İçeriğe geç

BONE İLE SEVGİLİ OLMAK?!

Bölüm 7 · 5 dk okuma

BONE İLE SEVGİLİ OLMAK?!

Bölüm 7

7. BÖLÜM: Açığa Çıkan Sırlar

Esma'dan...

Sabah gözlerimi açtığımda hemen telefonumu elime aldım. Saat 10'du! Evet, işe geç kalmıştım. Ana bacı söverek ayağa kalktım ve hazırlandım. Dün çok yorucu bir gündü. Ezgi hastaneden çıkmıştı. Zaten çok bir şeyi yoktu. Onu tanımadığım için hiçbir şey hissetmiyordum. Zaten tam bir kaşardı. Kim bilir geceleri hangi erkeğin kucağındaydı. Onu ekibe rezil etmek istiyordum. Ve bunu yapacaktım. Dün hastanedeyken Bone'nin bakışları sürekli bendeydi. Cidden, benden etkilenmiş olabilir miydi diye düşünmekten kendimi alamıyordum. Bone'nin de Ezgiyi asla umursamadığını gördüm. Ha bir de, size söylemedim fakat hastanede Eray beni bir köşeye çekerek yine tehdit etmeye başlamıştı. Benden şüpheleniyordu. Zaten öyle olması gerekiyordu.

Kahvaltı yapmadan işe gittim. Az yürüme mesafesi vardı. Kafeye girdiğimde bir müşterinin sırada olduğunu gördüm. Hemen üstümü giyerek kasaya geçtim. Abubakar abi ve Osan yoktu. Yani rahattım. Müşteri gittikten sonra yayıla yayıla uyurdum. Kafamı kaldırıp müşteriye baktım. Çok tanıdık geliyordu. Dur bir dakika, bu... bu Baran'dı. Erayın ekibindendi fakat daha sonra yaptığı diss yüzünden ekipten atılmıştı. İyi de olmuştu.

"Buyrun?" diye sorduğumda hızlıca, "Sana ihtiyacım var." dedi. Daha ne olduğunu anlamadan beni kolumdan sürükledi. Sandalyeye oturduğunda bende aynı şeyi yaptım. Müşterim olmasa s- çok kötü şeyler olurdu. "Ne? Ne oldu? Ne istiyorsun benden?" dedim.

"Ben, Ezgiye aşıktım ve onu seviyordum. Fakat o Bone ile sevgiliydi. Şimdi ise ayrıldılar. Sen, Ezgiyle çok yakınsın, yani Boneyle de. Bana Ezgiyi ayarlar mısın?" Dedi, en sonunda nefes nefese kalmıştı.

"Ama, Ezgi artık Hobbit ile sevgili. Ayrıca Ezgi ile yakın falan değilim." Dediğimde şaşırdı.

"Ne? Hobbitin sevgilisi var ama? Adı da Ecrin! Ezgi ile sevgili olamaz."

"Ama öyle, bunu Bone de biliyor ama sesini çıkartmıyor-"

"Hassiktir! Şimdi anladım! Aslında Bone ve Ezgi sevgilidi fakat Ezgi Boneyi Hobbitle aldattı. Hobbitin sevgilisi Ecrin de Hobbiti gerçekten sevmiyor, o Adil'i seviyor."

Kafam çok karışıktı. Hobbitin sevgilisi vardı, fakat Ezgi ile oluyordu. Ecrin de Adil'e aşıktı. Sikerim böyle işi! Kim kime aşık, kim kime dayıyor belli değil. Bir saniye, Adil Ahsenden etkileniyordu? Ananın...

O ekibin bütün sırlarını açığa çıkarmalıyım. Ve bunun içinde yanımda biri olmalı. Baranı yanıma alabilirdim. Bu bir seçenekti. Fakat ona hemen güvenmem ve yanıma almam doğru değildi. Sonra bakardım.

Bir müşteri geldiğinde hızlıca kasaya yöneldim. Baran bana göz kırparak kafeden ayrıldı. Bende ona aynı şekilde karşılık verdim.

Ezgi'den...

Çantam, ayakkabılarım ve pembe ceketimle çok aşko kuşko gibi görünüyordum. Zaten öyleydim. Güzel ve seksi bir bayan olduğum kesindi. Yolda topuklu ayakkabılarımla gezerken bana bakarken kendinden geçen erkeklere el salladım. Güldüm. Kimse çantamda ne olduğunu görmüyordu. Bu iyi bir şeydi. O aşağılık kızı bulup amına koyacaktım. Her şeyi biliyordu. İlk önce Boneye yavşamış şimdi de Baranı kendine çekiyordu. Koyduğumun kaşarı. Durarak rujumu tazeledim ve Esmayı takip ettim...

Esma'dan...

Bu gün çok geç çıkmıştım. Hava kararmıştı. Hızlı adımlarla eve doğru yürüyordum. Sonunda eve geldiğimde binanın içine girecektim ki, biri boynumu tutarak beni binanın arka tarafındaki duvara yasladı. Kim olduğunu net görememiştim. Ne oluyordu? Boğazımda bir soğukluk hissetim. Başımı yavaşça aşağı indirdiğimde soğuk bıçakla burun buruna geldim. Kalbim anında hızlandı.

"K-kimsin sen? Çabuk söyle!"

