Tam eşyalarımı taşıyacakken annem bana seslendi;
-Aaleev neyle uğraşıyorsun yine okula geç kalacaksın hadiii!
evet ben bunu unutmuştum ve gerçekten bugün pazartesiydi hızlıca hazırlanmalıydım yoksa annem beni kulaklarımdan tutup tavana asacak!çantamı hazırladım ve üzerimi giyindim tam beslenmemi koyarken gözüm duvardaki saate kaydı ve saat 09:25 idi ve geç kaldığımı fark ettiğimde aynen şunları dedim;
-hayııııııııırrrrrrrrrrrr
geç kalmıştım beslenmemi hızlıca çantama koyup evden çıktım otobüs durağında ise aklımda bir soru vardı,Leila’nın kayıp annesinin hapsedildiği taş nerede olabilirdi ki?
bu düşünceler bir yana ben çok korkuyordum çünkü öğretmenim yani Seda hocam beni çok kötü azarlayacaktı!otobüsüm geldi ve oturacak yer buldum otobüs dümdüz yolda giderken içimden sürekli şunları tekrarladım;
-hızlı,hızlı,hızlı,hızlı…
Neyseki tam 5 durak (bana göre 20) sonra okulun kapısına geldim ve içeriye girdim sınıfa doğru giden merdivenlerden çıkarken elim ayağım titriyordu çünkü ben hayatımda hiç öğretmenim tarafından azarlanmamıştım ve sanırım bu ilk azarlanmam olacaktı !sınıfın kapısına geldim ve kapıyı çalıyorum.
-tık tııkk
seda öğretmen-gir
Alev-öğretmenim geç kaldığım için çok özür dilerim acil bir işimiz vardı o yüzden geç kaldım.
seda öğretmen-tamam
Evet aynen bunu dedi benim düşündüğüm gibi bir şey olmadı içimden sevinç çığlıkları atarken sırama oturdum ve yine derin düşünceler içine daldım.acaba leila ne yapıyordur?,annesinin hapis olduğu taş nerededir?,nasıl bizim evimize girdi?.Ben bunları düşünürken zil çaldı ve elif yanıma geldi;
elif-alev neye daldın yine?
alev-hiç-hiç birşeye!
elif-yok,yok anladım ben bir şeyin var senin.
alev-sana bunları anlatacağım fakat bunu kimsenin olmadığı bir yerde konuşmamız lazım!
elif-tamam hadi gel merdivenlerin oraya gidelim.