BEN ECE ANNESİNİN MİNİK BEBEĞİ OLAN ECE HERŞEY O GECE BAŞLADI.
18.09.2018
BEN VE ANNEM SALONDA BABAM VE ABİMİN GELMESİNİ BEKLİYORDUK SIKILINCA OKUMA KİTAPLARIMI GETİRMEYE KARAR VERDİM GİTTİĞİM O SIRADA ELEKTRİKLER KESİLDİ
"ANNE ELEKTRİKLER KESİLDİ"
...
"ANNE MUM GETİRİR MİSİN ?" 20 DAKİKA SONUNDA PES ETTİM VE ANNEMİN ODASINA GİTMEYE KARAR VERDİM . FAKAT GÖRDÜĞÜM MANZARA İLE NEFESİM DARALMAYA BAŞLADI ANNEM YATAKTA KANLAR İÇİNDE ELİNDE SÖNMÜŞ BİR MUM İLE YATIYORDU.
"Anneni görüyor musun?" Dedi nerden geldiğini bilmediğim bakmaya korktuğum ses
"Senin sonunda onunki gibi olacak" dedi.
...
Kaç saat oldu bilmiyorum ama sonunda kapı çaldı kapıya kadar gittim içerde duyduğum sesi hatırladım bir anda koşarak annemin bulunduğu odaya gittim iz bırakmamaya dikkat ederek etrafı aradım ama ne o ses nede ona dair bir iz vardı bu sırada kapı ısrarla çalıyordu sonunda gidip titreyen ellerle kapıyı açtığım sırada abim ve babamı gördüm ve dünyanın ayaklarımın altından kaydığını hissettim. Uyandığımda babamın gözleri yaşlı başımda beklediğini gördüm
"B-baba o o yaşıyor mu?" dediğimde babamın ağlamasının dahada şiddetlendiği ni gördüm
"Baba cevap ver nolur"
Babamın başını olumsuz anlamda sallaması ile dünyadan soyutlandığımı hissettim.
GÜNÜMÜZ
İnsanın acısı hala taze olabilir mi?
Olabilirmiş hemde hergün dahada artabilirmiş. 4 yıldır hala annemin öldüğü gün gibi acı çekiyorum. Günlerim okula gidip gelmekle geçiyor. Sadece uyumak istiyorum tabiki Bahar izin verirse saat tam 15.50 geçtiğinde arayıp saatlerce Emir'i anlatıyor. Bugün bir ilk yaptı saat 15.57 ve hala bahar aramadı yaşadığından şüphe ediyorum şuan saçmalama ece tabikide öyle birşey olamaz hakikaten saat kaç oldu b-
Bahar arıyor...
Tabiki De iç sesimi bölen bahar olmuştu
"Aliooooo"
"Efendim Bahar"
"Kanka noldu biliyonmu"
"Noldu Emir yine derste gülümsedimi?"
"Hayırrrr Emir'le birlikte eve geldik inanabiliyormusun EMİRLE BİRLİKTE EVE GELDİK!!"
"Eee"
"Nee eeee kızım diyorumki EMİR İLE BİRLİKTE EVE GELDİK nesini anlamıyon kutlamamız lazım ben size geliyorum sende birşeyler al "
" Yok olmaz benim yarına yetiştirmem gereken bı projem var"
"Yaaa ama Ece yaa"
"Bende seni seviyorum Bahar'cım öptüm görüşürüz"
"Ece dur kapatma yalvarıyorum EC-"
Bunu sana çok kötü ödeticek biliyorsun değil mi Ece ?
Tabiki biliyorum iç ses
Projemi yapıp yemeğe kadar uyumaya karar verdim
" Minik Bebeğim nasılsın ?"
