16 yaşıma geldim. İyiydik, eskisi gibi olmasa da. Eskisi gibi sık görüşmeler, görüntülü konuşmalar, bir yerden bir yere giderken sesini duymak için aramak, mesajlaşmak artık nadir oluyordu.
Reels atardım beğenip yorum yapardı. Reels atardı beğenip yorum yapardım.
Uzun konuşmalarımız olmuyordu. Soğuktuk ama bağlıydık yine birbirimize.
Git gide çok farklı birine dönüşüyordum. Çok değişmiştim. Bazen gereksiz tavırlar yapmaya başlamıştım. Durduk yere suratım asık duruyordum. Değiştiğimin farkına vardım ama yaptıklarım bilerek değildi. Eski enerjim yoktu.
Şimdi Nehir’le konuşmuyoruz. Haftalar, aylar neyi gösterir bilmiyorum. Konuşacağımızdan eminim. Fakat son hallerimizi bile bulamayacağımızı biliyorum. O büyüyor, ben büyüyorum. Değişiyoruz. Dostluklar eskiye dayanmalı ama bizim kardeşliğimiz bitti. Bir hata yaptım. Onu kırdım. İkimize sebep oldu. Hâlâ eskisi gibi seviyorum. Belki de böylesi bizim için daha iyi olur? Sandalyenin biri boş kalırsa…