üzerine sonuçlar çıkana kadar tartışıyorsunuz. Hemşire sana Loki'yi iyileştirmede bir hayli bilgi verdikten sonra ilaçları nerede bulabileceğini söylüyor . Aslında bulamayacağını çünkü ilaçlar çok nadir bulunuyor . Yine de bu hastane de bulunduğunu sana söylüyor ve sen kar temizleme işinden kazandığın paraların hepsi Lok'yi iyileştirmek için harcıyorsun.
Sonuçlar eline geçtiğinde tahmin ettiğin gibi bulduğun yılana ait olduğundan emin oluyorsun ve ilaçlar ve tıbbı malzemelerle birlikte alışverişe çıkıyorsun çünkü hava bu yılın en kötü fırtınası geldiğinin habercisi ve yerliler sana ev için hazırlık yapmanı söylüyorlar . Sen de dediklerini yapıyorsun. Bir aydan fazla yetecek erzak depoluyorsun alışveriş yapıyorsun . Loki'nin tıbbı eşyalarını yeni hediye edilen buzdolabın ayrı rafına yerleştiriyorsun . Serumlar için de ayrı raf ayırıyorsun. Loki'yi kontrol ediyorsun ve yakıt depolamak için yine dışarı çıkıyorsun.
Komşulardan ve kar işinden birçok erzak elde ettiğin gibi yakıt da kazanıyorsun yine de daha fazlasını bahane ederek hızlı adımlarla Loki'yi bulduğun mağaraya ilerliyorsun. Mağaraya geldiğinde hiçbir şeyin değişmemiş olduğunu görüyorsun yine de etrafı inceliyorsun.
Dışarı çıktığından ve Loki'nin yaraları üzerinden yaptığın çıkarım senin kafanı ağrıtıyor ve iç sesin bulduğun yere tekrar dönmen gerektiğini söylüyor. Sende iç sesin doğruluğundan emin olduğun için geri dönüyorsun.
Mağara bomboş olsa da sonunda tuhaf bir şey keşfediyorsun. Kapkara mağaranın içinde bir delik . Gözlerini deliğe yaklaştırıyorsun ve heyecan , şaşkınlıktan sonuna kadar açıyorsun.
Deliğin arkasında bambaşka bir diyar görüyorsun. İnsanların alışveriş yaptığını konuştuğunu güldüğünü... Senden çok farklı giyindiğini keşfediyorsun. Ama buranın nasıl açılacağını bilmiyorsun. Elde ettiğin bilgiler aklına gelmiyor. Gizli geçitler hakkında bilgin bu geçit hakkında ip ucu vermiyor yine de yakında çıkacak kar fırtınası bir işaret olduğunu düşünüyorsun. Her ne kadar önlem alarak geçidi açacak bir delik veya düğme arasan da bulamıyorsun. Hayal kırıklığı ile Loki'nin yanına dönüyor ve onu tedavi etmeye başlıyorsun.
Ablan ne kadar hemşire olsa da ondan damar yolu açmayı öğrenmemiştin. Yine de çılgın öğrenme merakını sevenler sana insanların öğrenmek istemeyeceği şeyleri öğretmişti ve... şimdi Lokinin kolundan damar yolu açıyor serumunu takıyordun. Aklın , ' Bir Tanrının koluna damar yolu açıp serum takıyorsun!' diye bağırsa da oldukça soğuk kanlıydın.
Loki'nin yüzü için iğneler yaparken dudaklarındaki demirden ipleri ne ile keseceğini sonunda buluyorsun. Mağarada bulduğun hançer sana yadım ediyor ve Loki her ne kadar inlese de demirden ipleri koparıyor ve atıyorsun. Ardından kalan izlerdeki kanları dikkatle temizlesen de geri iyileşmediğini fark edince vücudunun alttan yukarı yayılan soğuk bir titreme hissediyorsun. Loki diğer tanrılar gibi yaralarını iyileştirebilir ama iyileştirmiyor bedeni onu dinlemiyor ve sen çok daha endişelenmeye başlıyorsun. Yine de soğuk kanlılığını koruyor açılan ve kanayan dudakların da ki yarayı temizleyip yaraları dikiyorsun. Böylece iyileştiğinde Loki artık konuşabilecekti .
Saçlarına bakıyorsun. Eskiden uzatma takıntını hatırlıyorsun . Eskiden saçların kalçalarındaydı şimdi kulak hizandalar . Lokinin saçları ise eski saçının uzunluğunda. Yine de seninkilerden daha güzeller. Elini Loki'nin saçında gezdirdiğinde bir sıvı ile kaplandığını fark ediyor kaşlarını daha da çatıyorsun. Aklına gelen düşünce ile gözlerini açıyor hızla lokinin saçlarını Thor 1 filminde gördüğün Loki'nin saçları gibi kesmeye başlıyorsun.
