Ben ve Demir odasında oturuyoruz.
Lolipop savaşı yeni bitmiş.
Demir hâlâ benimle dalga geçiyor.
"LOLİPOBU VER DEMİR!"
"Kes sesini."
"Taklidin çok iyiydi bu arada."
Yastığı kafasına fırlatıyorum.
Tam o sırada kapı açılıyor.
Pat diye.
İkimiz de dönüyoruz.
Kapıda küçük bir kız duruyor.
En fazla 8-9 yaşlarında.
Kollarını bağlamış.
Bize bakıyor.
Sonra Demir'e.
Sonra bana.
Sonra tekrar Demir'e.
"Bu mu?"
...
Sessizlik.
Ben:
"Ne?"
Kız odanın içine giriyor.
Demir ise başını ellerinin arasına alıyor.
"Kapıyı çalmayı öğren."
"Hayır."
"Niye geldin?"
"Merak ettim."
Kız bana dönüyor.
"Sen Emre misin?"
Ben şaşırıyorum.
"Evet."
"Tamam."
"Tamam ne?"
"Beklediğimden kısa değilsin."
Ben:
"..."
Demir:
"..."
Ben:
"Bu ne demek?"
Kız omuz silkiyor.
"Demir seni anlatıyor."
Demir anında doğruluyor.
"Hayır anlatmıyorum."
Kız:
"Yalan."
Ben yavaşça Demir'e dönüyorum.
"Demir."
"Hm?"
"Benim hakkımda mı konuşuyorsun?"
"Hayır."
Kız:
"Konuşuyor."
"Sus."
"Konuşuyor."
"Sus."
"Geçen hafta bile konuştu."
Ben gülmemek için dudağımı ısırıyorum.
Demir ise resmen pes etmiş durumda.
Kız yatağın üstüne çıkıyor.
Sonra bana yaklaşıyor.
"Ben Elif."
"Memnun oldum."
"Ben Demir'in üvey kardeşiyim."
"Memnun oldum Elif."
Elif ciddi ciddi başını sallıyor.
Sonra bir anda:
"Bu arada Demir seni çok seviyor."
Demir:
"ELİF."
Ben:
"..."
Elif:
"Ne?"
Demir:
"Çık dışarı."
"Gerçeği söyledim."
"ÇIK."
Elif kahkaha atıyor.
Kapıya doğru giderken son kez dönüyor.
"Bu arada."
"Ne?"
"Demir seni görünce daha az huysuz oluyor."
Ben istemeden gülümsüyorum.
Demir ise yastığı Elif'e fırlatıyor.
Elif kapıyı kapatıp kaçıyor.
Koridordan sesi geliyor:
"EMREEEE, YARIN YİNE GEL!"
Demir derin bir nefes alıyor.
Ben ise gülmeye başlıyorum.
"Ne?"
diyor.
"Hiç."
"Hayır, söyle."
Ben sırıtıyorum.
"Sanırım kardeşin beni sevdi."
Demir homurdanıyor.
"Bir kişi daha kazandın."
