¿6.Bölüm¿
~ Bazen geçmiş hayatın hataları gelip seni bulur~
Tiana yıllardır kendisine yapılan haksızlıklar karşınsında yüreği alevleniyordu ama kalbindeki bu ateş bu acı son bulmuyordu ve asla son bulmucaktı.....
Kardeşi kömür onun için sadece bir hain ve gapsçıydı.Onun hakkı olanı alan onun sevgisini,hayatını,tahtını ve tacını çalandı ve tiana kolay kolay durucak biri değildi☠️
°O sırada kömürün sarayında°
"NE DEMEK TIANA KAÇTI?"
Leo sakince nefes alıp verdi ama o sakin görünüşün altında aslında büyük bir fırtına yatıyordu çünkü kraliçesini hayal kırıklığına uğratmaktan nefret ediyordu. Leo yavaş sıktığı yumruğu serbest buraktı "Kraliçem farkında değildik....sihirli zincirleri kırmayı başarmış nasıl oldu anlamadık" Kömür sinirle parlayan gözleri ile döndü ve elindeki asayı sertçe yere vurdu "NE DEMEK FARK ETMEDINIZ? O ZINCIRLER ANTIK BÜYÜ ILE YAPILDI ONLARI KIRMAK BASİT DEĞİL NASIL DUYMADINIZ GÖRMEDİNİZ?" Leo hemen dizlerinin üstüne çöktü "Kraliçem haklısınız ama merak etmeyin tüm maden ormanlarını ve sarayı koruyoruz ametist koyunda güvenlik önlemleri arşa çıktı bu konuda bir merakınız olmasın" Kömür dalga geçercesine gözlerini devirdi "Anlamada bir sorunun var galiba? Tiana güçlü bir cadı ve onu sadece ANTİK BÜYÜ durdurabilir!....Siz ahmaklar o kadar kuş beyinlisiniz! Şimdi....DEFOLUP GİDİN! HEMEN O CADIYI YOK EDİN!" Leo hemen hızla ana salondan ayrıldı ve hızla orduya talimat vermek için ilerledi.
•O sırada Kömür krallığında Ametist koyu•
Tiana kara bulutun üstünde kömür krallığının en büyük enerji ve maddi kaynağı olan Ametist koyuna gidiyordu "Pislikler sizi.....hepinizi yok edicem....hepiniz o iğren kadının zavallı kullarısınız!" Tiana büyük bir nefret ile koya vardığında hızla kara bulutunu yok etti ve büyük ametist kalbine doğru ilerledi ve sadece kalbi nefret barındırıyordu....
● Leo'nun bakış açısından●
Leo hızla askerleri kurup hızla atlarına binip ülkenin enerji kaynağını korumak için ilerledi çünkü o kraliçesinin sevgisini kaybederse kendini asla affetmezdi....
Leo hırsları olan bir y krozomlu kişisiydi ve her şeye rağmen kraliçesinin yanında minik bir süs köpeğine dönüyordu. O kalbindeki büyük kor ateşlerin içinde sarıp sarmaladığı o minik imkansız ama güçlü olan aşkını hep hatırlıyordu....yüreğindeki aşk,nefret,hırs onu amacına götürmek için yeterliydi...leo yol boyunca bunları düşündü çünkü sadece aklında değil kalbindede bu düşünceler dolup taşıyordu.
🌌Ametist Koyu/ Savaş Alanı☠️
Tiana ne çıplak ayaklarını kesen büyük kayalara ne de ayağındaki ve ellerindeki kesiklerden akan oluk oluk akan kanı umursuyordu...sonunda zirveye yaklaşmak için son adımını attı ve son gücüyle ametist kalbinin korunduğu kuleye çıkmayı başardı.Zafer gülüşü zalimdi sanki saatlerdir bir deri bir kemik kalmış vücudu ile koca bir kayalığı tırmanmamamış gibi...Tiana zafer gülüşü ile pençelerini ametist kalbine geçirdi ama güçlü kalkan onu geri püskürttü ama tiana asla vazgeçmezdi asla! Bu sefer ham kötülük ve nefretle tüm gücünü topladı ve siyah duman tüm ametist kalbinin etrafını sardı ve artık ametist kalbi yavaşça kararıcaktı....
