Nur'dan
Eve gelince içimde bir acı hissettim. Beni direk odama çıkardılar. Sözde "dinlenmen lazım" dediler. Anladığım kadarıyla öküz yine evde yoktu. Ev süslenmiş mis gibi yemek kokuları geliyordu. Öküz böyle beceriklimiymiş be şaşırttı beni.
Yatağımın yanındaki dolabın üstünde bir not vardı. Notu okudum. Melek yazmış. Melek'in yazısı bu kadar güzel miydi be. Neyse aşağı inip biraz atıştırmalık alayım. Yataktan kalkıp aşağı indim.
Beyza: Hayırdır niye indin?
Nur: Öküz evde yok. Not bırakmış. Arama beni diye de eklemiş. 2 gündür yoktum. Kendini geliştirmiş galiba mis gibi kokular geliyor burnuma. Öküzün yaptıklarından yiyim dedim.
Beyza: İyi demişsin. Gel ben sana hazırlayım bir tabak.
Mutfağa girdim. Gözümün önüne bir kaç kötü fotoğraf geldi. Kalbim sıkıştı. Melek'in dayak yemiş halleriydi. Öküz dayak yemezdi ki.
Nur: Bugün ayın kaçı?
Beyza: 24 Mayıs. Ne oldu?
Nur: Ne? 10 gün öncesini hatırlıyorum. Bu 10 günde ne oldu? Buraya gelince gözümün önüne Melek'in bağlanmış, dayak yemiş resimleri geldi. O dayak yemez ki. Ne oldu? Ne saklıyorsunuz benden ?
Beyza:Yok bir şey.
Nur: Beyza bana doğruyu söyle.
Beyza: Cidden yok bir şey. İnan bana o iyi. Git biraz dinlen.
Mutfaktan çıkıp odama gittim. Yatağa uzandım. Bunlar benden büyük bir şey saklıyor ama ben onu bulucam.
Rüya
Zümrüt: Sen nasıl Zümrüt'ün Ela'sını aldıysan bende Nur'un melek'ini alıcam. Her şeyin bedelini arkadaşınla ödeyeceksin. Cehennemde görüşmek üzere.
Silah patladı. Melek kanlar içinde yerde yatıyordu.
Rüya son
Kanter içinde yataktan çıktım. Melek'e bir şey olmuştu. Vurulmuştu o. Benim yüzümden vurulmuştu. Aşağı indim.
Nur: Beyzaaa Nergiiiis.
Beyza: Ne oldu Nur? Niye bağırıyorsun?
Nur: Hatırlıyorum. Melek vurulmuştu. Nerde o? İyi mi? Beni ona götürün lütfen.
Beyza: Nur.......o dün....
Nur: Ne oldu dün?
Beyza: Bitkisel hayata girdi. Ne zaman uyanır bilinmiyor. Belki de ...
Nur: Belki de ne Beyza. Belki de ne?
Beyza: Hiç uyanmaz.
Nur: Zümrüt kim peki?
Beyza: Nergis araştırdı. O anlatır sana.
Nur: Tamam. Beni Melek'e götür.
Beyza ile evden çıkıp arabaya bindik. Benim taburcu olduğum hastaneye gittik. Demek kardeşim en başından beri yanımdaydı. Arabadan koşarak indim. Hastaneye girdim. Yanıma Mete geldi.
Mete: Nur hoşgeldin. Bu kadar erken beklemiyordum seni.
Nur: Sana değil en başından beri yanımda olan kişiyi ziyarete geldim.
Mete'nin yüzü düştü. Melek'i ziyarete gelmem neden üzdü onu.
Mete: Kimi?
Bu çocuk şaka mı?
Nur: Melek'i ve yanından kovsanız bile ayrılmam. Bir kere ayrıldım. Sonra.....sonra.
Mete: Tamam. Sakin ol. Gel yanına gidelim.
Bu çocuk Melek ismini duyunca neden sevindi. Neyse sonra bunu düşünebilirim. Mete ile beraber Melek'in yanına gittik. Nergis yanındaydı. Melek'in yanına yaklaştım.
