İçeriğe geç

Bulabilecek miyim?

Bölüm 3 · 9 dk okuma

Bulabilecek miyim?

Bölüm 3

Yeni Hayatım Hazır Peki Ya Ben Hazır Mıyım?

Gözlerimi evime giren güneş ışıklarıyla açtım. Hava olduğundan daha güneşti. Aklıma Türkiye'de olmadığım geldi. Normalde güne mutlu başlayan ben bu sefer aklımdan geçen düşüncelerle mutsuz bir şekilde başlamayı tercih ettim. Uyandığımda gözyaşlarım yüzümde kurumuştu. Duşa girmenin iyi bir fikir olacağını düşünerek banyoya doğru ilerledim. Duş gerçekten bana çok iyi gelmişti. Dünkü düşüncelerimden sonra ayakta durmam gerektiğini ağlamamın hiçbir fayda etmeyeceğine karar vermiştim. Çok çalışacaktım. Hâkim olmak için elimden ne geliyorsa hatta elimden gelenin en iyisini yapacaktım. En sonunda ise babamı hapse attırmak için elimden geleni yapacaktım. Ona olan öfkemi bir süre yatıştıracaktım. Ardından o gün geldiğinde tüm öfkemi üzerine kusacaktım. Şimdi hâkim olacağına nasıl bu kadar emin olabiliyorsun diyeceksiniz. Emin olun içimdeki öfkeyi, kızgınlığı, kırgınlığı siz yaşasaydınız siz de kendinize böyle bir söz verirdiniz. Odama geçtim üzerimi değiştirdim ve aşağıya mutfağa indim oldum olası geniş mutfaklarda yemek yapmayı sevmişimdir. Orhan Abi sağ olsun ben gelmeden her şeyi hazırlamış. Kendime ufak tefek bir şeyler hazırladım. Annem bana hep özenirdi. Yiyorsun yiyorsun bir türlü kilo almıyorsun derdi bana hep. Ama şimdi şu halimi görseydi fikri değişirdi. Ben kendi düşüncelerimle kahvaltımı ederken kapı çaldı. Gelenin Orhan Abi olduğunu düşündüm ve direk kapıyı açtım. Tahminimde yanılmıştım karşımda benim yaşlarında bir kız duruyordu. Koyu renkli teni ve upuzun siyah saçları vardı ayrıca kendisine çok yakışan tatlı bir tebessümle bana bakıyordu. Ağzını araladı ve konuşmaya başladı.

-Sanırım yeni taşınmışsın annem öyle söyledi ve evinde hiçbir şey olmadığını düşünerek sana bunu yolladı.

Karşımdaki kız da Türk'tü. Şaşırmıştım, şaşırdığımı anlayacak ki tekrar konuşmaya başladı.

-Kendim tanıtmayı unuttum kusura bakma ben Yaren annem dün kapıda konuşurken sizi görmüş, sanırım konuşmalarınıza kulak misafiri olmuş. Bu sitede yaşayan tek Türk bizdik şimdi senin de geldiğini görünce sevindi. Bana da bunları sana vermemi istedi.

-Teşekkür ederim ben de açıkçası biraz korkmuştum. Tek başıma ne yapacağım diye.

-Bir şey sorabilir miyim?

-Tabii ki sor.

-Okula gidiyor muydun ya da gidecek misin?

-Okluma burada devam etmeye gelmiştim zaten.

-İşte buna sevindim eğer daha herhangi bir okula kayıt yaptırmadıysan benim okuluma gelir misin? Seninle iyi arkadaş olacağa benziyoruz. Hem ben de tek başıma çok sıkılıyorum. Her sınıfta dışlanan bir öğrenci vardır bizim sınıfımızda da o benim.

-Tabii ki gelirim. Benim de arkadaşa ihtiyacım vardı zaten. Malum tek başıma koskoca bir yerde. Bana da seninle iyi anlaşacağız gibi geliyor bu arada sen kendini tanıttın ben unuttum. Ben de Ada tanıştığımıza çok memnun oldum.

-Ben de çok memnun oldum unutmadan annem en kısa zamanda tanışmaya bizim eve davet ediyor.

