Ezgi'den...
Uyandığımda kimse yoktu beyazlar içinde bir hastane odasındaydım. Birden kapı çalınca kafamı oraya döndürdüm. İçeri giren kişi Eraydı. Yattığım yerden doğruldum. Hastanede bana zarar veremezdi herhalde. Eray yanıma gelip "Evimde olan şeyler için özür dilerim." dedi. Onca olan şeyden sonra bunu beklemiyordum. Eray başucuma gelip alnımdan öptü. Buram buram alkol kokuyordu. Aklıma bir plan gelmişti. Eraya dönüp "Beni eve bırakırsan affederim." dedim. Eray bunu hemen kabul etti ve çıkıp evime gittik. İçeri girince geç otur ben geliyorum dedim. Odama geçip yatağın karşısına görünmeyecek bir şekilde kamerayı ayarladım. Tangalarımı giyip kapıdan çıktım. Beni gören Eray hemen ayağa kalktı. Anında yanıma gelmişti. Alkolun de etkisiyle umursamaz be azgın olmuştu. Kapattığım kapıyı hemen açarak beni içeri itti.
!!!!!!!+18!!!!!!
Eray "Çok ateşlendin herhalde." diyip üstüme çıktı. Ne olduğunu tam kavrayamamışken Eray dudağıma yapışmıştı. Tam da istediğim gibi. Hemen ayak uydurup öpüşüne karşılık verdim. Eray tişörtünü çıkarmıştı. Üstüme eğilince ona izin vermeden boynuna yaklaştım ve öpmeye başladım. Altımda hissettiğşm sertlik ile dudaklarım yukarı kıvrıldı. Erayı altıma alıp üstüne çıktım. Tam üatğne oturduğumda Erayın ağzından ufak bi inleme çıktı. Üstümüzdekilerden kurtulduğumuzda tekrardan kucağına çıktım ama Eray beni altına alarak sertçe içime girdi. Siktir. Bunu gerçekten beklemiyordum. Gözlerim acıyla dolduğunda ağzımdan bir inleme koptu...
!!!!!!!!!!!!!+18 biti💔 !!!!!!!!!!!!
Hobbit...
Son kadehi de kafama diktim. Galiba çok içtim. Başım dönmeye başlamıştı. Telefonu elime aldım. Eray eray eray... aha buldum. Erayı arayıp telefonu kulağıma koydum. Daha doğrusu telefonu masaya kafamı da telefonun üstüne koydum. Bir kız sesi beklemiyordum. "Efendim Emir noldu?" Hassiktir Erayın bir altındaki kişiyi aramışım. Bu Esmaydı! Ah salak kafam. Sarhoşluğumdan faydalanarak "Naber güzelim?" dedim. Esma önce ofladı sonra "Yine mi içtin Emir?" dedi. Beni çok iyi anlıyordu. "Planladığım bir şey değildi. Erayı arayacakken seni aradım. Kusura bakma." dedim. Tamam diyip yüzüme kapattı. Beni dinlemediği için bitmiştik. Hala onu çok seviyorum. Ben sarhoşken Ezgi orospusunun üstüme atlamasındsn dolayıydı. Ezgi sonrasında hamile kalmıştı. Sonrasında bebeği düşürdüğünden dolayı içim rahat etmediğinden yanında olmuştum. O orospu bunu kullanmıştı. Boşa değildi tabi. O bebek için üzüldüğü yoktu. Esmaya bunu anlatmayı çok denedim ama sürekli benden kaçtı. Kıçımı kaldırıp taksiyle eve dönmem gerekiyordu...
Bone'den...
Yaşanan kargaşadan sonra Adil'in evinde biraz kafa dinlemek istemiştim. Sercanda benimle gelmişti. Adil ve ben Baran'ın durumu hakkında konuşuyorduk. Adil, "Baran nasıl oldu?" diye sordu. Sercan omuz silkerek cevap verdi. "Şu an iyi, evine bıraktım. Feride yanında." Ben sadece susuyordum. Ne yapacağımı bilmiyordum. Erayın öfke patlamasından sonra yaşananlar aklımdan çıkmıyordu. Sonra birden telefonuma mesaj geldi. Ezgi atmıştı. Ne istiyordu bu kaltak benden? Telefonu açıp bildirime bakınca Ezginin onu sadece bana değil bizim tayfanın olduğu gruba da atmış olduğunu gördüm. Bu bir mesaj değil, videoydu. Başta Ezgi telefonu ayarlıyordu. Sonra kadrajdan çıkıp gitti. Tam kapatiyordum videoyu ki Erayla birlikte kadraja girdiler. Burası Ezginin odasıydı. Erayla.birlikte yatağa geçtiler. Ardından sevişmeye başladılar. İğrenerek telefonu kapattım. Aynı videoyu çocuklara da gönderdiği için onların tepkisini görmek istedim. Hemen yanımdaki Adil ve Sercan'a baktım. İkisi de videoyu Sercan'ın telefonundan izliyordu. İkisi de birden "Hassiktir!" dediler. Sonra ikisinin bakışı da bana döndü. Kapının çalmasıyla dikkatleri dağıldı. Gelen Ahsen'di. Elinde bir tepsiyle kafasını içeri uzattı. Telaşla "Bu tepsiyi bugün bitirmezsek teyzem ağzımıza sıçacak." dedi. Sanki çok normal bir şeymiş gibi söylüyordu. Adille araları nasıl diye merak ettim. Sonra ayı Sercan tepsiye yumuldu.
