7. BÖLÜM
Gerçek
Ertesi gün saat 16.50'de eski deponun önündeydim.
Yanımda Ece vardı.
— Emin misin? diye sordu.
— Hayır.
— O zaman neden geldik?
— Çünkü artık kaçmak istemiyorum.
Saat tam 17.00 olduğunda deponun kapısı yavaşça açıldı.
İçerisi karanlıktı.
Bir adım attım.
— Baba?
Cevap gelmedi.
Sonra karanlığın içinden bir adam çıktı.
Yüzünü gördüğüm anda nefesim kesildi.
Babamdı.
Yıllardır görmediğim babam...
Gerçekten karşımdaydı.
— Dilay...
Koşup ona sarılmak istedim ama olduğum yerde kaldım.
— Neden gittin?
Babam başını eğdi.
— Gitmek zorunda kaldım.
— Beni neden bıraktın?
— Seni korumak için.
— Kimden?
Babam cevap vermeden günlüğü gösterdi.
— Çünkü o günlük sıradan bir günlük değil.
Ece şaşkınlıkla sordu:
— Peki kim yazıyor?
Babam bana baktı.
— Sen.
— Ben mi?
— Geçmişte yaşadığın bazı şeyleri hatırlamıyorsun. O sayfalar, unuttuğun anıları geri getiriyor.
Günlüğü açtım.
Son sayfada yeni bir cümle vardı.
“Artık gerçeği biliyorsun.”
Altında başka bir cümle belirdi:
“Ama bu daha başlangıç.”
Başımı kaldırdım.
Babam gülümsedi.
— Şimdi ikinci defteri bulmamız gerekiyor.
— İkinci defter mi?
Babamın yüzündeki gülümseme kayboldu.
— Evet.
— Nerede?
Babam depodaki eski dolabı işaret etti.
— Okulda.
Günlüğü kapattım.
Artık korkmuyordum.
Çünkü bazı sırlar saklanmak için değil...
bulunmak için vardı.
SON.