İçeriğe geç

Büyük Puslu Krallık🗡👸🏻💔

Bölüm 5 · 6 dk okuma

Büyük Puslu Krallık🗡👸🏻💔

Bölüm 5

Bir Çocukluk Anısı ❤️‍🩹

♡5.Bölüm♡

~Bir rahibin duası...~

\10 yıl önce/

Bulgur yavaşça esneyerek uyandı ve yanında duran kedisinin gri-beyaz tüylerini okşadı aniden odanın kapısı sertçe açıldı "Bulgur! Hadi kalk artık biliyorsunki bugün ayin var ve eğer biraz daha geç kalırsak baban sinirlenecek" Bulgur hemen yatakta kalkıp hızla dolabın kapağını açıp beyaz bir elbise giyindi. Kraliçe demie odadan çıktıktan sonra bulgur derin bir nefes aldı ve yavaşça hazırlanmaya devam etti.

Uzun bir at araba yolculuğundan sonra sonunda ilahı gök tapınağına varmışlardı. Kraliçe demie büyük bir asalet ile at arabasının basamaklarından indi ve sakin adımlar ile tapınağa doğru ilerledi .

Mum ışığı minik odayı doldurmuştu. Bulgur yavaşça annesine yaklaştı ve fısıldadı "anne çok sıkıldım... lütfen biraz oyun oynamama izin ver" Kraliçe demie gözlerini devirdi ve bulgur'un kolunu sıktı "Sus! Dua'yı bölmek günahtır" Bulgur yavaşça başını salladı ama can sıkıntısı bitmek bilmiyordu....

Birkaç dua ardından tütsü yakma merasimi gelmişti.Bulgur yavaşça ve minik adımlarla annesini takip etti "Anne lütfen biraz oyun oynamama izin ver....lüten" Kraliçe demie gözlerini devirdi ve elini umursamazca savuşturdu "Tamam....ama eğer uzaklaşırsan olucakları biliyorsun" Bulgur hızla başını salladı ve koşarak ana bahçeye çıktı ve çakıl taşlarını tek tek toplamaya başladı o sırada yanlışlıkla birinin ayağına bastı ve hemen sıçrayarak başını kaldırdı "Ahh! Mmmh....pardon bilerek yapmadım özür dilerim" Bulgur mahçupça dudaklarını ısırdı o anda çarptığı rahip çocuk gülümsedi "Sorun değil leydim....galiba çakıl taşlarını çok seviyorsunuz" bulgur hafifçe gülümsedi "Evet....özellikle ilgimi çekenleri toplamayı çok seviyorum" Rahip saygıyla elini göğüsüne koydu "Bu arada ben öğrenci Rahip Cain....siz kimsiniz?" Bulgur duraksadı çünkü kendi kimliğini söylemek istemiyordu hatta kimliğinden nefret ediyordu "Kraliçe demie'yi bilirsiniz....annem kraliçenin yardımcılarından beri bende sarayda annemle birlikte yaşıyorum yani...mmmh...kraliçe biraz dua okuyup tütsü yakmak istedi bizde geldik" Bulgur söylediği yalan ile birlikte dudaklarını tekrardan ısırdı ama cain yinede saygıyla eğildi "Ben izninizle sizi rahat bırakayım.....iyi-" Bulgur hemen cain'ni durdu "Hey! Dursana....hadi gel birlikte şu tepeye çıkalım" Cain şaşkınlıkla duraksadı "Olmaz....leydim biliyorsunuzki ben bir rahibim yani ilerde bir rahip olucam bir rahibin kadınlara yanaşması yasaktır özellikle soylu olanlara" Bulgur gözlerini devirdi "O zaman ben özel olayım? Hem sadece tepeye tırmanıp geri inicez belki birazda tepedeki çalılardan meyve yeriz?" Cain tereddüt etsede sonunda ikna olmuş bir şekilde bulgur'u takip etti. Bulgur çevik ve atikti ama cain ona pek ayak uyduramıyordu sonunda tepeye vardıklarında soluklandılar. Bulgur hemen koşup çalılardaki yaban mersinlerini toplayıp cain'nin yanına koştu "Hey cain! Baksana ne kadar da olgunlaşmışlar " cain nazikçe gülümseyip ağızına bir tane yaban mersini atıp çiğnedi ve ağızını saran mayhoş tat ile gülümsedi "Teşekkürler leydim" bulgur hafifçe gülümsedi ve ikiside ılık havanın verdiği rahatlık ve mutluluk ile oyuna daldılar.....