Her ne kadar ona tam benzemese de onda güzel duruyor ve şimdi uyurken daha da rahatlamış olduğunu fark ediyorsun. Dikkatle parça parça Loki'nin saçlarını sobada yakıyorsun ve her saç telinde sönmeye yüz tutmuş soban kükrüyor.
O anda aklındaki fikrin ne kadar doğru olduğunu emin oldun. Loki'nin saçları yakıcı zehirleyici madde ile kaplanmıştı. Ama bu zehir ne gördüğün yılanlar gibiydi ne de başkası . Bunu birisi bilinçli olarak Loki'nin saçlarını kapladığını düşünüyorsun.
Saçları yaktıktan sonra erittiğin karı lokinin saçlarını yıkamak için kullanıyorsun. Kocaman kaseye birkaç şifalı ve temizleyici ot koyup sıcak suyu ekliyor sonra bitkilerin özünü suya karışmasını bekliyorsun . Sonra boş leğen yardımı ile eldivenle loki'nin saçlarını yıkıyorsun . İşini bitirdiğinde boş leğenin hastalıklı sıcak suyla dolduğunu görüp dışarıda açtığın çukurun içine döküyor sonra üzerini toprakla kapatıyorsun .
Lokinin saçlarını kurutması için sobaya daha yaklaştırırken havlu ile saçlarına masaj yapıyorsun. Loki şimdi öncekinden de daha rahatlamış gözüküyor bu sefer rahatladığını belli eden inlemelerle huzurlu olduğunu emin olduğun uykuya yattığını fark ediyorsun. Yüzünde loki'ye yardım ettiğin için memnun bir gülümseme var yine de başına gelenleri merak ediyorsun.
Mitolojinin hepsini neredeyse aynı olduğunu düşünmüştün hep. Kötülerin başı hep aileden geliyor ve neredeyse tek oluyor. Suçlar en güçlü ve en farklı olana yükleniyor , cezayı çekmesi bekleniyordu. Sen hep böyle düşünmüştün. Bu sana güvenirliği az olan bir insanı sırf kötülemek için çıkarılan dedikoduları anımsatıyor.
Duydukların ve okuduklarından sonra bu düşüncenin doğruluğundan emin oluyorsun. Yatağında ilk defa huzur içinde uyuyan adama bakarken içinde bir burukluk var. Onun etrafında dönen iftira havuzun da yıllar seneler hatta yüzyıllar yaşadığını biliyorsun. Dayanamadı . diyorsun içinden. Dayanamadı ve oda verilen etikete uyum sağladı diye de ekliyorsun.
Dışarıdan aniden ses geliyor . Fırtınanın başladığını düşünüyorsun . Yine de bir Tanrı ile tanıştığından beri bunun doğal olduğunu düşünmüyorsun . Bu yüzden camındaki perdeyi hafif çekerek dışarı bakıyorsun. Gözlerin , gökyüzünde daha önce gördüğünden emin olduğun yeşil ışıklarla parlıyor sonra dona kalarak dışarı da amaçsızca dolaşan kişiye gözlerin takılı kalıyor.
Işık tam vurmasa da kadının yüzünü seçebiliyor ve ne kadar güzel olduğunu aklından çıkaramıyordun . Üzerindeki kıyafetlerden yola çıkarak bu kadının buralı hatta bu gezegenden olmadığından eminsin. Karamel - sarı saçları önüne düşerken evine yaklaştığını sonuna kapına kadar geldiğini görünce perdeyi kapatıp hemen geriye çekiliyorsun. Bir yarım saniye sonra kapın tıklanıyor ve geriye çekiliyorsun . Bu kadını daha önceden görmediğine eminsin . Kapıyı açmakta istemiyorsun çünkü buraya kim ve neden için geldiğini gördün yinede kadının surat ifadesini de gördün. Korku ve endişe hakimdi ve ağlayacak gibiydi.
Kapı deliğinden baktığında kadının altın renginde dökülen yaşlarını fark ediyorsun . Kadın derin bir nefes alıyor ve konuşmaya karar verecek olmalı ki titreyen sesini umursamayarak dudaklarını kıvırıyor.
" Lütfen kapıyı açın . Bu kaçıncı ev bilmiyorum ama bu sefer sizin hafızanızı silmeyeceğim. Bu kasabada sihir ile bakamadığım tek evsiniz. Lütfen açın Oğlumun orada oluğunu biliyorum!!"
Sen şaşkınlıkla gözlerini açıyorsun. Gelenin kim olduğunu biliyorsun ve gerçek olmasına şaşırmıştın. Çünkü gerçekten Frigga Loki'nin üvey annesi olduğunu düşünmemiştin.
Hızla güzeller güzeli evlilik ve sevgi tanrıçasının evinin kapısını açıyorsun.