O sırada leo askerleri ile koya vardıklarında etraflarını saran siyah duman ile öksürmeye başladılar. Siyah dumanın keskin ve kötücül kokusu yavaş yavaş askerleri bayıltmaya başlamıştı bunu fark eden leo şaşkınlıkla ve panikle bağırdı "ASKERLER! UYANIN! KRALİÇEMİZ İÇİN!" Ama artık çok geçti...durumu fark eden leo hızla atından inip keskin kayaları tırmanmaya başladı ama ne nefesi yetiyordu ne de gücü çünkü siyah duman neredeyse tüm koyu sarmış hatta koyun dışınada çıkmaya başlamıştı leo son gücüyle kayaya tutundu ve kanayan elini görmezden geldi o sırada tiana zafer gülüşü ile tüm ametist kalbinin gücünü almaya devam ediyor kömür krallığının enerjisini sömürüyordu leo hayal kırıklığı ile kanayan eli ile kayayı tutuyordu....
Leo son kez aşağı baktı çünkü artık tutunamıyordu ama aniden yukarıdan büyük bir cisim gördü gelenler kraliçe bulgur ve kraliçe pirinç'ten başkası değildi.Kraliçe pirincin beyaz yılan ejdarhası kulenin etrafında dönmeye başladı.İki kraliçede asalarındaki güç ile kara bulutu dağıtmaya çalışıyordu o sıra askerlerin sesleri duyulmaya başlamıştı leo daha fazla dayanamarak yere düşerken için huzur kaplamıştı ama aniden güçlü bir kolun onu çektiğini hissetti ve yavaşça gözlerini açtı "k-kraliçem?" Kömürün yüzü sertte dursa gözleri yumuşaktı "Shhh sus" kömür hızla yukarı yükseldi ve diğer iki kraliçeye destek olmak için asasını çıkartıp kara bulutu dağıtmak için uğraşmaya başladı o sırada tiana'nın yorgun vücudu çoktan ametist kalbinin enerjisi ile dolmuş yenilmez bir canavara dönüşmüştü.Baskıdan dolayı deliye dönen tiana hızla üç kraliçeyide geriye püskürttü ve büyük bir ses dalgası toprağı sallayıp büyük bir çukur oluşturdu.
Kömür gözlerini açtığında iki kraliçe arkadaşının zehirli sarmaşık ile zincirlendiğini ve askerlerinin büyü yüzünden bayıldıklarını görünce şok içinde karşısında mor alevler içinde parlayan kız kardeşine baktı "SENİN DERDİN NE?" Tiana'nın gülüşü soğuk bir hava dalgası yarattı "Benden aldığın HAYATIMI yaşamak için adım atıyorum küçük kardeşim" kömür gözlerini devirdi "Bu hayat hiçbir zaman senin değildi......Annem varisi seçmişti....benden sonrada taht Helena'ya ait olucak....sana değil" Tiana sinirle gürledi "EM BÜYÜK BENİM! DOĞRU KRALİÇE BENİM SENİ AHMAK" aniden tiana kömürün boynuna yapıştı ve tek eliyle bile muazzam bir güçte boğazını sıkmaya başladı.Kömür ittirsede fayda etmiyordu çünkü kız kardeşi tüm krallığın enerjisini emmişti.Kömür öksürüklere boğularak yere düştüğünde kardeşine baktı "Sen....sen acınası birisin.....sen arkadaşlığı,dostluğu,aşkı,sevgiyi......Nasıl bir kraliçe olunacağını nasıl bir İNSAN olunacağını bilmiyorsun......" Tiana pençelerini çıkarttı "Ahhh! Yeter ama! Fazla boş yaptın seni minik tarla faresi şimdi seni bu toprağa gömücem!" Tam pençesini kömüre geçırecekken leo son gücüyle ayağa kaltı ve kılıcını sallayarak savuşturdu.Şaşkın tiana sadece gülümsedi "aptal....aptal herif" Aniden ellerinde büyük bir büyü topu yapmaya başladı o sırada kömür can havliyle bağırdı "Leo Dur! LEO DUR!" ama leo dinlemeden elindeki basit kılıca bakmadan tiana saldırmaya başladı ama tiana minik bir dokunuşla kılıçı eritti.Güçsüz kalan leo yere yığılırken Kömür derin bir nefes alarak ayağa kalktı "Yeter artık kardeşim.....tek bir gerçek var ki o da senin anneme yaptığın ihanetti....o yüzden ömür boyu cezanı çekeceksin" Kömür tüm gücünü toplayıp asasını aldı son gücü ile asayı tiana'ya doğrultup yine o antik kelimeleri söylemeye başladı "La venda...maruma Hama! Dingeous guleonoues Samivah!" Sözler tiana'yı yakerken bir yandan kömüründe gücünü tüketiyordu.....
