İçeriğe geç

Buz Çiçeği ( Loki Fanfic )

Bölüm 13 · 5 dk okuma

Buz Çiçeği ( Loki Fanfic )

Bölüm 13

Thor's Revenge

İyi okumalar

Ne zaman uçağa bindiğini Londrya indiğini ve eve gittiğini hatırlamıyorsun. Tek hissettiğin bedenen ve zihnen olan yorgunluğun.

Ayrıca yüzünde yer yer beliren morluklar . Loki , yüzünü sıktığından beri geride sana izler bırakmıştı.

Parmaklarının geçtiği yerlerdeki kızarıklıkları ve morlukları görebiliyordun. İçinde ona olan öfken bu yaralara baktığında ortaya çıksa da hemen onun pişmanlıkla dolu zümrüt yeşili gözleri beliriyor ve öfken uçup gidiyordu.

Aslında onu düşünmemen gerekirdi. Özellikle yapmaya kalkıştığı şeylerden sonra ama kendini durduramıyordun. En azından beynin ve kalbinin artık ittifak yaptığını düşünmekte emindin.

İstemeden elinde okuduğun gazetede geçen çözümlenmeyen suçların Loki'nin yapıp yapmadığından emin olamıyor yada .... yapmamıştır değil mi ? Diye düşünüyordun.

Ve elbette sana verdiği ay ışığı tokasını hemen atman veya bir yere saklaman gerekirdi . Ama hep ona bakmak istercesine elinde oluyor ve kahve içerken tokayı seyrediyordun. Sanki bir şey bu toka sayesinde belirecekti. Yani ... Lokinin . Evet itiraf ediyorsun kendine. İçinde aptalca bir his olarak bu toka yardımı ile Loki'nin geleceğini inanıyorsun. Ama Loki gelmiyor. Bunu bekliyordun ve istiyordun ama aslında bu seni korkutuyordu.

Loki'nin gelmemesi . Bir daha onu göremeyecek olmak kalbini acıtıyordu. Onu anımsatan tuhaf karartılar bile görmeye razıydın ama onlar bile artık gelmeme kararı almış gibiydiler. Sana artık gözükmüyorlar.

Yılanın da gelmemişti . Ve etrafta tuhaf ... bir aura hissediyordun . Normal gibi gözüken bu aura bir o kadar da o kadar normal dışıydı ki içinde umut doğuyordu.

Artık içinde aptalca hayaller dışında korkudan kalp krizi geçirecek paranoyak düşüncelere girmeye başlamıştın.

Her yağmur yağdığında sıklaşan şimşekler gibi. Veya akşamları konuşulan garip normal hayvan büyüklüğünde kurtlar gibi.

Birisinin havada uçan koca boynuzlu iki keçi söylediğini duyar gibi olmuştun. Ve bu içinde Thor'un gelmesi korkusunu uyandırıyordu .

Thor'un gelmesi ile yaşayabileceğinden emin değildin.

Son zamanlarda bozulan sakin hayatın haberlere çıkan yeni suçlarla birlikte daha da bozulmaya başlıyor. Aslına bakılacak olursa hiç de yeniden başladığını düşünmüyorsun.

Son çıkan ' Elektrik Direğinde Ölü Adam' dan sonra haberleri izlemeyi bırakmıştın. Artık kahve veya çayla okuduğun gazeteler bile masanın köşesinde tozlanmaya ve eskimeye bekletilmişti .

Sen ise aslında gerginliklerle dolu hayatın dışında aniden gitmenin hesabını müdürüne vermiş sonrada istifa etmiştin. Part time işlerine başlamıştın. Resim kursuna gidiyor tiyatro gösterilerini izliyordun.

Kendini bir sürü işlere vermiştin . Kitap okuyordun ama yeni haberlere hiç bakmıyordun. Televizyon da izlemeyi kesmiştin.

Elindeki yeşil gümüş grisi çantanı sıkıca tutuyor omzundaki kemanını sol elinle daha a kavrayarak önündeki koca binada verilen keman kursuna ilerliyordun ayağındaki botlarla . Evet , zaman nasıl geçtiğini bilmeden kış gelmiş havalar soğumuştu. Yine de kar yerine yağmur hakimdi yine de artık çoğu şeyi umursamıyordun.

Kahverenginin binbir tonuna sahip eski binaya girmeden önce art arda çakan şimşekleri umursamayarak içeri girdin .

Gözün dolu asansöre kayarak bir süre durdun sonra derin bir nefes alarak gözlerini devirdin ve zaten ikinci katta olan kursuna merdivenlere çıkarak gitmeye karar verdin.

Ama çok erken gelmiş olmalıydın ki sınıfta kurs hocasından başka kimse gelmemiştin. Öğretmenin biraz hava alması gerektiğini ve on beş dakika sonra geleceğini söyleyip dışarı çıktıktan sonra artık yapayalnız kalmıştın.

Hızla üzerindeki paltonu sıranın arkasına asarak eşyalarını masanın yanına koydun. İçerisi bir gram taze hava girmeyen sınıfı havalandırmak ve ciğerlerine çekmek için camları açtın.