Nur: Ben geldim kardeşim. Geçte olsa geldim yanına.
Nergis:Nur?
Nur: Kim o kız? Anlat her şeyi Nergis. Yalansız dolansız anlat lütfen.
Nergis: Babası kumar borcu yüzünden yeni doğan bebeğini yıllardır çocukları olmayan Aydın ailesine satıyor. Aydın ailesinin yakın dostu olan Şahin ailesinin en küçük kızlarıyla birlikte büyüyorlar. Bütün okul hayatlarında aynı sınıfta hatta aynı sırada oturarak geçiriyorlar. Üniversiteye beraber başvuruyorlar. Zümrüt alınıyor ama Ela yerine müdür bey seni alıyor okula. Durum böyle olunca ailesi ağza alınmayacak sözler söylüyor sırf kendi istedikleri üniversiteyi kazanamadı diye. Ailesi böyle yaparak kızları Ela'nın intihara kalkışacağını bilmeden üstüne gidiyor. Kızda bunlara dayanamıyor. Önce arkadaşına mektup yazıyor, peşinden mesaj atıyor. En sonunda da silahla kendini vurarak intihar ediyor. O yıllarda zümrüt iki kez intihara kalkışıyor. Sonra intikam duygusu beliriyor. Tüm hayatı boyunca mektuptaki kızı bulup acı çekmesi ile ilgili planlar yapıyor. Arkadaşının hayattan koparılmasının tüm suçunu sana yıkıyor. Senden intikam almak için Melek'i gözlerin önünde öldürttürecekti. Biz de bi seçenektik. Ancak onunla daha önceden tanıştığınız için hedef oydu. Merak etme bu planın içinde olan hepsi cezasını çekecek. Zümrüt hastanede aklî dengesi yerinde değilmiş. Bu kadarını öğrendim.
Yani her şeyin suçlusu benim. Kardeşim gerçekten benim yüzümden bu halde.
Nergis: Nur bir şey diyecek misin?
Nur: Gidicem. Melek uyansın. İyi olduğunu göreyim. Sonra gidicem buralardan. Onun yüzüne bakamam. Benim yüzümden böyle şeyler yaşaması haksızlık. Ailesi nerde?
Nergis: Melek'in ağzından her gün mesaj yazıyorum. Bilmiyorlar durumu. Doğum gününün ertesi sabah sizin işe gittiğinizi söyledik. Çocukların okulu olduğu için geri döndüler o günü. İyi ki de dönmüşler.
Daha fazla Nergis'i dinlemedim. Camın yanına gidip kardeşime baktım. Ne güzel hayallerimiz vardı bizim. Şimdi böyle onun o yatakta yatması haksızlıktı oysa.
3 yıl sonra
Nur'dan
Hâlâ bitkisel hayattaydı Melek. Doktorlar fişinin çekileceğini söylüyorlar. Gözlerimizin önünde gitti güzelim kız . Zümrüt iyileşti. Gidicek yeri olmadığı için bizimle kalıyor. Özür diledi.
İntikam duygusu bu kadar kötüydü. 3 yıl oldu hâlâ açmadı kardeşim gözlerini. Ben inanıyorum açıcak gözlerini. Biz daha çok güzel günler yıllar geçiricez. Beyza ayrıldı evden. Çünkü evli mutlu artık. Bi tek çocuk eksik. Kısmetse o da yakın .Hihihihi.
Nergis nişanlandı. Ben hâlâ sapım. Melek olsaydı o ikisi de hala saptı. Ben bunları düşünürken içerden sesler geldi.
Zümrüt: Hadi nur ben havalimanına geçmeden seni bırakayım bizim kızın yanına.
Nur: Geldim.
Zümrüt şehir dışına gidicekti bugün. Onun eğitimi için özel bir okula yatılı olarak gönderiyorduk. Arabaya bindik. Beni hastanenin önünde bırakıp gitti o. Hastaneye girdim. Melek'in katına çıktım. Odasının kapısı açıktı ve sesler geliyordu.