İçeriğe geç

Büyücü

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Büyücü

Bölüm 6

5. Bölüm

şarkılar önemli daha çok haz alırsınız. Öpüldünüz.

~SCREAM THE TV SERİES -

THE RULES BY JEREMY ZUCKERMAN ~

Vücudum istemsizce titriyordu. Hem korkuyor, hemde ateşim yükselmeye başlamıştı. Beni bekleyen herşeyden habersizdim. Bu gizem dolu anlardan hiç hoşnut değildim. Ayak sesleri düşüncelerimi kesmişti.

Tak,tak tak,tak tak,tak tak,***

Ardı ardına yaklaşan ayak sesleri arasına, büyük bir gürültü karışmıştı. Kaitlyn'in ardı arkası gelemeyen küfürleri ise ortamı daha gerginleştirmekten başka işlevi yoktu.



Düşen bardağın, acı çığlığı kulağımda yankılanırken kendimi yere odaklanmış buldum. Ailemin gönderdiği zarf ise elimde can çekişiyordu.

Bardak muhtemelen: yaklaşık yarısına kadar dolu bir şarap bardağıydı, düşüş hızına ve çıkardığı sese bakarsak; hem odaya çok yakın bir yerden düşmüştü, hemde yerden baya yüksek bir nesneden. Kaitlyn' in kolunun bardağa çarptığını düşünürsek, yaklaşık olarak düştüğü yerin uzunluğu bir metre on santim olmalı. Kaitlyn'in bardak düştükten ve kahretsin sözünden sonraki inlemesine bakılırsa, parçaları toplamak için eğildiğinde elini kesmişti. Kırık parçaları ise üst üste koyup yine aynı yere bırakmış olmalıydı. Çünkü herhangi bir ayak sesi duymamıştım ondan sonra. Aklımda canlanmıştı resmen her saniyesi. Sanki yanımda olmuş gibiydi, s-sanki oradaydım. Bu düşünce titreyerek kendime gelmemi sağlamıştı. Muhtemelen bir süredir sokakta kalmaktan dolayı olmuştu. Düşünmem gereken bu değildi. Bardağın kırılma sesi hâlâ kulağımda çınlıyordu. Titriyordum. Korkuyu iliklerime kadar hissediyordum.

Ne yani bu kadar mıyım? Bir kraliçe gibi mi davranıyordum yoksa korkak bir kedi yavrusu gibi mi? Eğer olacaksa, bir halkım böyle mi koruyacaktım? Sence korkup yardımı dışardan beklemenin vakti mi İris? Sen, o kişisin. Güçlü durmalısın çünkü sen artık normal biri değilsin.

BUNU ARTIK FARK ET!!! İRİS ALLEN SEN BİR KRALİÇESİN. CESUR OLMAN LAZIM. KARŞINA ÇIKAN EN KÜÇÜK OLAYDA AĞLAYIP ZIRLAMAMAN, SAVAŞMAYI ÖĞRENMEN LAZIM.

Korkmayı, titremeyi bırakmıştım. Ayak sesleri yükseliyordu. Etrafta herhangi kesici bir alet yoktu. Kesici birşeyi bırak herhangi bir eşya dahi göremiyordum.

Bu oda benden daha berbattı. Belki de beni yansıtıyordu. Kim bilir belki de burda olmam bir tesadüf bile değildi.

Her zaman bir yolu vardır. Şimdi aptalı oynamam yeterliydi. Yakaladığım ilk fırsatta kaçmak, en azından benim için zor değildi. Sokakta açken bazı evlere giriyordum.

Sokakta kaldığım zamanlarda bazı mahallelere hiç adım atmazdım. Ama her zaman kaçmanın bir yolunu bulmuştum. En azından herhangi bir sorun oluşursa kırık cam parçaları çok uzağımda değildi.

Ben, olabilecek her ihtimale karşı bir plan hazırlarken. Kapı açılma sesi bunları bir kenara atmamı sağlamıştı. Kapı, yavaş yavaş açılıyordu. Bense ahşap masayı daha sıkı tutuyordum, Kapı gıcırtısının sunduğu orkestra eşliğinde.

Sonunda kapı tamamen açılmıştı. Etraf sesizliğe gömülmüştü. Kaitlyn'in kapı ardındaki gülümsemesine anlam veremiyordum. Çok içtendi. Yüzünde eğer bir maske varsa düşmesine az kalmıştı. Sol eli açık kapının kolundaydı. Beyaz bir bezle sarmıştı.Sağ elinde bir şey tutuyor olmalıydı. Arkasına saklamıştı.

İçeri girdi. Ve sağ elini yukarı kaldırdı. Elinde iki tane zarf vardı."Sanırsam sen bana değil, ben sana geldim. Buraya gelmeni bekliyordum. Tabii kendi ayaklarınla. O konu ayrı tabii." Zarflardan birini bana doğru uzatıp." Oku. Anlarsın." Ailemin mektubunu oturduğum yatağın (yani masanın) köşesine bırakıp, usulca sol elimdeki zarfı açmaya başladım. Aslında ne olduğunu anlamaya başlamıştım.

