Şekerci dükkanında görevli olan adam poşete şekerleri doldururken bir yandan da bir şeyler soruyordu
"bu yılki kostümünüz nedir hanımefendi ya da kostüm giyecek misiniz?"
şekerleri alıp kostüm dükkanına gidicektim ama ne alıcağımı tam kararlaştırmamıştım.
"Bende bundan sonra kostüm dükkanına gidiceğim ama ne alıcağımı tam bilmiyorum."
Acaba ne giysem diye düşünürken şekerci dükkanındaki adam;
"Size Samara yakışır aslında saçlarınızda benziyor"
Saçlarım siyaha yakındı ve belime geliyordu
Kafamı sallayıp kasaya geçtim. Şekerleri ödedikten sonra kostüm dükkanına gittim.Girişteki kadına selam verip içeri girdim.Ben kostümlere
bakarken birden arkamdan belimi bir el sardı,arkamı döndüğümde ise en yakın arkadaşım Ember'i gördüm. En son iki gün önce görüşmüştük ama onda bir değişiklik vardı,saçlarını kestirmişti.O güzelim saçlarına kıyıp kısacık kestirmişti.Saçlarını kulağının hemen altında bitiyordu
"Ne yaptın sen"
dedim ,sesim biraz yüksek çıkmıştı görevli kadın gelip beni uyardı,ikinci defa olursa mağazadan çıkarıcaklarını söyleyip gitti ben sanki size çok bayılıyorum diye içimden geçirdim.
"Sakın ol Irene sadece peruk"
O ana kadar peruk olduğunu anlamamıştım ama gerçekten aynı Ember'ın saçları gibiydi ,fazla gerçekçiydi.
"Sen ne bakmaya geldin Ire"
"Ne almaya gelmiş gibi duruyorum tabiki kostüm"
Ire benim takma ismimdi,aslında daha çok fazla takma ismim var.
"Nasıl bir kostüm bakıcan bence bu yıl Samara ol." dedi
Amber her yıl Samara ol diye başımın etini yer.Bu yıl içimde Samara olma isteği var ama nedenini hiç bilmiyorum.
"Tamam bu yıl Samara olucam." dediğim an ağzından küçük bir çığlık çıkıp bana sarılınca olanlar oldu.
~~~
"Senin yüzünden bizi dışarı attılar Ember!"
"Sen Samara olucam diyince tutamadım çıktı ağzımdan,istemsiz oldu." Bu kızın heyecanını biraz bastırması gerekiyor diye içimden geçirdim.
"Senin evinde beyaz,uzun bir tane elbise vardı onu giy üstüne keçcap falan dökeriz."dedi Ember,aslında mantıklıydı boşuna masrafa girmeye ne gerek vardı.
"Tamam,onu yarın hallederiz benim uykum var daha eve süsliyeceğim" dedim.Ember'le vedalaştıktan sonra eve gidip süsleme işine koyuldum.Evin dışını süslerken boyum yetmediği için sandalyenin üstüne çıkmıştım ama yanlışlıkla ayağı sağlam olmayan sandalyeyi aldığım için ben sandalyenin üstündeyken birden kırıldı ve bende yere kapaklandım.O sırada yoldan geçen bir kadın düştüğümü görünce koşar adımlarla yanıma geldi.25-30 yaşlarında bir kadındı,yüzü biraz tanıdık gelmişti.Sağ yanağında derin bir kesik izi vardı.
"İyi misiniz? Kafanızı bir yere vurmadınız değil mi?" diye sorular sordu
"İyiyim teşekkür ederim kafamı bir yere vurmadım sadece bacağım biraz ağrıyor"
"İsterseniz sizin evinize geçelim biraz bacağınıza buz tutalım" dedi genç kadın
"Teşekkür ederim ama hiç gerek yok siz burada mı yaşıyorsunuz sizi buralarda görmemiştim"
"Evet geçen hafta taşındım o yüzden olabilir ,bu arada ismim Cora"
"Bende Irene tanıştığıma memnun oldum ben sizi daha fazla tutmayayım geç oldu zaten"
"Evet geç oldu iyi akşamlar Irene" ismimi vurgu yaparak söylemişti.
'İyi akşamlar Cora"
bu kadını bir yerden tanıyordum ama nereden...
~~~