Lara, koltuta oturup kitap okurken Arin bilgisayar da oyun oynuyordu. İkisi de işlerine çok bağlanmıştı, birakaç dakika geçmeden kapı çaldı. Lara açmaya gitmek için kitabını kapattı ve gözlüğünü çıkardı, kapının kolunu hafifçe tuttu ve kapıyı açtı. Açar açmaz adamın bir kapıyı sertçe Lara'nın yüzüne vurarak içeri girdi.
"Öküz!"
"pardon görmemişim de yenge öküz falan ayıp olmuyor mu?"
"Evet evet oluyor! Sana daha fazlasını söyleyeceğim. Ne için geldin lan buraya?"
"Yenge ben Arin'e bakacaktım da"
Lara kapının çarptığı yeri, yani burnunu tuttu ve sendeledi
"Gir lan içeri, hele bir bağırın bir tabak da senin kafanda kırarım! benim sabrımı zorlamayın lan!"
"Tamam yenge sakin!"
Çocuk içeri girince Laraderin bir nefes aldı ve koltuğuna oturup tekrar kitabını açtı. Birden içeriden gülüş,bağırış ve küfür sesleri gelmeye başladı. Lara bir sustu... iki sustu... üç sustu demeyeceğim, üçüncüde kitabı sertçe bıraktı, mutfağa gidip eline iki tabak aldı ve odanın kapısının sertçe açtı.
"ALLAH'IM SEN BUNLARI BANA SINAV OLARAK MI GÖNDERDİN? BEN DEMEDİM Mİ LAN SİZE SUSUN DİYE?!"
Arin kafasını bilgisayardan kaldırmadan cevap verdi;
"Ah, geldi benim minik hizmetçim. Ne zaman kabullenip arkamı toplamaya başlayacaksın?"
Lara elindeki bir tabağı Arin'in kafasında diğerini ise arkadaşının kafasında kırar. Arin, acı içinde bağırır
"AHH! LANET KARI! LANET KARI!"
Lara kollarını bağdaş yaptı ve arkasını dönüp hafif bir sesle konuştu
"Yazık oluyor."
Arin şaşırarak Lara'ya baktı
"Bize mi?"
"Tabaklara. Verdiğim paraya acıyorum, bütün param sizin malca kullandığınız kafanıza kırarak gidiyor. Geldiğimde yerde minik bir cam parçası görürsem iki tabak daha kırarım kafanızda. Başlayın hadi temizliğe, hizmetçilerim."
Lara odadan çıktıktan bir kaç dakika sonra odadan süpürge sesleri gelmeye başlamıştı. Lara odaya girince odanın pırıl pırıl olduğunu görüp Arin'e döndü;
"Aferin benim minik hizmetçime... böyle adam olacaksın koçum. Şimdi adını bilmediğim eleman, evine git de senin karın da EVLİ ERKEKLERLE ÖPÜŞMESİN."
Arin gözlerini kısarak Lara'ya döndü
"Bana gönderme mi yaptın yoksa bana mı öyle geldi Lanet karı?"
"Sana öyle gelmiştir hizmetçi."