-En yakın zamanda gelmeye çalışacağım.

-Tamam, o zaman ben artık gideyim zaten sonra konuşuruz. Tam karşıda oturuyoruz. Gelmek istersen her zaman kapımız açık. Görüşürüz.

-Tamam, görüşürüz.

Daha ilk gün bir arkadaş edinmiştim bile. Çok cana yakın birine benziyordu. Eminim annesi de öyledir. Ama dediği gibi bu gün okula kayıt yaptırmam lazım. Tüh hangi okulda okuduğunu sormayı unuttum. Kız o kadar samimi konuşmuştu ki resmen büyülenmiştim. Hangi okulda okuduğunu sormak aklıma bile gelmemişti. Mutfağa gidip kahvaltıma devam ettim. Her zaman ailemle birlikte kahvaltı ediyordum. Bu benim ilk yalnız kahvaltımdı. Hatta ilk yemeğimdi desem yeridir. Çünkü okulda da arkadaşlarımla yiyordum. Beni hiç yalnız bırakmıyorlardı. Üzüntümde de mutluluğumda da hep yanımda olmuşlardı. Bu yüzden biz pusulanın dört ana yönüydük birbirimizi tamamlıyorduk. Hepimiz farklıydık bu yüzden hepimiz farklı bir yönü gösteriyorduk. Ama hepimiz birlikte bir pusulayı oluşturuyorduk. Günün sonunda hep beraberdik biz. Şimdi günün sonunda ben yoktum. Arkadaşlarımı en zor zamanda yalnız bırakmıştım. En acısı ise bunu hiçbir zaman bilmeyecek olmalarıydı. Kendimi anlatmama fırsat verilmeden yurtdışına gönderilmiştim. Gerçi son kez görseydim ne diyecektim. Arkadaşlar benim babam bir katil oldu hem de annemi öldürdü şimdi bana zarar gelmesin diye yurtdışına mı gönderdi deseydim. Öyle söyleseydim herhalde gülüp geçerlerdi. Yani aslında onları son kez görsem bile söyleyecek bir şeyim yoktu. Ailemin durumunu biliyorlardı ama. Sürekli kavga ettiklerini benden gizlemeye çalıştıklarını. Hepsini biliyorlardı. Buna rağmen yine de bana inanmazlardı. Ben düşüncelerimin arasından bir oraya bir buraya atlarken kapı çalmasıyla irkildim. Bu sefer Orhan Abiden başkası olmaz diye düşünüyordum. Düşüncelerimde yanılmamıştım. Gelen Orhan Abi idi. Kapıyı açtım. Orhan Abi direk söze başladı.

-Günaydın Ada. Nasılsın yeni evine alıştın mı? Ev soğuk muydu?

-Yok, Orhan Abi hiçbir sorun yok. Eve de alıştım denebilir. Sen ne yapıyorsun?

-Ben de iyiyim sağ ol. Direk söze gireyim ben en iyisi. Yarın pazartesi okulun var buda demek oluyor ki bu gün kayıt yaptırman lazım. Ee erken kalkan yol alır. İstersen ilk, okula bir kaydını yaptıralım sonra eve birkaç malzeme alırız okul kıyafetlerini de alırız. Baban buraya gelirken çok fazla kıyafet almadığını söyledi. İstersen sonra da bir mağazaya gideriz. Hem bu sayede sen de gezmiş olursun. Ne dersin?

-Sen zaten bütün planı yapmışsın abi. Bana da bunu uygulamak düşer. Dediğin gibi biraz da gezmiş olurum. Çok iyi olur ama kırtasiye alışverişi de yapmamız lazım.

-Tamam, oraya da bakarız. Bu arada baban da ihtiyaçlarının olduğunu düşünmüş olacak ki sana bu kartı gönderdi. Sen giderken vermeyi unutmuş. Her ay içine para yükleyecekmiş. Şifresi kâğıtta yazıyor.

-O zaman ben üstümü giyinip geleyim. Sonra da çıkalım.

-Tamam, ben bekliyorum.

