O hafta kendimize tatil verdik. Sanki evlenmişiz de balayına gelmişiz gibi sürekli göt göte geziyor, boş bulduğumuz her an sevişiyorduk. Kısa bir zaman önce “acele mi ediyoruz acaba” diyen ben, şimdi halimden son derece memnundum. Hatta bir önce evlenelim, daha fazla vakit kaybetmeyelim diye Ömer’i darlıyordum.
Balayımızdan sonra hayat normal akışında devam etti benim dışımdaki herkese. Yemin ederim bir şey oldu bana, böyle bir ağırlık çöktü. İnsanlar inanmıyor ama güncelleme geldi bana. Şey gibi, ben artık olmuşum, gelişimimi tamamlamışım gibi. Bekar kızlara tepeden tepeden bakıyor, bir sik biliyormuş gibi ukala ukala herkese tavsiyeler veriyordum. Genç kızlara “gülüm, ablacığım, yavrum” diye hitap ediyordum.
Gece hayatım bitmiş sayılırdı. Sürekli yemek tarifleri ve ev işleri ile ilgili videolar izliyor, boş bulduğum her an yüzüğümü seyrediyordum. Parmağımda bir tek taş, bir de alyans vardı. Gözüm sürekli onlara kayıyordu. Diğer erkekler ise hiç mi hiç ilgimi çekmiyordu. Aklımda fikrimde sadece Ömer vardı. Yakışıklı birini görsem hemen alyansıma bakıyor, fikren de olsa Ömer’i aldatmamaya çalışıyordum. Şimdiden instagram biyografisine bilmem kimin karıcığı, birisinin annesi falan yazan karılara benzemiştim.
Son sınıfa geçtiğimiz o yaz Sinem ile sevgilisi nişanlanacaklardı. Aileler çoktan tanışmış, aile arasında küçük bir tören ile kız isteme töreni yapılmıştı. Bizim çatlaklar da “Geleneksel kalıplara uymayalım, direkt evlenelim” diye düşünüp evlenmeye karar verdiler.
Sade, basit bir tören ile dünya evine girdiler. Canın İstanbul’daki evinde yaşamaya devam ediyorlardı. Birbirlerini çok seviyor, her an beraber vakit geçirebiliyorlardı. Üstelik birbirlerinden hiç sıkılmıyorlardı.
Ay bu Ömer beni yormaya başladı. İlk cinsel yakınlaşmamızdan beri ne zaman yalnız kalsak adam fikifiki yapmaya yer arıyor. Dişisini etkilemeye çalışan arizona kertenkelesi gibi bir hallere giriyor o zamanlar. Allah günah yazmasın, romantizm yaratmaya çalışıyor ama çok gülüyorum onun o hallerine. Sesi falan değişiyor, kaşı gözü ayrı oynamaya başlıyor. Kahkaha atmamak için zor tutuyorum kendimi. Bir de sürekli sürekli olur mu canım? Biraz ara ver, şimdiden soldurdu beni. Gerçi bazen ben de çok istiyorum onu. Neden bilmiyorum ama eskiden hiç böyle bir arayışım olmuyordu. Lisede falan bir sürü sevgilim olmuştu. Hatta ben liseye giderken, yaşı büyük sevgililerim bile oluyordu ve hiç biriyle böyle bir isteğim olmamıştı. Ömer’e karşı yükseliyordum sadece. Tabi ben de salak olduğum için bunu aşktan sanıyordum. Mesela hiç sigara içmeyen birinin canı sigara çekmiyor ya da alkol içmemiş biri alkol istemiyor ya. Bu da öyle. Bir kez seks yapınca devamı geliyor ve onu arzulamaya başlıyorsun.
Geçenlerde yine öyle bir dönemdeydim. Ay regl dönemim yeni bitmişti. Tabiri caizse azgınlıktan duvarlara tırmandığım bir dönemdi. Nefret ediyorum o zamanlardan. İçimden resmen bir fahişe çıkıyor. Azmış kudurmuş oluyorum. İş o ki o zamanlar da Ömer’i bulamıyorum. Bulsam da adam resmen mal gibi davranıyor. Bir naz bir naz ki sorma. Yok yorgunmuş, yok canı istemiyormuş. Mesela şimdi de öyle bir dönemdeyim ama ara ki bulasın. Nerede? Antep’e gitmiş. Babasının dükkanı ile ilgileniyor bu aralar. Tadilat falan yaptırıyor. Son bir kaç aydır sürekli oraya gidip geliyor, dükkanı yeniden açmaya hazırlanıyor. Alt tarafı bir terzi dükkanı. Bu kadar zamandır neyin hazırlığıysa bu. Ben de geleyim diyorum, “Senin oralara kadar yorulmanı istemiyorum” deyip geçiştiriyor. Aman iyi de oluyor beni istememesi. Gram ilgimi çekmiyor çünkü.
Cinsel uyumsuzluğumuz dışında çok iyi anlaşıyoruz ama. Anlaşıyoruz dediğim de adamın askerlik arkadaşı gibiyim. Langırtta buna bir koyuyorum, kuduruyor. Bazen bunun arkadaşları ile okey atıyoruz, benim takımım hep yeniyor ve sinirden ıstakayı kemiriyor. Geçenlerde kupon yapıyordu, neredeyse taktik verecektim pezevenge. Çocuklar “Yenge sen neymişsin ya” dedikçe iyice hırslanıyor ve en sonunda küsüyor.
Beraber gezip eğleniyoruz. Hatta son zamanlarda bizim kızlardan çok Ömer ve arkadaşları ile takılıyorum. İki bira alıp sahildeki eski tersanenin orada içiyor, siyasetten ve gündemden konuşuyoruz. Hatta bazen beraber bizim evde maç izliyor, üstüne Beyaz Tv’deki yorumlara bakıyoruz. Dişilik falan hak getire tabi. Millet erkek arkadaşını etkilemek için jartiyer, fantezi kıyafeti falan giyer, ben GS forması giyiyorum etkilensin diye. Düşman siker gibi saldırıyor. Kendisi Fenerli olduğu için bir nevi doğru da sayılır ama bu kadar erillik yeter. Biraz kızlarla zaman geçirsem iyi olacak. Zira kadın olduğumu unutmaya başladım.