İçeriğe geç

Büyü Kraliyeti

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Büyü Kraliyeti

Bölüm 4

4.bölüm:Sessizliğin Sonu

Sislerin altında yatan cesedi görünce Nova tiz bir çığlık attı.

Örümcek bacaklarını Dina'nın üstüne dayamıştı.

Bacaklarının altında Dina'nın omzundan kan süzüldü.

Hiç düşünmeden kolumu sıvadım ve aklıma Brice'ın dedikleri geldi.

"Hava!"

Bileğimden çıkan beyaz ışınlar örümceğin 2 metre önünde yok olmuştu.

"Kahretsin!"

Nova'nın gözlerinden bir yandan yaş geliyor bir yandan da bileziğime açılmış gözlerle bakıyordu.

"I-Irene."

Yanına koşup kolunu tuttum.

"Sonra açıklarım beni takip et!"

Kilitli kapıya kolumu bir kaç kez vurdum.

Kapı aşağı düşerken örümcekten gelen sis boğazımı yaktı.

Koridora çıkmıştık etrafa bağırıyorduk.

"Yardım edin!"

Nova hıçkırdığı için ne dediği anlaşılmıyordu.

Ama bir şey unutmuştuk.

Hâlâ gece yarısıydı.

Beyaz sisten sonunda kurtulmuştuk.

Ama koridorun başında,profesör Lorry'nin odalasının önünde siyah dumanları ve bütün koridoru kaplayan peleriniyle iskelet tam karşımızda duruyordu.

Brice'la karşılaştığımız iskeletin aynısıydı.

Kolumu tekrar sıvadım,

"Hava!"

Çıkan ışınlar iskeletin yakınına gitmişti ama ona gelip gelmediği belli değildi.

Ona gitmiş olacak ki,iskelet koridorun ters yönüne uçmaya başladı.

Dumanları ise onu takip etti.

Şimdi ikimizde doğru profesör Lorry'nin odasına koşuyorduk.

Kapıyı açtığımız gibi konuşmaya başladık.

"Profesör Lorry! Dina'yı bir örümcek öldürdü ve şimdi bize sal-"

Gözlerimi açtım.

Profesör Lorry odada değildi.

Nova daha da kötü ağlamaya ve hıçkırmaya başladı.

O sırada arkamdan endişeli birinin sesi geldi.

"Irene!"

Carlos ikimize de şaşkın gözlerle bakıyordu.

"Ben çok özür dilerim sadece mutfağa su almaya inmiştim!"

Konuşması Nova'nın hıçkırığıyla bölündü.

"Önemli değil Carlos ama şuan odamızda kocaman bie örümcek ve Dina..."

Carlos'un gözleri daha da açıldı.

"Prenses Dina mı? Arkamda durun."

Carlos odaya giderken bize en az 8 metre uzakta durmamızı söyledi.

Beyaz sis kırdığım kapının üstünden süzülerek yanımıza gelirken neler olduğunu görmeye çalışıyorduk.

O sırada odada kırmızı bir ışık patladı.

Birkaç dakika sonra ne sisten ne örümcekten bir iz kalmıştı.Odada hiçbir şey kalmamıştı.

Dina'nın cesedi dışında.

Dina sanki bize sırtını dönmüş uyuyordu.

Ama bembeyaz kurumuş cildi ve pijamasından akmaya devam eden kan bunu düşünmemize izin vermiyordu.

Dina'nın yanına çömeldim ve elimi yüzüne koydum.

Buz gibiydi.

Nova'dan daha sesli bir hıçkırık koptu.

••••

3 saat sonra cesedi kaldırırken herkes oradaydı.

Chiara ve Alice'in gözlerinden yaşlar süzülüyordu.

En yakın arkadaşlarının cesedine hüzünle bakıyorlardı.

Sürekli burunlarını çekiyor ve mendille siliyorlardı.

Hıçkırıkları odayı dolduran tek sesti.

Amaris'in duruşu her zamanki gibi dikti.

Ama yüzü mosmor olmuştu.

Sadece olanları izliyor,tepki vermiyordu.

Nomi ise en köşedeydi.

Herkesin aksine sinirliydi.

Yumruklarını sıkmıştı ve en ufak hüzün belirtisi yoktu.

Bizi kontrol için revirin odasına götürdüklerinde.

İyi olduğumuzu ve bize zarar vermediğini söylesek bile revir bize odadaki yataklara yatıp dinlenmemizi söyledi.

Nova tam yanımda yatıyordu

Revir bize bir kaşık pembe bir ilaç verdikten sonra odayı terk etti.

"Dinlendikten sonra daha da iyi olacaksınız."

Birkaç dakika sonra içeri Carlos girdi.

"Selam Irene."

Her zamanki sıcak gülümsemesiyle gözleri kısılmıştı.

"Selam Carlos gelsene."

Yanımdaki koltuğu işaret ettim.

Carlos usulca gelip oturdu.

"Daha iyi misin? Seni merak ettim."

Yanaklarıma kanın hücum ettiğini hissettim.

"Evet iyiyim."

Carlos'un yüzü birden soldu.

"Gerçekten çok özür dilerim orada nöbette olsaydım bunlar olmayacaktı ve-"

"Hayır Carlos saçmalama!"

Bana şaşırarak bakınca kızardım.

"Şey yani demek istediğim,senin suçun değil sen bizi kurtardın eğer gelmeseydin ne olacağını düşünmek bile istemiyorum."

Bir an yanakları pembeleşti ve elini omzuma koyar gibi oldu ve hızla geri çekti.

Gözlerini kaçırdığı an kolumu boynuna doladım.

"Teşekkür ederim."

Carlos hareketsiz kaldı ve birkaç saniye sonra elini belime koydu.

Yavaşça geri çekildiğimizde zümrüt yeşili gözleri karşıdan gelen güneş ışığıyla parlıyordu.

Bana gülümsedi ve ayağa kalktı.

"Şimdi gitmeliyim iyice dinlen tamam mı?"

Başımı evet anlamında salladım.

"Görüşürüz Carlos."

"Görüşürüz Irene"

Carlos odadan çıktığında yatmak için kapıya arkamı döndüğümde ,Nova bana ağızı kulaklarında bakıyordu.

"Erkek arkadaşın olduğunu söylememiştin!"

Bir an yüzümün domatesten bile daha kırmızı olduğunu hissettim.

"O erkek arkadaşım değil!"

Nova sırıttı ve arkasını döndü.

"Tabi öyledir."

Bölüm sonu

2 yorum