Sercan'dan...
Ahsen'in getirdiği tepsideki 1 kilo baklavanın yarısını yemiştim. Adil ve Bone bir iki dilimle doymuşlardı. Ahsen ise benimle beraber 5 10 tane yemişti. İkimizde birazdan şeker komasına geçecektik. Ağrıyan karnımı tutarak tuvalete gittim. O sırada Ahsen, hala son kalan dilimi ağzına sokuyordu. Onları umursamayarak tuvalete gittim ve bir güzel sıçtım. Elimde telefon olmadığı için şampuanın arkasına yazan yazıları okumaya başladım. Bir daha sıçtım. Ondan sonra sifonu çekerek ellerimi yıkadım. Tuvaletin kapısı çaldı. Hızlıca kapıyı açtım. Bone, "Koyayım mı?" dedi. "Ne diyon olum sen? Hayırdır kime neye koyuyon?" dedim. Bone " Kanka yanlış anladın çay koyim mi dicektim." dedi. "He yok kanka çok yedim sonra içerim." dedim. Salona geçtiğimizde Adil yine boşboğazlık yapıyordu. Adil telefonu eline alıp gruba atılan videoyu Ahsen'e gösterince hemen öne atıldım. "Kanka napiyosun amına koyim." dedim. Adil pişmiş kelle gibi sırıtıp "Abi nolcak kız yabancı değil sonuçta Ezginin arkadaşı." dedi. Ezgi ve Ahsen arkadaş mıydı? Bunu bilmiyordum.
Tam o an telefonum son ses çalmaya başladı. Bone'nin odasına geçtim. Arayan Merve'ydi. Telefonu açarak kulağıma koydum. "Alo, Mervem?" diye konuşmaya başladığımda Merve'nin sesi ağlamaklı geliyordu. "S-sercan... yardım et..." Kaşlarımı çatarak ciddi bir ifadeyle tekrar konuştum. "Merve, ne oluyor? Neredesin?" Merve, birkaç saniye cevap vermedi. Ardından bir patlama sesi ve Merve'nin çığlık sesi geldi. Neler olduğunu anladığımda hızlıca telefonu kapatmadan çantamı aldım. Kimseye bir şey demeden Merve'nin yanına gittim Orayı adım gibi biliyordum...
Merve'den...
Sercan, telefonu kapatmadan birkaç hışırtı duydum. Mertcan'ın evinin içindeydim. Heryer yanmaya başlarken evin çıkış kapısını arıyordum. Fakat her yerde sis vardı. Hiçbir şey görünmüyordu. Mertcan'ın dışarıdan kahkaha sesi duydum. Mertcan, uzun süredir Eray ve diğeriyle düşmandı. Hep kavga ederlerdi ve sonunda ayrılırlardı. Şimdi de Sercan'ın Mertcan'a para borcu vardı. Ama ödeyemediği için cezasını ben çekiyordum. Ondan nefret ediyordum fakat hala seviyordum. Benim için gelecekti, biliyorum. Ağlamaktan başka bir şey yapamıyordum. Evin merkezinde Sercan'ın araba sürdüğünü duyabiliyordum.
"Siktir, Ahsen arıyor." dedi Sercan arabayı sürmeye devam ederken. Yutkundum ve merakla sordum. "Ahsen mi? O kim?" dediğimde gaza son gücüyle asıldı. Egzoz sesi kulağımı doldurdu. "Kimse. Boşver. Geliyorum. Tam evin önündeyim." Göremeyeceğini bilerek kafamı salladım. Dışarıdan bir araba sesi geldiğinde bunun Sercan olduğunu anladım. Birkaç bağırışmanın ardından Sercan, göründü. Hızla onun kollarına koştum. Beni anında dışarı çıkardı. Mertcan tam karşımızda duruyordu. Sercan, öfkeyle onun yüzüne bir yumruk attı. Geriye gittim. "Ne yapıyorsun lan sen?!" diye bağırdı. Mertcan, gülerek bana ve Sercan'a baktı.
"Borcunu ödeyecektin, Sercan."
"Ödeyeceğiz dedim ya, yavşak! Ona bir daha dokunma." Sercan beni kolumdan tutarak arabasına bindirdi. Mertcan ile biraz daha kavga ettikten sonra arabaya bindi. Korkudan tek kelime edemiyordum. Sercan, bir dakika sonra beni evime bıraktı.
Ahsen'den...
Sercan birden evden çıkmıştı. Onu merak edip Adil ve Niyaziden izin alıp eve geçtim. Hemen Sercan'ı aradım. Telefon çaldı çaldı ama açan olmadı. Stresli bir şekilde napsam diye düşünüyordum. Masaya disarda olduğumu ve geleceğime dair bir not bırakıp çıktım. Sercan'ın evine gitmeye başladım. Bir süre sonra sercanin arabasının sesi sokaktan gelmeye başladı.