İçeriğe geç

Bu Gece

Bölüm 25 · 3 dk okuma

Bu Gece

Bölüm 25

Nikah

Uyandığımda ateş yoktu demekki gitmiş yatağa da büyük ihtimalle o beni koydu heryerim tutulmuştu resmen. Annem odaya girdi.

" Kızım kuaför geldi"

"Anne biz gelinlik almadık ki"

"Nasıl?"

"Sadece isteme ve kına için aldık düğünü sonra alırız dedik zaman olmadı".

"Normal bir kıyafetle gidemen kızım koskoca soylu ailesinin gelinisin"

"yapacak birşey yok"

Bir anda kapı çaldı.

"Hanımım ben onur"

"Gir onur"

Elinde 5 6 taneye yakın gelinlik vardı

"Hanımım Ağam bunları gönderdi içinden beğendiğini seçsin dedi gelinlik almaya vaktiniz olmamış."

"Tamam onur çıkabilirsin"

"Hah kızım bak ateş oğlum iyi düşünmüş hazırlan kuaförü odana gönderiyorum."

Başımla onaylar gibi salladım. Kuaför geldi başlamıştım hazırlanmaya yaklaşık 3 saat sonra makyaj saç bitmişti. Sonra gelinliğe gelmişti hepsini açtığımda şaşmıştım. Ateş istediğim gibi gelinlikler beğenmiş göndermiş. Direk gözüme ilk gelini aldım hoşuma gitmişti prenses modeli göğüs dekortesi az olan uzun kollu az kabarık hafif parıltılı bir gelinlikti.

Saçımı dağınık topuz yaptırdım. Mat bir makyaj yaptırdım hafif ama şahşalı olan tacımı taktılar. Duamı taktıktan sonra hazırdım.

Fazla sürmeden annem odaya geldi davul zurna sesleri geliyordu. Odaya girdiğinde annem göz yaşlarını tutamadı.

"Çok güzel olmuşsun güzelim Allah seni nazarlardan saklasın hep mutlu ol yavrum"

"Tamam anne ağlama bak benide ağlatacaksın makyajım bozulacak"

"Tamam güzelim hadi geldiler."

Hazırlanma sürecinde ateşle hiç konuşmamıştım bana ne mesaj atmıştı nede aramıştı.

Merdivenlerden indiğimde ateş herzamanki gibi gözünü benden alamamıştı, bende gözümü ateşten alamamıştım adamatlığın ona bukadar yakışa bileceğini bilmiyordum.

Elini uzattı havada kalmasın diye tuttum inmeme yardımcı oldu davul zurnayla arabaya bindik. Sessiz bir yolculuktan sonra koskocaman düğün salonuna gelmiştik. Herkez yerlerini alıp oturmuştu bizi bekliyorlardı.

Giriş müziği çaldı ateş elini tutmayacağım zanatti o yüzden hiç birşey demedi kapı açıldığında elini tuttum yüzüme şaşkınlıkla baktı piste doğru yürüdük dans şarkısı çalmıştı.

Benim ellerimle ateşin omuzlarını kavradım ateş ise elleriyle belimi kavradı. Birbirimize bakarak dans ettik herkez alkış atıyordu. Ateş. Bana bakarak.

" Dans etmek istemiyordun ne oldu Bi anda? "

" Kınada etmedim düğündede etmesek ayıp olurdu"

Ateş yüzüme baktı. Ve yüzünü biraz asmıştı

"İkda"

Güldüm. "Ne ikdası?"

" Sen çarpılırsan benim istediğimi yapacaktın ben çarpılırsam düğün olmayacaktı."

Daha da kahkaha atmaya. Başlamıştım.

" Çarpıldığını kabulleniyorsun yani"

"Yani evet çarpıldımadım diyemem."

"Ben gelmiyeceğini düşünmüştüm evlemmemek için mızmızlık yaparsın zannetmiştim."

" Gidilen yoldan bidaha dönülmez ateş soylu"

Ateş gülümsedi

"Halla halla bana bunu kim diyor acaba yağmur ilhanmı yoksa yağmur soylu mu?"

"Yağmur soylu"

Ateş daha çok gülmeye başlamıştı.

"Bakıyorum hoşuna gitti Ağa karısı olmak"

" Yoğ"

"Aynen yoğ"

Dans bitmişti biz yerimize geçtik nikah memuru geldi. Ve meşhur konuşma başlamıştı.

Memur

"Siz ateş soylu yağmur ilhanı işiniz olarak kabul ediyormusunuz."

"Evett"

Herkez alkış. Attı

"Siz yağmur ilhan ateş soylu şu eşiniz olarak kabul ediyormusunuz."

Ateşe baktım oda bana baktı. Sonra annem ve melisaya baktım. Ve mikrofona yakmıştım.

"Evett"

Herkez alkış attıktan sonra.

Memur

"Belediyenin bana vermiş olduğu yetkiyle sizi karı koca ilan ediyorum." Defteri verdik İmzaladım ve Evlilik cüzdanını bana verdi.

Ayağa Kalktık ateş anlımı öptü.

Takı merasimine geçilmişti. Okadar çok takıldıki üstümdekileri hariç Bi valiz daha altın takıldı başımdaki tacı çıkarıp altın taç taktılar Hanife anne altın kemer taktı 30 tane bilezik Abdullah baba taktı. Gamze 20 kg kolye taktı elif bora metin inci toprak taktıklarıyla zaten dolmuştum bile artı sayamadığım daha fazla altın ile birlikte diğer aşiretler taktı ayakta duramayacak kadar altınlar ağırlık veriyordu düşmemek için ateş beni belimden tutuyordu

ateş.

"Anne valiz getirin de yağmurun üzerindekileri çıkaralım kız düşecek artık"

"Tamam oğul"

İnci büyük valiz getirdi ateş sandalyeye otutturdu. Altınları yavaşça çıkarmaya başladılar her aldıklarında hafif hafifliyordum.

Ayağa Kaktım herkez kurtlarını döküyordu ben ve ateş mutluyduk. Azad ve melekte düğündeydi. Bize dik dik bakıyorlardı Allah şükür yanımıza gelmemişlerdi.

" Sakıyorum da hoşuna gitti." Dedi ateş alaycı ses tonuyla.

" kim benim mi?"

"Yok ben."

" Bak ateş şunlara katlanıyorsam bile küçük kardeşim için katlanıyorum"

"Biliyorum yağmur elli defa söylemeden dolayı beynimde Bi yer edindi sanki ben seninle evlenmeye meraklıyım."

" Tabi canım bunu benden hevesli olan katil bir adammı söylüyor"

"Yağmur yine başlama günü bana haram zıkkım etme."

" Senin hayatın zaten sana haram zıkkım delmiş"

"Sende ne dil var be kadın."

Gözlerimi devirip bizimkilere baktım herkez mutlu mutlu eğlenirken Bi anda silah sesleri geldi ateş beni korumak için kollarının altına aldı.

"Ateş neler oluyor?"

"Masanın altına gir korkma"

Herkes Bi kenara çekilmiş korku halde duruyordu.

Bölüm sonu

6 yorum