O sırada bu sefer öncekilerden daha fazla gürültücü olan şimşek çakarak gözlerini kamaştırıp kulağını kapattın. İçinden ' Sanırım şimşek bir yerlere düştü .' diye geçirdin.

Gözlerini , manzaraya alışmak adına birkaç kez kırpıştırdın ve dona kaldın.

Camın aşağısında , binanın önünde parkın tam köşesinde kaşları çatık gözleri masmavi avına bakan gözleri görüyorsun ve zaten bembeyaz tenin bir ceset kadar daha soluklaşıyor.

Kıpırdayamıyorsun . Sanki Thor sana gözleri ile büyü yapmış korkudan kıpırdayamıyorsun . Ahhh onun ne kadar diyarların en iyi avcısı olduğunu okumuştun . Ama avı olarak ..... sanki ölümün kokusunu aldığını hissediyorsun . Boynundaki kolyeyi kavramak istiyorsun ama kilitlenmişsin uzanamıyorsun.

Thor senin göremeyeceğin bir hızla çekicini sallıyor ve yanındaki duvarı kırıyor . O duvara kırıp ayaklarını basarken bir çığlık atıyor ve geriye kaçıyorsun. Gözlerin , boyutundan iki katı şekilde kocaman açılıyor. Nefes alış verişlerin darlaşıyor.

Thor , dibinde çekicini daha da sıkı kavrayarak sana bakıyor. Seni baştan aşağı süzüyor. Sanki kıracağı daha doğrusu hangi uzuvlunu koparacağını karar vermeye çalışıyor .

Dudaklarını açıyorsun ama kelimeler ağzından zar zor dökülüyor.

" F- Frigga t-tüm annelik hakkından-n vazgeçer!"

Thor bu korkuyla söylediğin sözler karşısında bir milim bile mimikleri oynamıyor ve hızla önüne gelerek boynundaki kolyeyi alıp uzağa atıyor . Sen , kolyeyi kullanamadığın için kendine sövmek için bile vakit bulamadan Thor kocaman ellerini senin incecik boynunu kavrıyor.

Ellerin Thor'un kocaman ellerinin üzerinde kocaman gözlerle ona bakıyorsun. Gözlerin de artık korkunun yanında haksızlığa uğramanın karşısında hiddet ekleniyor ve kaşlarını çatıyorsun. Seni birkaç saniye havada nefessiz tutuyor. Sonra , açtığı delikten seni dışarı fırlatıyor.

Büyük ihtimalle ikinci kattan atıldığından yere çakılırken ölmüyorsun. Ama akciğerlerini koruyan göğüs kafesinin ve kalçanın kırılmasını ve iç organlarına batmasını ilk önce dehşet bir acı sonra uyuşuklukla hissediyorsun.

Dirseklerinden yardım alarak hafifçe kalkıyorsun. Ama bu sana büyük bir acı veriyor. O sırada burun deliklerinden , şakaklarından ve ağzından dökülen kanların tam da yere damlamasını seyrediyorsun. Beynin acıdan düşünmeni engelliyor. Bacakların ise sürtünmeden dolayı şimdilik felç geçirmiş gibi hareket edemiyor ve sanırım omurgaların kırılmış çünkü sırtına bir şeyler batıyor gibi hissediyorsun.

Sen ayağa kalkamadan ensenden biri tutuyor ve seni sırt üstü yere çakıyor . Bu sefer vücudunu hareket ettiremiyorsun. Çünkü artık nefes almak için bile büyük bir mücadele vermek zorundasın .

Görüşün bulanık yine de uzun saçlı elinde çekicini sımsıkı kavrayan Thoru ayırt edebiliyorsun. Aklına Loki geliyor . İçini büyük bir pişmanlık kaplıyor. Çoğunlukla sana yaptığının karşılığını veremese de hatta o suçlu olsa da içinde kendini suçluyorsun. Aklında ' Keşke yanaklarından öpüp öyle demeseydim.' diye geçiriyorsun

Gözlerin kararıp tamamen karanlığa hapis olmadan önce Thorun çekicini kaldırışının bulanık şeklini görebiliyorsun.

Şunu söylemem gerek. Merak etmeyin. Kitabın bitmesine 7 bölüm var. Yani dfdsfdfs bu bölüm son değil. Aslında hafif içimde bir üzüntü var çünkü bitecek :(. Aklımda yeni planlarım olsa da Online eğitim başlıyor . Benim profesörler her ne kadar ödev verip online ders yapmasa da söylemek istedim çünkü dersler.... bilirsiniz . Uzun sürüyor. Güzel sanatlara da hazırlanmanın da çabası neyse büyük ihtimalle akşamları yazarım. Bu arada orijinal romanımı büyük ihtimalle gece yarısı yayınlamayı düşünüyorum ama uzun yazmak istediğim için büyük ihtimalle olmayacak . Bol müzikli ve duygu dolu sdfdsfdf burada elbette reklam yapacağım lütfen sdfdfsdf. Neyse . okduğunuz için teşekkür ederim. Yorumlarınızı merakla bekliyorum. Kısa biliyoum üzgünüm ama kısa ve öz takılacağız gibi :( elbette ilerleyen bölümlerde mantiken uzun ama işte. sdfsdf neyse iyi geceler minna.

Bölüm sonu

1 yorum