Koskoca ateş soylu karşımda yatakta yığılmış kalmıştı gülerek ayakkabılarını çıkardım. Ceketini üstünden çıkardım üstünü örtecekken kolumu bi anda tuttu gözleri kapalı şekilde.
"Çok güzel gülüyorsun zalımın kızı"
Donup kalmıştım ateşin bu sözüne elini kolumdan çektim. Sılahını belinden alıp masaya koydum telefonunu yastığının altına koyduktan sonra odadan çıktım çok yorulmuştum uykuda tutmayınca mutfağa gidip kendime nescafe yaptım ve bahçeye gittim oradaki koltukta oturdum. Kafamı dinliyordum kahvemden yudum alıp zamanın tadını çıkarıyordum.
Bir anda arkamdan ses geldi. "Yağmur" ateşin sesiydi arkamı döndüğümde ateş bana doğru geliyordu kafası iyiydi paytak paytak
yanıma gelip oturdu.
"Sen niye kalktın?"
Ateş hafif gülümsedi
"Uyku tutmadı be güzelim"
Güzelimmi büyük ihtimalle bu dediklerini yarın unutacak tı ama neyse
"Ben sana acı bir kahve yapim anca ayıkırsın"
Tam kalkacakken kolumdan tutup otutturdu
"Cık içmicem böyle iyiyim"
"Öyle diyorsan iyi"
Kahvemi yudumlamaya devam ettim
" Sen beni neden hep kötü olarak görüyorsun?"
İçtiğim kahve boğazıma dizilmişti bile
"Neyden bahsediyorsun? ateş sarhoşsun şuan kalk odana gidelim uyu"
"Hayır sen beni kötü civdansız olarak görüyorsun ama benim senin için
yaptıklarımı görmüyorsun".
Sadece susup şaşkın bir şekilde ateşe baktık sarhoş yani nedediğini bilmiyor.
"Sen 3 senede evliliğe hazır değilim desen bişey demez kıyamazdım o nikahı ama söz konusu senin güvenliğin"
"Nasıl yani benim güvenliğim derken evlilikle ne alakası var ateş?"
"Serhat sana kafayı takmış nikahınız yok ben onunla evleneceğim diyor seni zorla elimden almak istiyor ve durmayacakta sana zarar gelmemesi için nikahı erkene aldım serhattan çünki herşey beklenir."
Ateşin yüzüne baktım ilk defa onu böyle görmüştüm ateşin belli olmuştu neden bu nikahı erkene istediği ve haklıydı hak vermiştim ilk defa benim canımı yakmak için değil tersine beni korumak içinmiş.
Ateş baygın gözlerle bana bakmaya devam ediyordu.
"Hadi ateş kalk odana götüreyim seni bende yatıcam yarın düğün var."
Ateşin kollarından tutup kaldırdım merdivenlerden çıkarıp odasına götürdüm yatırdım üzerini örttüm. Tam gidecekken kolumu sıkıca tuttu kapalı gözleriyle.
"Lütfen gitme sana ihtiyacım var biraz daha kal"
Deyince durmuştum kalomu kenetlemişti kolumu kurtaramıyordum baş ucuna çömeldim dizlerimin üstüne oturdum kolumu öylesine sarmıştıki kurtarmam imkansız kafamı yatağa yaslayıp uyuya kalmıştım.
Ateş
Uyandığımda saat 5 ti odamda değildim kafamı çevirdiğimde yağmur yere çömelmiş yatıyordu kolunuda ben tutmuşum. Kendi kendime söyleniyordum
" Ah lan ateş kıza meydan okursan bu olur kızı esir tutmuşum resmen."
Acaba kim kazandı bilmiyordum başım çatlıyacaktı yataktan Kalktım yağmuru kucağıma alıp yatağa yatırdım üstünü örttüm. Kafasına bir öpücük kondurdum persesler gibi yatıyordu silahımı ceketimi aldıktan sonra evden çıktım konağa gittim güzel bir duş aldıktan sonra kendimi yatağa attım daha düğün saatine vardı.