"Sakin ol hayatım, korkmana gerek yok." dedi alaycı ses. Bu sesi çok iyi tanıyordum. Ezgi. Yutkundum ve güçlü durdum. "Ne istiyorsun?" diye sordum sertçe. Güldü.

"Çok şey biliyormuşsun Esma? Bana da anlatmak ister misin?"

"Siktir git. Asla." diyerek hırladım. Bıçağı boynuma daha sert bastırdı. Bu acıya dayanabilirdim. Fakat bir yolu daha vardı. Si- Ohm ohm. İzleyin.

"Hadi ama, oyunun kuralı b- ahhğ!" Sözünü bitirmeden boynumdaki kolunu tutup geriye savurdum ve aynı anda özel bölgesine yumruk attım. Hızla geriye gitti ve kafasını sert bir şekilde duvara çarptı. Onun ayağa kalkmasına izin vermeden yüzüne tekme atıp oradan uzaklaştım.

Bone'den...

Eray, yayında herkesin onun evinde toplanmasını istemişti. Herkes kabul etti, bende mecburen kabul etmek zorunda kaldım. Eray bizden bir şeyler saklıyor gibiydi. Ne yapacağı hakkında bir fikrim yoktu. Zaman kaybetmeden kıyafetimi giyerek dışarı çıktım. Yolda Eray bana birkaç mesaj atmıştı. Onları cevapladıktan sonra taksi beklerken İnstagram'da biraz gezindim. Eray, tekrar bir mesaj atmıştı.

Eray: Sercan, kadir ve ismail da gelecekmiş.

Bone: tamam.

Kısaca tamam yazarak telefonu kapattım. Birkaç dakika sonra Eray'ın evinin önüne gelmiştim. Taksici dayıya parayı vererek taksiden indim. Durakta bekleyen Sercan'ı görünce yanına gittim. Kafasını kaldırıp bana baktığında güldü. "Napıyon lan Bone? Bayağı görüşemedik."

"Eray herkesi evine çağırmıştı. Sende mi geleceksin?" diye sordum gülerek. Sercan kafasına sallayarak yürümeye başladı. Bende peşinden gittim.

Eray'dan...

Dağılmış görünümü vermem gerekiyordu. Birkaç kıyafeti odamda yerlere attım, salona birkaç dağınık örtü, mutfakta ortada duran bardaklar... Tamamdır! Sevgilisinden ayrılmış Eray gibi duruyordum. Benim istediğim de buydu zaten. Birkaç dakika sonra çocukların hepsi gelmişti. Herkes evin halinden şikayet ediyordu. Herkesi salona toplayıp ortalarına geçtim.

Eray: Ben sevgilimden ayrıldım...

Esma'dan...

Sabahtan beri Baran'ın dediklerini düşünüyordum. Müşteriler artık şikayet etmeye başlıyordu. Aboubakar abi durumumu bildiğinden azarlar gibi yapıyordu ama çok da uzatmamam gerekirdi. Barandan bir mesaj gelmişti;

Baran: Tüm ekip Eray'ın evindeyiz. Harekete geçmek için en iyi zaman.

Baran: 📌Konum

Fırsat bu fırsat hemen gitmem gerekiyordu. Kafe durulmuştu. Aboubakar abiden izin alıp hemen çıktım. Erayın evi bize çok yakındı yürüyerek 5 dk içinde kapıdaydım. Kapıyı çaldım ve açılmasını bekledim.

Kapıyı Bone açtı bana. Onun o vanilya kokusu buram buram geliyordu. Onu karşımda bulunca bir şey diyemedim. Öylece bakışıyorduk.

Bone: Eeee dahan ne kadar bakışacağız. Yanlış anlama şikayet ettiğimden değil. Hava biraz bozdu gibi. Gelsene içeri.

Öyle heyecanlıydım ki anlatamam. İçeri girince herkesin gözü benim üstüme dikilmişti. Baranı görünce içim rahat etti ve yanına gidip oturdum. Bone biraz bozulmuş gibiydi ama yapacak bir şey yok. Birazdan arkadaşının onun hakkındaki düşüncelerini dinleyecekti. Baran ayağa kalktı.

Baran: Millet biz de bir şey söylemek istiyoruz. Yani daha çok dinletmek.

Telefonumu açamıyordum parmaklarım titriyordu. Bone yanıma gelmişti. "Yardım istiyor gibi duruyordun." diyerek gülümsedi. Ah ah gülümsemesi içimi ısıtıyordu. Çok yazık olacaktı çoookkk. Telefonu açarak "yanlışlıkla" aldığım ses kaydını açtım. Erayın Boneye olan aşkının olduğu ses kaydını tüm ekip dinliyordu. Herkes Eraya bakıp açıklama bekliyordu.

Eray'dan...

Siktir, siktir, SİKTİR. Koskocaman bir siktir. Bu orospu ses kaydı mı almıştı?! O sırada çok rahat duruyordu. Sebebini anlamış oldum. Hemen bir bahane uydurmam gerekiyordu. Herkesinn gözü üstümdeyken bir yalan uydurmak çok zordu. Aklıma bu kızın bilgisayarla arasının çok iyi olduğu, yazılım hakkında bilgisi olduğunu hatırladım.

Eray: Bu ses kaydını o oluşturmuş!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.