İçeriğe geç

Büyünün varisi

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Büyünün varisi

Bölüm 5

Utanç duygusu

Kaçış yoktu,sadece mücadele bekliyordu beni,savaş ve karanlık.

En büyük hatamız kendimizden kaçmaktır Winter..

Oturduğum yerden doğruldum ve sargılı ellerime bakarken yüz buruşturdum,pes etmek bana yakışmamıştı ve bunu bir başkası farketmişti.

Bu senin savaşın,pes etme!

Geldiğim yöne yürümeye başladım,ayağım hâla acıyordu ve deri çizme yaralarımı soyuyor gibiydi ama katlanmak zorundaydım,ayağımda hiç bir şey yokken daha çok zorlanırdım.

Adımlarımı atarken dişlerimi sıkarak,annemi düşündüm, kardeşlerimi,babamı..

En değerlilerimle sarmaya çalıştım yaralarımı her adımımı atarken.

Korkuma katlandım,onlara ulaşmak için..

Ve hep katlanacağım çünkü ben küllerin kızıyım..

Korkularımı içime atarak adım atmalıyım.

Artık hiçbir şey eskisi kadar berrak değil..

Bir gün rahat bir nefes alabilmek için nefesimi hep tutmak zorunda olduğumu yeni öğrendim ben..

Saatlerce yürüdüm,bazen sinirden ağladım bazen güldüm,acım benimle oynuyordu,bir kukla olmamak için direniyordum ama nafile..

Kasabaya yaklaşmıştım,evler görünüyordu,aşağı inen uzun yolu görünce daha fazla dayanamayacağımı anlayarak kendimi taş zemine bıraktım, gözlerim kapandı..

(...)

"Henüz uyanmadı."

"Kasabadan gibi durmuyor."

"Evet ama yabancı gibi de değil."

İşittiğim sözlerle gözlerim aralandı, karanlıktan kurtuldum.

Koştuğum karanlıktan kurtuldum..

Başımda bekleyen,siyah saçları ağarmış sevimli bir kadın ile esmer,mavi gözlü,sakin ve olgun duran bir genç adam vardı.

Genç adam,

"Sonunda uyandın,uykucu."

Dikkatle bakan gözlerinden kaçınmadım,dik dik ona bakarak,

"Kimsiniz?"

"Pek kaba bir genç hanım,acınası."

"Kimsiniz diye sordum."

Yaşlı kadın,memnuniyetsizce bana bakarken yanında ki adamı da dürttü.

Genç adam onu umursamadı ve bana daha sorgulayıcı bakarak,

"Asıl sen kimsin?Davetsiz konuğumuz.."

Davetsiz mi?En son düştüğüm yer zemin bir yoldu, onun evi değildi.Sahte bir kahkaha atarak yerimden doğruldum.

"Gerçekten pek komiksiniz,zemin yola düştüğümü hatırlıyorum,eski evinize değil."

Kadın bana üzüntüyle baktı ve üzerinde ki yırtık uzun siyah hırkanın önünü tutarak gözünü kaçırdı,genç adam ise,

"Evet zemin yola düştün ama o yol ilk olarak bizim eski evimizin önünden geçiyor saygısız hanfendi."

Gözlerim açıldı ve utançla gözlerimi kaçırdım, sırf üste çıkacağım diye yaşlı ve tatlı bir kadını utandırmıştım,berbat bir insandım..

Üzerimde ki kıyafetlere bakınca,utancım gitgide arttı.Kendi üzerinde yırtık kıyafetler taşıyan kadın,kimsesi olmadığıma rağmen bana tertemiz ve sağlam bir şeyler giydirmişti..

İçimde ki utanç karmaşasını yok etmek için başımı kaldırdım ve hüzünle bakan kadına,

"Ben çok üzgünüm efendim,saygısızlığımı affedin."

Kadın gülümseyerek,

"Olur öyle şeyler evladım, haklı olduğunu da biliyorum, evimiz biraz eski ama sıcak merak etme."

Genç adam ise mavi gözlerini sert bakışlarla bana dikti ve birden kolumdan çekip beni yerimden kaldırarak,

"Evet, evimiz sıcak ama senin için değil."

"Victor böyle yapma!Sadece genç bir kız!"

"O sözde genç kız seni utandırdı anne! Misafirliği bilmeyene konukseverlik yapılmaz.."

Adam gıcık da olsa haklıydı,ben ne misafirliği biliyordum ne de başka bir şeyi.

Kolumu ondan kurtararak,

"Merak etmeyin, ben zaten gidecektim."

Kapıya yöneldiğim sırada yaşlı kadın elinde ki tavayla birden önüme geçti ve,

"Ölümü çiğnesen çıkamazsın!"

Victor denilen adam benden önce davranarak,

"Anne!Karışma gitsin."

"Hayır kızım o benim!Gitmeyecek,bir daha izin vermem!"

Gözlerim açıldı,bu kadın neyden bahsediyordu?

Victor iç çekti ve bana yaklaşıp kulağıma fısıldadı,

"Seni ölen kızına benzetiyor.."

Bölüm sonu

3 yorum