Aradan saatler geçmiş kraliçe demie çılgına dönmüştü çünkü bulgur ortalıkta yoktu tüm muhafızlar onları ararken bulgur ve cain çoktan tepeden inip tapınağın deposundaki minik heykeller ile oynuyorlardı. Canı sıkılan bulgur kapıyı açmak için ilerlediğinde kapı açılmamamıştı "Cain kapı açılmıyor sende dener misin?" Cain ayağa kalkıp kapığı zorladı ama kapı bir türlü açılmıyordu "Galiba bu eski kapı yine pas tutmuş....bulgur...bir şey dicem ama panik yapma" Bulgur kaşlarını çattı "Ne oldu?" Cain derince nefes aldı ve konuştu "Bu kapı sadece dışardan açılabilir....o yüzden mecbur dışardan yardım lazım ama umarım kimse yanlış anlamaz" Bulgur duyduğu kelimeler ile şoka uğradı çünkü annesi onu rahiple yakalarsa ceza alabilirdi......

İkiside saatlerdir bekliyordu ama kimse gelmememişti en sonunda minik bir aydınlık belirdi ve bulgur o anda ağır topuklu ayakabı sesi ile gözlerini açtı o an...her şey bulanıktı annesi bağırıp sinirleniyor ve bulgur'u sertçe yanına çekmeye çalışıyordu ve cain ise dizlerinin üzerine çöküp büyük ustadan özür dileyip duruyordu ve bulgurun hatırladığı son şey cain'nin yanağına atılan büyük bir tokattı.....

/5 yıl sonra/

O günden sonra bulgur ve annesinin arası hiç eskisi gibi olmamamıştı...

Bulgur içine kapanmış bir daha asla annesine güvenemememişti ama aklı yıllar geçmesine rağmen hala o rahipteydi....her gece rüyasına girer ve hep o tokatı aklında bir flim şeridi gibi defalarca kez oynatırdı ama artık ne tapınağa gidiyor ne de dışarı çıkıyordu zaten son zamanlarda annesi delirmiş gibi sürekli işçileri kovuyor onları azarlayıp egosunu tatmin ediyordu ve artık halkta kraliçe demie'den bıkmıştı onun yerine daha genç ve uysal olan bulgurun kraliçe olmasını istiyorlardı ama kraliçe demie bu baskıları hisettikçe bulgur'a saldırıyor onu bir düşman gibi görüyordu üstüne üstlük iki krallıkta yeni varislerine kavuşmuşken sadece bulgur krallığı eski kraliçeleri ile devam ediyordu....

Bunalmış bulgur sürekli saraydaki gizli bodrumda takılıyor ve bloc dağlarında oyun oynuyordu ama bir gün gözlerini açtığında bir karar vermişti bu kadın onu mahvediyordu .....