Üstümü giyinmek üzere yukarıya çıktım. Giyinme odama girerek kıyafetlerimi seçmeye başladım. Üstüme geniş bir kazak, altıma ise rahat bir eşofman giymiştim. Bence gayet şık olmuştu Çantama da telefonumu attım ve aşıya indim. İlk önce Yaren'e okuduğu okulu sormam gerekiyordu."Orhan Abi benim ilk önce gideceğim okulun adını öğrenmem gerekiyor." Orhan Abi şaşırmıştı.

-İstediğin okula kayıt yaptırabilirsin. Bir zorunluluğun yok Adacım.

-Yok, öyle değil Orhan Abi. Sen gelmeden yaklaşık bir saat önce karşı komşu geldi. Bana evimde yemeğimin olmayacağını düşünerek yemek getirmişler. Onlar da Türkmüş. Zaten ben gelmeden önce buradaki tek Türk onlarmış. Tam karşı komşu olarak da bir Türk'ün daha geldiğini görünce de sevinmişler. Nerede görmüşler diye sorarsan seninle beni dün konuşurken görmüşler. Bana yemeği getirmeye bir kız geldi benim yaşımdaymış Onun da sınıfta hiç arkadaşı yokmuş. Bizim okula gel dedi ama ben hangi okulda okuduğunu sormayı unuttum. Şimdi onu soracağım. Hem benim için de iyi olur en azından bir tanıdığım olur okulda hem belki bakarsın aynı sınıfa düşeriz.

-Oo hızlı çıktın Adacım. Desene şimdiden bir arkadaş ve bir komşu edinmişsin. Anlattıklarına bakılırsa pek de iyi bir komşuya benziyorlar yemekler falan.

Sadece gülmekle yetinmiştim. Bir an önce okula kaydımı yaptırıp diğer işlerimi halletmeye oradan da tekrar evime gelip uyumak istiyordum. Bu gün üstümde yorgunluk vardı ayrıca daha annem vefat edeli bir gün olmuştu. Burada hiçbir şey olmamış gibi davranmak çok zordu. Üzerime montumu giydim. Her ne kadar güneş, ışıklarını cama vursa da hava soğuktu. Sanırım bir de yeni ayakkabı almam gerekiyordu. Çünkü ben buraya gelirken spor ayakkabı giymiştim. Ama ilk kar yağışını hava durumu yarın gösteriyordu. Hemen ayakkabılarımı giydim ve karşı eve yöneldim. Kapıya vurdum. Kapıyı çok güzel bir kadın açmıştı. Sanırım bu Yaren'in annesiydi. Beni tanımıştı. Konuşmaya başladı:

-Sen yeni taşınan kızsın sanırım. Yaren senden bahsetmişti. Yaren bahsetmiştir ben de seni dün gördüm ama sırtın dönüktü. Çok güzel kızmışsın. Ben Yaren'in annesi Cemile.

-Ben de Ada tanıştığıma memnun oldum ayrıca iltifatınız için de teşekkür ederim. Ben Yaren'e bir şey soracaktım ama acaba kendisi şuan evde mi?

-Evde kızım. Hemen çağırıyorum.

Kadın çok şirin, güzel ve güler yüzlüydü tıpkı annem gibi. Cemile Hanım benim Yaren ile konuşmak istediğimi duyunca koşar adımlarla ve "Yaren!" diye bağırarak onu çağırmaya gitti. Çok sürmemişti ki Yaren kapıdaydı ve soru soran gözlerle bana bakıyordu. Ben de fazla beklemeden konuşmaya başladım.

-Yaren ben okula kaydolmaya gidiyorum ama sana hangi okulda okuduğunu sormayı unutmuşum.

-Tabi ya ben de sana söylemeyi unutmuşum. İstersen sana konumunu atabilirim böylece daha kolay bulursun. Hem telefon numaranı da almış olurum.

-Tamam, haklısın öyle daha kolay olur.

