İçeriğe geç

Bir yalanın gölgesinde

Bölüm 8 · 4 dk okuma

Bir yalanın gölgesinde

Bölüm 8

7. Bölüm

Melek şoka girmekle gülmek arasındaydı. Düşününce gerçekten saçma sapan anılarımız varmış. Yıllarca böyle saçma sapan hareketler yapmışız. Bu anlattığım oysa sadece bir tanesiydi.

Nur: İşte böyle bir anımız var.

Melek: Ben mi yaptım gerçekten bunları?

Nur: Evet. Sırf ben mutlu olayım diye ve tabi seninle arkadaşlığımız bozulmasın diye.

Melek: Nasıl yani?

Nur: Ben seni birazcık sıkboğaz etmiştim. En sonunda da birazcık tehdit etmiş olabilirim.

Melek: Birazcık mı?

Nur: Tamam tamam azcuk canım.

Melek: Hahahaha anladım ben tamam.

Melek’in kahkahasıyla bende kahkaha attım. Biz deliler gibi gülerken bir anda kapı açıldı. Gelen Mete idi.

Mete: Ne oluyor kızlar.

Melek: Niye?

Mete: Sesiniz hastanede yankılanıyor hanımefendi.

Melek: Bizim mi?

Mete: Sizin ve Nur Hanımın.

Mete benim adımı söyleyip göz kırptı. Öyle bir anda göz kırpılır mı ya? Bende insanım yani vicdansız.

Melek: Utandı galiba birileri.

Mete: Neyse. Kontrollerini yapayım. Durumun iyiyse sabah taburcu olursun. Tabi sayende bende güzel bir tatil yapıcam.

Mete gerekli tüm kontrolleri yaptı ve odadan çıktı.

Melek: Bu çocuk senden hoşlanıyor.

Nur: Ne? Mete mi? Hayır canım sen yanlış anlamışsın.

Melek: Salak gibi davranma be. Çocuğun hoşlandığı belli. Anlaşılan senden bir adım bekliyor.

Nur: Arkadaşız biz, saçmalama lütfen.

Melek: Yav he he. Şans ver istersen. Seni mutlu eder.

Melek ile bu konuyu konuşurken nedense yanaklara kan gittiğini hissettim. Sanırım kızardım.

Melek: Hahahaha tamam utanma tamam.

Nur: Ben utanmam canım.

Melek: Aynen kırmızı domates olan benim şuan.

Nur: Hasta değil misin sen ya? Uyusana.

Melek: Tamam abla büyüksün.

Nur: Ya sabır.

Melek arkasını döndü gülerek. 5 dakika sonra seslendim ama ses vermedi. Uyudu büyük ihtimalle. Her şey iyiyse yarın gidicem demek. Gidip durumunu öğreneyim. Odadan çıktım. Mete’nin kapısının önüne geldim. Kapıyı çaldım. Mete’nin sesi gelince içeri girdim.

Nur: Durumu nasıl? Yarın taburcu olucak mı?

Mete: Durumu beklediğimizden iyi. Taburcu edicem. Yanında ben olucam korkma. Beraber bakarız istersen.

Nur: Çok isterdim ama yarın taburcu olduktan sonra gidicem ben.

Mete: Nereye?

Nur: Uzaklara. Onun hayatında olursam hiç bir zaman mutlu olamayacak. Neden bu hâlde olduğunu öğrendiğinde nefret edecek benden.

Mete: Umut mu nefret edecek? Umut seninle mutlu. Eğer sen gidersen hatırladığı zaman nefret eder asıl.

Nur: Benimle mutlu olamaz.

Mete: Umut seninle gülüyor. Sizin aranızdaki bağ çok kuvvetli. O senin için hayatta kaldı. Sen onu yarım mı bırakacaksın? Sana kardeşim diyen kızı bu hayatta kimsesiz mi bırakacaksın.

Nur: Siz, ailesi yanında olacak. Bana ihtiyacı yok.

Mete: Var Nur. Herkesten çok sana ihtiyacı var.

Nur: Neden beni anlamak istemiyorsun? Ben onun yüzüne bakamam.

Mete: Bencillik yapma. Onu, beni yani bizi bırakıp gidemezsin. Bu kadar kötü olamazsın.

Arkamı dönüp çıkacakken konuştu.

Mete: Zora gelince kaç zaten.

Nur: Kaçmıyorum. Melek’in yanına gitsem iyi olacak.

Sonuna kadar Mete haklıydı. Bencildim. Haddinden fazla bencildim. Onları, Melek’i bırakıp gidemezdim. Melek’in bana ihtiyacı varken yapamazdım. Melek’in odasına gelmiştim. Sessizce kapıyı açıp içeri girdim.

Melek: Neredeydin sen?

Nur: Doktorla konuştum. Neden uyandın sen?

Melek: Uyumadım ki. Geç oldu istersen yanımda yat. Yani iki büklüm yatma. Beraber yatabiliriz.

Nur: Sıkışma. Sen rahat rahat yat.

Melek: Sıkışmam ben. Merak etme sen.

Nur: Hâlâ aynısın. Kay hadi yatayım bari.

Melek: Cidden mi? Yaşasın. Yaniii neyse ben yatayım.

Nur: Hâlâ çocuk gibisin cüce.

Melek: Cüce mi, ben mi? Ben cüce isem sen de devesin o zaman. Yani pardon öyle dedim ama alınma sen.

Nur: İstediğini diyebilirsin. Biz kardeşiz Melek. Rahat ol benim yanımda.

Melek: Teşekkürler. Eee anlat o zaman bu kadar uzun ne konuştun çimen gözle? Çok merak ettim valla.

Nur: Çimen göz kim?

Melek: Senin yakışıklı meteor be. Başka kim olacak?

Nur: Vazgeçtim Melek. Bu kadar rahat olma sen.

Melek: Özür dilerim. Galiba biraz fazla ileri gittim.

Gerçekten üzülmüştü. Kıyamam ben buna ya.

Nur: Şaka yaptım. Hemen üzülme. Kısmet böyle şeyler. Olacağı varsa olur.

Melek: Biliyordum be. Senin de gönlün var onda. Tamam bu iş oldu.

Nur: Çöpçatan ya. Uyu hadi.

Melek: Kızmadın. Tamam bende bu iş. Düşündüğümden kolay olacak.

Nur: Uyu uyuuuuu

Cidden olabilir mi? Ben hoşlansam bile ne olacak ki? Onun gibi yakışıklı biri bana niye baksın ki? Off ya.

Melek: Yakışıklı demek ha. Tamam oldu bu iş.

Nur: Dışımdan mı söyledim ben onları?

Melek: Biraz öyle oldu. Hislerini onun yanında da söylemen dileğiyle iyi geceler.

Nur: İyi geceler.

Melek arkasını dönüp yattı. Mete ile olan konuşmalarımızı düşündüm. Melek’in sözlerini düşündüm. En sonunda gerçekten Mete’den hoşlandığıma karar verip kendimi uykunun güzel kollarına bıraktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.