Bulgur en koyu pelerinini geçirip atına bindi ve hızla tapınağa vardı yavaş adımlar ile yaklaştı "iyi geceler....izninizle rahip cain ile görüşmek istiyorum....ismimi sorucak olursa ilyada deyin" Nöbetçi rahip şaşırsada hemen cain'nin odasına gitti "Rahip cain....ilyada diye bir kadın sizinle görüşmek istedi" Cain o an donup kaldı çünkü bu ismi biliyordu bu ilk gün tanıştıklarında birlikte okudukları destanın adıydı cain heyecanını gizleyemeden kafasını salladı ve birkaç dakika sonra bulgur içeri girdi "Cain lafı uzatmak istemiyorum.....biliyorum aradan çok zaman geçti ama bana bir iyilik borçlusun....eğer bunu yaparsan sana çok iyi bir hayat sunucam artık ezilmeyeceksin" Cain yavaşça bulgurun eline nazik bir öpücük kondurdu "peki....ne istiyorsun...gerçi ne istesen yaparım ve karşılığında sadece bana sevgini ver" bulgur gülümsedi ama sonra ciddileşti "Artık dayanamıyorum....herkes kraliçe olmuşken ben hala saraya zindan edilmiş bir prensesim....annem iyice delileşti kafayı yedi...Onu yok etmem lazım" Cain gözlerini şok içinde açtı "prensesim....sizin için ölürüm bile ama benden bunu istemeyin" Bulgur gözlerini devirdi "Ne yani? Bu ricayı geri mi çevireceksin?" Cain kekelemeye başladı ama bulgur kararlıydı " Ne yani senin için bir hiç miyim?" Cain hemen ellerini tutup tekrardan nazikçe bir öpücük kondurdu "Asla....sen benim için her şeysin...ama bu çok ağır" bulgur sertçe ellerini çekti "Anlamıyorsun! O saray duvarlarının beni nasıl boğduğunu anlamıyorsun!" Cain ağlayan bulguru görünce dayanamadı ve onu sıcak kollarının arasına çekti "Hayır sevgilim...hayır...seni o kadar çok seviyorumki her şeyi yaparım...madem bu kadın kalbine yük o zaman ne istiyorsan söyle" Bulgur gizlice zafer gülüşü ile gülümsedi "Bana zehir hazırla....tatsız,kokusuz ve fark edilmesi zor" Cain duraksadı "peki, 5 gün sonra yine gel" Bulgur hafifçe başını sallayıp hızlıca karanlık gecede kayboldu ama...Karanlık gece onların hikayesinin ilk adımı olucaktı.

Bulgur gizlice annesinin şarabına zehir katıyor ve yavaşça annesini zehirliyordu ve sonunda o haber geldi ve bulgur sonunda zaferine ulaşmıştı...Kraliçe demie anı bir şekilde yatağında ölü bulunmuştu.

/Günümüz "savaş arenası sonrası"/

Bulgur ve Cain at arabasında giderken sessizce el elle tutuşuyorlardı. Cain yavaşça bulgur'un elini öptü "Bende utanmana izin vermicem.....sana layık olucam" Bulgur gözlerini devirdi ama sakindi "Olduğun gibi ol yeter cain....bugün odamada gelme yalnız kalmak istiyorum" Cain duraksadı "Geçen seferden hoşlanmadın mi?" Bulgur dirseği ile cain'nin karnına vurdu "Boş konuşmayı kes....sadece dinlenmek istiyorum"

Sonunda saraya vardıklarında bulgur ılık bir banyo yaptı ve odasına çekilip uykuya daldı...

( 3 gün sonra)

Bulgur ve Cain kahvaltılarını yaparken aniden içeri bir muhafız içeri girdi "Kraliçem....kraliçe pirinç burada" Bulgur şaşkınlıkla duraksadı "Ne! Tamam hemen içeri gelsin" Bulgur gözleri ile sertçe Cain'ne işaret verdi "Hadi hızlıca git" o sırada daha yeni bandajlanmış pirinç içeri girdi "İyi günler bulgur" Pirinç'in yardımcıları ona yardım etti ve koltuğa oturttular "Uzatmadan söylücem bulgur.....konu kömür" Bulgur gözlerini devirdi "Umrumda değil! Ikinizde bana ihanet ettiniz" pirinç gözlerini devirdi "Önemli olmasa ayağına kadar gelmezdim.....Kömürün kız kardeşi Tiana....7 katlı zindandan kaçmış" Ve o an bulgur vücudundaki soğukluğu ve uyuşukluğu iliklerine kadar hissetmişti....

~ Bol ilhamsız ve bol yazım yanlışlı yeni bölüm ile karşınızdayım muah 🤭💋⛏️~

Bölüm sonu

1 yorum

  • Okudukları ilk kitabın İLYADA olması gerçekten hoş bir detay olmusss ve hep leydim diye seslenmesi bana birini hatırlattı Tiana karakterinin derinliklerine inilmesi gerektiğini düşünüyorum baya hot bir kötü karaktere benziyor

    1Yanıt