İçeriğe geç

BİZDEN GERİYE

Bölüm 7 · 2 dk okuma

BİZDEN GERİYE

Bölüm 7

Bölüm 7 – Eksiklik

Bölüm 7 – Eksiklik

Sabahın erken saatleriydi.

Mira, her zamanki gibi kampüse geldiğinde telefonunu kontrol etti.

Ekran sessizdi.

Ne bir "Günaydın" mesajı vardı ne de Burak'ın her sabah attığı kısa bir cümle.

Önemsememeye çalıştı.

Belki uyuyakalmıştı.

Belki işi çıkmıştı.

Telefonunu çantasına koyup sınıfa geçti.

İlk ders başladı, sonra ikinci…

Burak hâlâ ortalarda yoktu.

Mira, kendini derse vermeye çalışsa da gözleri sık sık sınıfın kapısına kayıyordu.

Her açılan kapıda onun geleceğini düşündü.

Gelmedi.

Öğle arasında kantine indi.

Sıraya girdiği sırada telefonu titreşti.

Burak:

"Özür dilerim. Sabah gelemedim. Bir işim çıktı."

Mira, mesajı okuduktan sonra farkında olmadan rahat bir nefes verdi.

Kendine kızdı.

"Ne diye bu kadar merak ettin ki?" diye mırıldandı.

Parmakları ekrana dokundu.

"Sorun yok. Umarım önemli bir şey değildir."

Cevap birkaç saniye sonra geldi.

"Şimdi anlatamam. Ama akşam seni görebilir miyim?"

Mira, mesajı iki kez okudu.

İçinde tuhaf bir heyecan dolaştı.

"Olur."

Akşamüstü kampüsün kapısına geldiğinde Burak onu bekliyordu.

Saçları dağılmıştı.

Yüzünde yorgun ama içten bir gülümseme vardı.

"Çok bekledin mi?" diye sordu Mira.

"Hayır."

"Yalan."

Burak güldü.

"Biraz."

Birlikte yürümeye başladılar.

Mira sonunda dayanamadı.

"Sabah ne oldu?"

Burak cebinden bir zarf çıkardı.

"Staj başvurusu."

Mira zarfı eline aldı.

Üzerinde büyük bir şirketin logosu vardı.

"Görüşmeye çağırmışlar."

"Gerçekten mi?"

Burak başını salladı.

"Sabah onun için gitmek zorunda kaldım."

Mira'nın gözleri parladı.

"Bu harika bir haber!"

Burak gülümsedi ama yüzündeki endişe kaybolmadı.

"Ya kabul edilmezsem?"

"Kabul edilmezsen başka bir yere başvurursun."

"Ya hiçbir yere kabul edilmezsem?"

Mira durdu.

İlk kez Burak'ın bu kadar kaygılı olduğunu görüyordu.

"Burak…"

Genç adam başını kaldırdı.

"Sen, başarısız olmaktan korkan biri değilsin."

"Peki neyden korkuyorum?"

"Kendini hayal kırıklığına uğratmaktan."

Burak uzun süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra hafifçe gülümsedi.

"Beni benden iyi tanımaya başladın galiba."

Sahile vardıklarında hava serinlemişti.

Dalgaların sesi konuşmalarının arasına karışıyordu.

Bir bank bulup oturdular.

Burak denizi izlerken sessizce konuştu.

"Çocukken babam bana hep aynı şeyi söylerdi."

"Neyi?"

"'Bir gün bu şirketi sen yöneteceksin.'"

"Sen istemedin."

"Hayır."

"Neden?"

"Çünkü bana hazır bir hayat verilmesini istemiyorum."

Mira dikkatle dinliyordu.

"Her şeyi kendim kazanmak istiyorum."

"O zaman kazanacaksın."

Burak ona döndü.

"Bu kadar emin olmanı sağlayan ne?"

Mira gülümsedi.

"Çünkü vazgeçmeyi seven biri değilsin."

Burak'ın yüzünde ilk kez o gün gerçek bir tebessüm belirdi.

Güneş tamamen batmıştı.

Ayağa kalktılar.

Otobüs durağına doğru yürürlerken Burak aniden durdu.

"Mira."

"Efendim?"

"Sana bir şey soracağım."

"Sor."

"Benimle vakit geçirirken hiç sıkılıyor musun?"

Mira şaşkınlıkla güldü.

"Bu soruyu gerçekten mi soruyorsun?"

"Evet."

"Hayır."

"Emin misin?"

"Eğer sıkılıyor olsaydım her gün burada olmazdım."

Burak'ın bakışları bir an olsun Mira'nın gözlerinden ayrılmadı.

"Ben…"

Söylemek istediği cümle boğazında düğümlendi.

Mira bekledi.

"Ben son zamanlarda günümün en güzel kısmını seninle geçiriyorum."

Mira'nın kalbi bir anlığına hızlandı.

Ne diyeceğini bilemedi.

Burak da devam etmedi.

Bazen bazı cümleler, yarım kaldığında daha çok şey anlatırdı.

Otobüs durağa yanaştı.

Mira binmeden önce gülümsedi.

"Yarın görüşürüz."

Burak başını salladı.

"Yarın görüşürüz."

Otobüs hareket ederken Burak bu kez arkasını dönmedi.

Camın ardından Mira'yı izledi.

Mira da onu…

İkisi de aynı şeyi düşünüyordu.

Hayatlarına birbirlerinden önce nasıl devam ettiklerini artık hatırlamıyorlardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.