Telefon numaramı söyledim. Yaren de bana konumu attı. Okul çok uzak değildi. Yürüme mesafesiyle 15 dakika kadardı. Ama ben buradan da başka yerlere geçeceğim için arabayla gitmeye karar verdik. Arabaya bindiğimiz de Orhan Abi ile sohbet etmeye başladık. O da uzun zamandır buradaymış eşi ve bir oğluyla beraber. Türkiye'yi çok özlemişler ama Orhan Abi'nin işi burada olduğu için gitmeye zaman bulamamışlar. Oğlu ise Türkiye'yi hiç görmemiş. Yol boyu Orhan Abi konuştu ben dinledim. Okula geldiğimizde ise okula bakakaldım. Okul çok büyüktü. Ben mahalle okulu olduğu için ufak bir şey zannediyordum. Yavaş adımlarla okulun bahçesine doğru yürüdük. Okulun ismine baktığımda şaşırmıştım. Çünkü Türkçeydi. Sebebini ise okula girdiğimizde anladık. Meğer bu okulda sadece Türkler varmış. Türkiye'den Amerika'ya çok fazla beyin göçü olduğu için onlarda böyle bir okul yapmayı düşünmüşler. İşte bu hoşuma gitmişti. Bize bu bilgiyi kim mi vermişti? Tabi ki yeni okul müdürüm Aslı Hanım. Evet, o da Türk'tü. Burası sanki koskoca Amerika'nın içinde Türklere ayrılmış küçük bir yerdi. Müdürümüz konuşmaya başladı:

-Bura da rahat edeceğini düşünüyorum. Dil sıkıntısı çekmeden derslerini işleyebilirsin. Gerçi buraya geldiğine göre İngilizcen iyi olmalı.

-Evet, babam özel olarak İngilizce dersi almamı sağlamıştı ama yine de derslerimin Türkçe işlenecek olması beni mutlu etti.

-Merak etme Adacım burada öğretmenlerinde arkadaşlarında senin gibi Türk. İstersen hemen kaydını yaptıralım.

Aslı Hanım kaydımı yaptırdıktan sonra bana birkaç soru daha sordu ve okul kıyafetimizi gösterdi. Biz de Orhan Abi ile hiç vakit kaybetmeden okul formamı almaya gittik. Okul formamı aldık ardından gerekli olan birkaç eşya daha aldıktan sonra eve döndük. Saat 19.00'du. Orhan Abi beni evime bıraktıktan sonra kendi evine gitti. Evde tek kalmıştım. Sıkılmaya başladım. Yarın pazartesiydi yeni okulumda ilk günüm ve benim ise avantajlı yanım daha okula gitmeden sınıf arkadaşımı bulmamdı. Aslı Hanım'dan özellikle Yaren ile aynı sınıfta olmayı istemiştim. Aslı Hanım ise isteğimi geri çevirmemişti. Evi tekrar gezmeye başladım ama bir süre sona evin de tamamını gezmiştim ve canım hala sıkılıyordu. Yaren'e mesaj atmaya karar verdim. Tek arkadaşım oydu. Telefonu elime aldım ve ne yazacağımı düşündüm. Daha yeni tanıştığın birine ne yazarsın ki? Kendim gibi olmam gerektiğime karar vererek "İyi akşamlar Yaren nasılsın?" yazdım. Aradan birkaç dakika geçmişti ki Yarenden mesaj geldi. "İyi akşamlar Ada iyiyim sen nasılsın." "Ben de iyiyim evde oturuyorum canım sıkıldı ve aklıma ilk sen geldin." "Aklına ilk olarak gelmem beni mutlu etti. Okula kaydını yaptırdın mı?" "Evet, yaptırdım aynı sınıftayız. Aslı Hanım benim için tüm sınıf listelerine baktı ve kaydımı seninle aynı sınıfa kaydetti." "Bu çok güzel bir haber. Çok sevindim."

Yaren ile bir süre mesajlaştık. Ardından yarın görüşmek üzere ikimizde uyumaya karar verdik. İçimde en ufak bir heyecan bile yoktu. Ama sanırım korkuyordum. Sebepsizce. Ben taşındım taşınalı babam beni bir kere bile aramamıştı. Zaten aramasını da istemiyordum. Artık onun sesini bile duymak istemiyordum. Beni üzen şey arkadaşlarımın bana bir kere bile mesaj yazmamasıydı. Saate baktım geç olmuştu yarın erken kalkacaktım. Uyanır uyanmaz ilk işim onlara mesaj atmak olacaktı.

Bölüm sonu

4 yorum