O gün Lara tek başına AVMleri dolaşacaktı ama ailelerin "yeni evlisin, kocanla gez, hep birlikte olun." Sözleri hiç bitmediği için zorunlu bir şekilde Arin ile AVM ye gitti.
Arin aniden Lara'nın lafını kesti;
"Bu sorumu?"
Lara bir anlığına Arin'in ne kadar nazik olduğunu ama kendisinin fark etmediğini düşündü.
"Tabii ki alamazsın. Onu da mı kafamda kıracaksın?"
Lara gözlerini devirdi
"Sana soranda suç. Sana sormama ne gerek varsa? Alacağım tabii ki fikrin umrumda değil Arin."
Lara yavaşça yürüyerek tabak reyonuna gitti ve eline bir tabak alarak Arine döndü;
"Sence hangisi daha çok canını yakar?"
"Neden bana soruyorsun?"
Lara hafifçe sırıttı;
"Tabaklardan en iyi sen anlarsın da o yüzden acıtır mı acıtmaz mı bilirsin."
Arin, Laranın yanağını avuçladı ve sıktı,
"Öyle mi prenses?"
Lara, hemen Arin'i itti
"Öyle hizmetçi"
Arin hemen Lara'yı kollarının arasına aldı
"Kocandan hemen kaçma"
"Sen benimkocam değilsin. Bu bir zorunlu evlilikti."
Arin, Laranın saçlarını okşar
"Al da gidelim karıcığım."
"Bir daha karıcığım dersen kafanda bir tabak daha kıracağım Arin."
Lara elindeki tabak,bardak ve başka bir sürü ev için lazım olan ev eşyalarını sepede koydu ve birlite kasaya foğru ilerlediler. Arin kasada ki sırayı görür görmez kalbi sıkışmaya başlamıştı
" iki, üç cam parçası için bu kadar sıra mı bekleyeceğiz? Allah'ını seviyirsan bırak şu eşyaları yürü! Ben bizim Mahmut abiden alırım şu ev eşyalarını!"
"Saçmalama Arin! Sen hiç mi kitap okumadın?
"Ulan Lanet Karı! Konuyu değiştirme! Bu sıraya buraya karınca koysan iki dakika yaşayamaz lan!"
Lara kafasını yana doğru hafifçe eğdi
"Neden yaşayamaz ki?"
"Üstüne basalar kızım! Okumuşsun da bir boka yaramamış!"
"Okumakla karıncayı nasıl bağladın acaba?"
"
o sırada Lara anlında hafif bir sıcaklık hissetti. Yukarı bakınca Arini anlını öperken gördü, hemen uzaklaştı "Ne yapıyon?" Arin hafifçe sırıttı "Ne yani? Karımı öpemeyecek miyim?"
Arin birinin Lara'yı izlediğini hisseder, biraz rahatsız olsada ilk başlarda sesini çıkarmaz, birkaç dakika sonra iç gücüsel olarak arkasına bakmayı akıl etti ve dayının tekinin Arin'in gözü önünde Laranın kalçasına baktığını görür. Adamın yakasına yapışıp adama sert bir kafa attı.
"ULAN SEN KİMİN KARISINA KİMİN YANINDA BAKIYON LAN?!"
Diye bağırınca Lara hemen arkasına döndü ve adamın burnunda kanlarla yerde yatarken gördü. Arin, Lara'nın kolundan tutup kasanın ön kısımlarına sürekledi. Sanki hiö sıra yokmuşçasına. Hemen eşyaları geçirdi ve parayı ödeyip marketten çıktılar. Lara, Arin'in bu kadar kıskanç olduğunu düşünmüyordu. Arin Lara'nın kolunu sıkıca kavramış bir şekilde yolda yürüyorlardı.
"Eve gidiyoruz. Hemde şimdi, bu günlük bu kadar macera bana yeter anladın mı beni?"
Lara kafasını salladı
"Aferin benim karıma..."
Diyerek hafifçe Lara'nın yanağına nazik bir öpücük kondurdu.

