Malikânede herkes hâlâ sessizdi.
Y/N sinirle kapıya yürüdü.
“Ben gidiyorum.”
Arkasından Drew’un sesi geldi.
“Tek başına gidemezsin.”
Y/N arkasını döndü.
“İzle beni.”
Tam kapıyı açacakken dışarıdan uzun siyah bir limuzin geldi ve kapının önünde durdu.
Kapıyı bir koruma açtı.
“Efendim, araba hazır.”
Y/N kaşını kaldırdı.
“Bu ne şimdi?”
Drew sakin şekilde söyledi:
“Konuşacağız.”
Y/N:
“Burada konuş.”
Drew başını iki yana salladı.
“Bu konuşma… biraz uzun.”
Y/N içinden düşündü:
Ben yine niye bu arabaya bineceğim?
Ama meraktan limuzine bindi.
İçeri girer girmez gözleri büyüdü.
Araba mini salon gibiydi.
Işıklar, dev koltuklar, küçük bir televizyon bile vardı.
Y/N şaşkın şekilde söyledi:
“Abi bu araba değil villa.”
Drew karşısına oturdu.
Limuzin yavaşça hareket etti.
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra Drew konuştu:
“Baban…”
Y/N hemen sözünü kesti.
“Evet, mafya. Ben de yeni öğrendim.”
Drew başını eğdi.
“Onun en büyük düşmanı benim.”
Y/N:
“Harika. Demek ortada kaldım.”
Limuzin bir anda hızlandı.
Y/N camdan baktı.
“Biz nereye gidiyoruz?”
Drew cevap verdi:
“Güvenli bir yere.”
Y/N tam cevap verecekken limuzin ani fren yaptı.
“SCREEECH!”
Y/N öne doğru savruldu.
Drew onu kolundan yakaladı.
Bir anda yüzleri çok yaklaştı.
Nefesleri birbirine karıştı.
Y/N fısıldadı:
“Bu… yine kazaydı.”
Drew gözlerine baktı.
“Belki.”
Y/N kalbinin hızlı attığını hissetti.
“Ne demek belki?”
Drew bir saniye durdu.
Sonra yavaşça ona doğru eğildi.
Y/N geri çekilmedi.
Ve bu sefer…
Kendi isteğiyle onu öptü.
Limuzinin önündeki şoför aynadan baktı.
“…Ben hiçbir şey görmedim.”
Arkada oturan koruma fısıldadı:
“Abi patron gerçekten aşık oldu.”
Y/N birkaç saniye sonra geri çekildi.
Yüzü kıpkırmızıydı.
“Bu… yine kazaydı.”
Drew hafifçe gülümsedi.
“Hayır.”
Tam o sırada Drew’un telefonu çaldı.
Arayan: Y/N's Father
Drew telefonu açtı.
“Ne istiyorsun?”
Telefondan sert bir ses geldi:
“Kızımı geri getir.”
Drew Y/N’e baktı.
Sonra telefona cevap verdi:
“Geç kaldın.”
Telefon kapandı.
Y/N şaşkınlıkla sordu:
“Ne demek geç kaldın?”
Drew hafifçe gülümsedi.
“Çünkü artık seni bırakmam.”
Limuzin gece karanlığında hızla ilerlerken Y/N içinden sadece şunu düşündü:
Ben gerçekten sadece makarna yapacaktım…
Devam edecek...
