İçeriğe geç

Bizimkiler (Döngü Serisi 1)

Bölüm 18 · 2 dk okuma

Bizimkiler (Döngü Serisi 1)

Bölüm 18

18. Bölüm

Alperen;

Bir anda hızla ayağa kalktım.

Bunları düşünmeden olmuyordu. Tamam pekâlâ. Bende çocukluğuma bizzat dönerdim. Bursa'ya gidecektim.

Hızla odama gittiğim de bavulumu çıkardım. Yaklaşık 1 saat boyunca eşya, kıyafet hazırlamaktan artık başım ağrıyordu. Telefonunu ve şarj aletimi alıp hızla evden çıktım. Ardından arabamda buldum kendimi. Gaza bastım...

Samet;

Fatih şaşkınlıkla bana bakarken "Bu mektubu." dedim ve ona bir mektup uzattım. Ada mektubu hızla elimden aldı ve okumaya başladı. Fatih "Nereden buldun onu?" diye sorduğunda "Lokantadan çıkarken yere düşürdün. Bende oradaydım. Yani şey... seni takip ediyordum ne çeviriyorsun diye."

Fatih başını salladığında Ada lafa girdi. "Ne yani Ölü Prens buralarda mı?" Fatih'le birbirimize bakarken Fatih başını salladı. "Demek ki.."

Asel;

Çağatay bir anda lafa girdi. "Beni nereden tanıyorsun?"

Abim doğrulurken devam etti. "Senin ablan Ada değil mi"

Çağatay "Evet. Sen nereden tanıyorsun? Ayrıca beni tanıyorsan neden beni ilk gördüğünde tepki vermedin?"

Abim "Sence ben o zamanlar Ada'yı doğru düzgün tanıyor muydum? Ada bu otele senle birlikte girmişti fakat yanındaki kişiyi, yani seni sevgilisi zannetmiş sorgulamamıştım. Fakat Ada sevgilisi olmadığını söyledikten sonra kamera kayıtlarına tekrar baktım ve senin o çocuğa yani Asel'le oturan çocuğa benzediğini farkettim. Çağrı'ya seni sorduğumda 'O Çağatay' dedi."

Çağatay başını salladı. "Pekâlâ buraya kadar tamam. Ablamı nereden tanıyorsun?" diye sorduğunda abim yutkundu uzun bir sessizlikten sonra lafa girdi. "Ablan benim sekreterim Çağatay..."

Melisa;

Berna'yla sahile gittiğimizde sahil bomboştu. Martılar hariç...

Burası çok tercih edilmeyen bir sahildi.

Kimse gelmezdi bile.

Onların sesinin yanında kıyıya vuran dalga sesleri insanı rahatlatıyordu. Kumlara oturduk. "Sen izinli misin?" diye sordum Berna'ya. "Sayılır." diye beni yanıtladığında "Görkem'i özledin mi?" diye sordu.

Güldügümde "Hatırlıyor musun bir gece buluşmuştuk, hep beraber parkta oynamıştık, çocuk gibi."

Berna güldüğünde "Hatırlıyor musun Samet nasıl yere düşmüştü."

Ben kahkaha attığımda o da kahkaha atıyordu. "Alperen peki parkta ki kulenin en tepesine çıkıp 'Ceylan'ı seviyorum' diye bağırmıştı. Sonra Ceylan Alperen'i dönmüştü." Berna "Görkem sana futbol öğretiyordu." dediğinde tekrar kahkahalara boğulduk. "Çağrı ve Fatih koşu yarışı yapıyordu." dediğimde tekrar güldük. "Samet neden düşmüştü?" diye sorduğumda Berna devam etti.

"Hep beraber voleybol oynamıştık. Sonra Yusuf topu parkın dışına atmıştı. Görkem ve Samet'de önce ben alacağım diye yarış yapmışlardı koşarken Samet düşmüştü."

Kahkaha atarken "Haa." diye mırıldandım.

"Fatih hepimizi çekmeye çalışırken telefonu düşürmüştü." dedim.

Berna "Ay hatta telefonu çatlamıştı, Alperen'de onunla dalga geçiyordu sonra Fatih sinirlenip beş dakika Alperen'i kovalamıştı. Olmayınca Çağrı'dan yardım istemiş Çağrı'da bir anda Alperen'in üstüne atlamıştı. Sonra hepsi yere düşmüştü." dediğinde tekrar kahkahalara boğulduk.

"Ada ve sen Fatih'e ve Yusuf'a voleybol öğretmeye çalışıyordun." dedikten sonra "Geçmiş çok güzeldi." dedim bir anda. Berna başını salladı "Mükemmeldi."

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

19. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

1 yorum