"Anne! Anne yardım et nasıl dayanacağım ben sensizliğe 4 yıldır bitmiyor acısı"
"Mumları yakarak güzel kızım sen o mumları yaktığın gün gerçek aşkını bulmuş yeni bir hayata başlıyor olacaksın ve sen gerçek aşkı bulduğunda o mumların hepsi yanacak ve asla sönmeyecek"
"Anne " dedim gözümden bir yaş firar ettiği sırada
"Ben o mumları yakarsam benimde sonum senin gibi olur"
"Bak güzel kızım yaşadığımız dünyada sonsuzluk diğe bir şey yoktur ama ama sonunu sen seçersin eğer birinden korkup yıllarca kaçarsan güçsüzleşirsin ama eğer dimdik ayaklarının üstünde durup hiç kimseden kaçmadığın zaman dayanacak gücün kalmadığı an aslında en güçlüsü sensindir. Bunun için güçlü kalmalı ve asla kimseden korkmamalısın başın hep dik geleceğine odaklanmalısın hayatınını bir odada tek başına geçirmemelisin mutlu olman dileğiyle hoşçakal tatlı kızım"
"ANNEE!"
"Ece uyan! Ece abicim canımm" gözlerimi açmamla karşımda abim Hatice teyze ve babamı gördüm abim ağlıyordu babam ise ağlamak üzereydi Hatice teyze bir anda bana sarıldı.Neden bu kadın bana annem gibi hissetiriyordu bilmiyorum ama onu çok seviyordum annemin ölümünden sonra babamdan bile çok o benimle ilgilenmişti.
"Güzel kızım ne oldu" dedi Hatice teyze ama ben hala gördüğüm rüyanın etkisindeydim. Annemin üzerinde mavi bir elbise vardı her zamankinden güzel görünüyordu ve elinde bir çiçek vardı adını biliyordum lavinia tabi ya ölüm çiçeği... Bedenim yavaş yavaş kendini uykuya bıraktı.
...
Uyandığımda başımda Aras vardı. Korkmuş görünüyordu hemde çok korkmuştu. Annemin ölümü onu çok etkilemişti. Annemin ölümünden sonra hepimizi kaybetmekten çok korkuyordu.Hepimizi derken ben ve babamı sadece. Ben babamı kaybetmekten korkmuyordum ne de olsa annemin ölümünden 4 ay sonra başka bir kadınla evlenmişti. Bu kadar kolay mı yani annemden vazgeçmek?
Bir saat sonra Aras bahçede yürümek isteyip istemediğimi sordu biraz çıkmak bana iyi gelicekti kabul ettim.
Bahçede biraz yürüdükten sonra babam geldi ve elinde bir çiçek vardı. O çiçeği daha önce görmüş müydüm acaba? Değişik bir çiçekti... Tabi ya! rüyamda annemin elinde gördüğüm çiçeklerdi onlar. Adını hatırlamalıydım. Neydi? Neydi? Tabiki lavinia doğru ya. Çok ünlü ölüm çiçeği. O sırada Arasın babamın elinden o çiçeği almak üzere olduğunu gördüm. Çığlığı basmamla Aras çiçekleri almayıp yanıma koştu. Ne olduğunu anlamadığı bir anda elinden tutup yukarı götürdüm.
"Ece noldu abicim neden bağırdın iyi misin?"
"Abiiiiiiiiiiiiii" dedim gözyaşlarımın arasından."Ben rüyamda annemi gördüm"
"Gerçektenmi, nasıl gördün ne yapıyordu?"
"Benimle biraz konuştu ama elin-" derken üvey annemizin çığlığı yankılandı koşarak aşşağı indiğimizde gördüğümüz manzara hiç normal değildi. Babam elinde aldığı çiçeklerle yerde yatıyordu. Üvey annem onu uyandırmaya çalışıyordu. Hatice abla şok içinde bir bize birde çiçeklere bakıyordu. Aras ise dünyası başına yıkılmış bir vaziyette merdivenlerde oturuyordu. Son yıllarda en çok korktuğu şey başına gelmişti. Sevdiklerinden birini kaybetmişti.
