Bozguncuya uzun uzun baktım. Göndersem hastaydı gönlüm el vermicekti göndermesem başım belaya girecekti. Tamam o bir bozguncu olabilirdi ama o da insandı ve onun da sağlıklı olması gerekirdi. Ondan korkuyordum çünkü bizlere bozguncuların hep terorist olduğunu söylemişlerdi. Dükkanı kapadım. Hasta bozguncunun kolunun altına girdim ve onu odama getirip yatağıma yatırdım. Ateşini ölçttüm ateşi 39 dereceydi. Aşağıya gidip mercimek çorbası yaptım. Çorbayı bir tepsiye koyup odama çıktım o gözlerini odayı gözlüyordu benim gelmeme gözlerini bana çevirdi yatağa oturdum o da yatakta oturur pozisyonuna geldi ona çorbayı içirdim. "eğer sana yardım ediyorsam acıdığımdandır iyileşince buradan def olup gideceksin" dedim. Çorbayı bitirince tepsiyi şifonyere koydum. O sırada söylediği şarkıyla öfkelendim. "sakın şarkı söyleme bozguncu "
"neden"
"yasak"
"sana yasak bana değil"
"sizlerin derdi ne neden toplum düzenini bozuyorsunuz"
"bizim karşı çıktığımız kuralar veya toplum düzeni değil karşı çıktığımız müziğin sanatın yasaklanması bir insan kendini şarkıyla ifade eder yazılarıyla ifade eder resmiyle ifade eder bunlar olmasa insan dilsiz gibidir kabul ediyorum yılar önce asrın felaketini yaşadık ama bu felaketin sebebi güçlerimiz değildi savaşlarımızdı müzik değildi kendimizi üstün görmemizdi resim değildi güçlerimiz doğal afetlere yol açmamızdı yazmak değildi güçlerimizi sorumsuz kulanmamızdı ve sorumlu bir şekilde kullanırsak sorun olmaz" bir dakika bu bozguncu çok güzel konuşuyordu ama sabah daha zor konuşuyordu. "sen düzgün konuşuyorsun"
"karnım ağrıdığından hızlı konuşmak istedim bunun için öyle konuştum"
"tamam" dedim o da şarkı mırıldanmaya başladı.
Sana olan aşkım ebedi
Kimseyi sevemem oldun sebebim
Yanık oldum gözlerine
Başkası bakamaz olurum sebebi
Hatırlarsın sözlerimi
Bir gün gelecek sarıcam belini
Unuturum derdi kederi
Ah tutsam sıcacık elerini
Müzik bu kadar güzel birşey miydi müzik insanın ruhunun terapisti olan müzik neden yasaktı. Sonra sanki birşey farketmiş gibi söylediği şarkıyı değiştirdi.
Senle başka bir yolda karşılaştık sonunda
Haline dert yanarsın hayaler ortasında
Bence aşka bulaşma malup oldum bu yaşta
Sonra zaten anlarsın kaybeden hep hayatta
Bu kaçıncı dert bu bu yabancı rüzgar
Çalan kapıyla söylemeyi bıraktı onun koluna girdim ve onu dolabımı içine sakladım Allah'ım inşallah iç çamaşırları görmezdi zaten dolabın içi karanlıktı göremezdi yani öyle umuyorum. Kendimi düzeldi aşağıya indim dükkanın kapısını açtım Fırat amca gelmişti. "hoş geldin amca"
"hoş bulmadık kızım"
"ne oldu ki "
"babaannen hayatını kaybetti cenazesi var be bu yüzden Mardin'e gideceğim sen de gelmek istersen"
"hayır ben burda kalabilirim"
"peki sen bilirsin ben bavulumu alıp gidiyorum dikkatli ol"
"peki amca" babaannem adına üzülmüyorum çünkü o da bir bozguncuydu diğerlerine göre sıradan insan ama kendi başına veya bizimle baş başa kalınca müzik dinleyen beste yapan resim çizen kitap yazan su gücünü kulannan bir bozguncuydu. Annem ve babamıda bozguncu olmaya o itimişti. Onun ölümü beni hiç üzmedi. Amcam bavulunu hazırlayıp evden çıktı ben de sirkeli su, bez ve ilaç alıp odama çıktım elimdekileri masama koydum ve onu dolabımda çıkardım ve onu yatağa atım. Üzerini örtüm ve bezi sirkeli suyla ısıtıp alnına koydum. "donuyorum" ne dediğini umursamadım. Başka bir bez alıp buz gibi bir suda ıslatıp sıktım. Bezi alım onun yüzüne boynuna ve kollarına sürmeye başladım o nekadar üşüyorum derse ben de bir okadar sert vuruyordum. İlaçları içirdim ve yeniden yatırdım ateşi 37 ye düşmüştü. Gözleri kapalıydı ama uyumuyordu."senden birşey isteye bilir miyim"
"söyle terorist " bu dediğime gülmüştü. "teyzeme mektup yazmam gerek beni çok merak etmiştir kağıt kalem getirsem ben söylesem sen yazsan"
"ben senin gibi bir bozguncu olmadığımdan yanımda kalem kağıt yok"
"benim cebimde var al bir zahmet"
"nasıl bir insan yanında kalem kağıt taşır"
"eğer benim gibi bozguncuya yanında gitar da taşırsın palet te kanunlara inat"dedi. Cebinden katlanmış bir kağıt ve tükenmez kalem çıkardım o söyledi ben yazdım.
Sevgili teyzem,
Ben şuan güvendeyim hani benim görevlendirildiğim sokakta bir market vardı ya oradayım hastayım bana dükkandan sorumlu kız bakıyor halime acımış teyze öncelikle seni çok seviyorum beni buradan alın lütfen enişteme de iyi bak
Yeğenin özgür
Adı özgür müydü neden kurallara takmadığı şimdi anlaşıldı. Özgür bu ismi söyledikçe söyleyesim geliyor...
* **
Evet arkadaşlar uzun bölüm oldu beğenip yorumlamayı unutmayın. Sizce Asya mektubu verecek mi polisler görmeden özgür gidecek mi bir sonraki bölümde sağlıcakla kalın sevgililerim..