-------------------++++🍂🍂🍂++++-------------------

Müzik:

t.A.T.u-- ALL THE THINGS SHE SAID

(official music video)

Üçe katlanmış kağıt artık gözlerimin önündeydi. Kaitlyn'in meraklı gözleri nasıl tepki vereceğimi bekliyordu. Evet , hadi bakalım .

"Kaitlyn'e,

5 yaşında değilsin artık, kendine gel.

İris'i, İris ALLEN'i bul. O sana anlatacak herşeyi. Yada işleri mahvetme bırak o seni bulsun. Tabii hâlâ hayatta iseniz hanımefendi.Küçük bir kız gibi davranmayı bırak ve kendini eğit. Başar. Sana diyeceğim başka birşey yok. Beni rezil etme!!!

Dip not: Her krallıkta iki tane bulunmak üzere, sekiz kişisiniz.- Gayet yeterli bir sayı.- Katelyn'in (Karlığı kuran kişi. Zaten anlatılacak.) evindeki saklı mektubu bulun. Orda sekiz kişinin ismi, ailesinin ismi ve görevleri yazıyor olucak. Hepinizin bu görevlere göre yetiştirilmeniz sağlandı.

Ama biliyor musun? Bunu okuyacak kadar yaşayabileceğini bile zannetmiyorum. Ondan dolayı:

BOL ŞANS KAİTLYN ORTİZ

...... Krallığ'ının eski baş muhafızı "

"Imm, şey yani, eheh, şey" bir baba kızına yıllar sonra okuması için nefret kusan paragraflar bırakması. Bu mu yani, bu muydu? Kızına, öldükten 13 yıl sonra bile baskı uygulamak isteyen bir babadan böyle bir kız mı, çıkmıştı yani?. Bunu bana kimse inandıramazdı.

Kaitlyn, elimdeki mektubu alıp incelemeye başladı. " Bir sorun mu var?" Benden bir cevap bekliyordu. " Hiç" demekle yetinip, yalandan gülmeyi tercih ederdim.

Kaitlyn, çok önemli birşey bulmuş gibi bağırdı." Buldum. Sen üslubu pek beğenmedin galiba?" Soru sorar gibi bakıyordu. Ama dilim varmıyordu. Tam hayır diyecek iken yanıma oturup, anlatmaya başladı.

" Ben doğarken annem vefat etmiş. Babam anneme sırılsıklam aşık imiş. Birbirleri için herşeyden vazgeçmişler. Ah benim ahmaklığım.

Yani, şöyle anlatıyım: Babam, baş muhafız olmadan önce hem çobanlık yapıyor, hemde okul okuyormuş. Fakir bir ailede dünyaya gözlerini açtığı için kendi okul masraflarını kendisi karşılıyormuş. Annem ise ailesi ile beraber kalıyor ve okuyormuş. Babama göre kat ve kat daha zengin bir aileden geliyormuş. Bir gün ortak arkadaşlar sonucu bir araya gelmişler ve sonuç olarak bummm. İlk görüşte aşk.

Ve klasik zengin ailesi, anneme babam ile evlenmesi için izin vermemişler. Babam, annemi kaçırmış. Yaklaşık iki sene boyunca beraber okuyup beraber çalışmışlar. Ev yerine: sokaklarda, bankalarda birbirlerini büyütmüşler. Babam ve annem başarıyla bütün sınavları geçmiş. Babam baş muhafız, annem baş hekim olmuş. Babam, baş muhafız olunca annemin ailesi evlenmelerine razı olmuş.

Evlendikten bir yıl sonra, ben dünyaya gelmişim. Tabii, babamın gözünde annemin katili olarak. 5 yıl boyunca her gece, her türlü - o insanı fetheden gri gözleri dolmuştu ve yutkunarak - her türlü şiddet ve azarlanmaya boyun eğdim. Ve sonra bir çöp poşeti gibi, elimde ne olduğu hakkında hiçbir bir fikrim olmayan bir zarf ile bu köyün sokaklarına atıldım."dedi. Gözleri herşeyi ifade ediyordu zaten.

Annemin bana söylediği bir söz vardı son gecemizde:

" Gül, her zaman güzeldi; lakin eline aldığında elini kendi rengine boyayana kadar. Gül, hiçbir zaman güzel değildi; bir kere onun rengine boyandıktan sonra ders alana. Gül, her zaman güzel olacaktı; onu tanıyıp, yolunu ona göre ayarlayana...

Bana kalan bu sözü tercüme ettiğin için sağol." Diyip. Başına bir buse kondurdum. Ve ikinci zarfı elinden yavaşça alıp." Bu ne " diye sordum. Dolu gözleriyle" Babamın bahsettiği mektup"

İşte bu güzel bir haberdi.

Yorumlarınızı bekliyorum!!!❤️

Çok yakında yeni bölüm gelicek . Arada çok zaman gecmiyecegini umaraktan. Görüşürüz .

Sizi seviyorum 🙃

Bölüm sonu

3 yorum

  • Çok güzel bur yazım dilin var uzun sürdüğünü biliyirum ama sabredemiyorum çünkü çok güzelll

  • Mükemmeldi yaggagag yenii bölüm gelsin lütfen seni destekliyorum çıktîğı gibi okicam