^ Saattler sonra^
Kömür son hamle ile tiana'yı yeniden kara kutuya hapsettiğinde ametist kalbinin enerjisi yerine gelmişti bu yüzden kara büyünün hasarı ametist kalbinin enerjisi ile onarılmıştı ama hala krallık perişan haldeydi çünkü kraliçe kömürün gücü tükenmiş ve tek hatırladığı son şeyin bulgur ve pirinçin ona endişe ile koştukları andı....
🗝Sarayda🗝
Kömür gözlerini açtığında yan tarafındaki ağır nefesi hissetti ve yavaşça kafasını oraya çevirdi leo kana bulanmış bandajını beceriksizce sarmaya çalışıyordu o sırada kraliçesinin uyandığını fark edince hemen kendini toparladı "Ah....özür...özür dilerim kraliçem ben sadece her neyse iyi misiniz?" Kömür hafifçe gülümsedi "iyiyim şapşal...bugün çok cesurdun bunu ödülsüz bırakmıcam" Leo hemen dizlerinin üzerine çöktü "Ben bu ödülü hak edecek hiçbir şey yapmadım kraliçem...başarısızdım....kraliçeme layık olamadım" Aniden leo çenesinde bir el hissedince irkildi ama çoktan parlak mavi gözleri kraliçesinin gözleri ile karşılaşmıştı "saçmalakta bir numarasın.....benim intikamımı almaya çalışman bile yeterdi" o sırada leo haddi olmayan bir soru sordu "O zaman kraliçem bu intikamın gerçeği nedir?" Kömür ilk defa sıkıca ördüğü duvarları yıkıp derin bir nefes aldı "Bazen geçmiş hayatın hataları gelip seni bulur.....O zamanlar annem hastaydı ve tüm halk hatta kutsal tanrılar bile kömür krallığının yeni varisini konuşuyorlardı....Helena zaten daha çocuktu o yüzden geriye sadece ablam ve ben vardık...tabikide konseyinde ilk önerisi ablamdı çünkü hem daha deneyimli hemde daha gençti ama halk ablamı istemiyordu çünkü ablam zalimdi....daha bir naip olmasına rağmen acımasızca davranıyor sürekli ağır yaptırımlar uygulayıp köylü insanlardan ağır vergiler alıyordu....Halk ayaklanmıştı ama ablam ve adamları bunu gizli tutmayı başarmıştı çünkü ablamın bu zalimliği babamızdan geliyordu....babam hep ablamı nefret ile doldurmuş annemin tahtını çalmak için ablamı kullanmıştı ama ablam bunu göremeyecek kadar kör ve gençti...annem ne kadarda bilsede yinede elinden bir şey gelmiyordu ama her şey ablamım ihaneti ile kopmuştu....." Kömür derin bir nefes aldı ve devam etti "Ailecek yemek yerken babam sürekli yemekleri kokluyordu bende o sırada üzerime su dökünce üstümü değiştirmek için salondan ayrılmıştım ve o sırada ablamın annemin yemeğinin içine yılan zehri koyduğunu görmüştüm....korkuyla geri adım atıp hemen hizmetlilere söyledim benim çığlığımı duyan annem duydukları karşısında ablamıda babamıda kuleye hapsetti ve beni varisi yaptı benden sonrada helenayı.....bu yüzden ablam hep bana 'zafere giden yolumdaki kara lanet' derdi" kömür gözünden akan yaşı silecekken leo yavaşça nasırlı parmağını göz yaşına değdirdi "Kraliçem....çok yaşayın....Bu hayatta kimseniz olmasa bile sizi ısssız çölde bile yetişmeyi başaran bir gül olduğunuzu biliyorum ve her zaman bana sahipsiniz....sonsuza kadar size sadık olucam" Kömür hafifçe gülümsedi "Önce bandajını sarmayı öğren....." İkiside gülüştüler ve güneş bir kez daha battığında hayatın gerçekleri ay ışığı ile boyandı....
~ SELAMMMMM yine tyt turkishten bir milyon zibilyyon tane yanlış yapan ve çöldeki erkolara su vermeyerek bol yazım yanlışlı bir bölüm ilem geldim muahhh🫦🤭🩸🗡💋🥰~