İçeriğe geç

Bir Yalan Söyle

Bölüm 3 · 8 dk okuma

Bir Yalan Söyle

Bölüm 3

Eğitim

O günden 221 gün önce...

Kader yüzünde masum bir bakışla abisine döndü ve "Yine bizi mi izleyeceksin abi?" diye sordu.

Yağız bu soruya karşı gülümsedi ve daha sonra Kader'in yüzüne yaklaşıp yanağını sıktı. "Eğer o pislik sana bir şey yapmaya kalkarsa yanında olmam gerekiyor." dedi. Aslında yapabileceği pek bir şey olmadığını biliyordu ama en azından ona destek olabilirdi.

Daha sonra Tia kendi kısmına gitti. Burası çoğunluğu camdan oluşan bir yerdi. Kader ile onun tarafını ayıran cam ses geçiriyordu fakat diğerleri geçirmiyordu. Yağız onları dışarıdan izleyebiliyordu fakat ne o onlara sesini iletebiliyor ne de onların sesini duyuyordu. Çalışma odasının arka tarafı siyah ve karanlık bir bilgisayar odasıydı. Kızlar kulaklıklarıyla eğitim komutlarını alıyordu. O küçük odada duran babaları onlara komutları veriyordu.

Kader de abisine defalarca iyi olacağını söyledikten sonra içeri kendi kısmına girdi ve Tia'ya gülümsedi. Daha sonra kızlar siyah ve pahalı kulaklıklarını taktılar.

Kızların kulaklıkları taktıklarını gören babaları "Bugün ilk dersiniz 1 saat boyunca silah çalışması kulaklıklarınızın yanında silahlarınız duruyor onları alın ve sarı çizgiye geçin. " dediler.

Kızlar dediklerini yaptı. Kader mutlu görünüyordu. Silah eğitimlerinde çok fazla hata yapmazdı. Kendine bugünün güzel bir gün olacağını söyledi ve silahını kaldırarak hedefe (okçuluk yarışlarında da kullanılan yuvarlak puanlı bir tahta) odaklandı.

Bilgisayardan kulaklıktaki kameralarla izleyebilen babaları "Hedefe iyice kitlenin."

-3...

Kader silahını sıkı sıkı tuttu.

-2...

Eli terliyordu ama şuan aklında sadece hedef vardı.

-1...

Bunu yapabilirdi. Tetikteki parmağı vurmaya hazırdı.

-Vuruş!

Kader tetiğe bastı ve gözlerini kapattı. Atışların başarılı olup olmadığına babalar karar verirdi. Geçmeyen 5 saniyeden sonra "Atışlar başarılı" diye bir ses geldi. Kader gözlerini açtı. Hedefin tam ortasını vurmuştu. Sevinçle Tia'ya baktı. O fazla rahattı. Tia çok yetenekliydi. Her zaman hedefi ortadan vururdu.

Bu şekilde geçen 1 saatten sonra. 15 dakika mola verildi. Kader sevinçle dışarı çıktı.

Abisi onun saçını okşadıktan sonra. Tia'ya yaklaştı ve "Bugün fazla rahatsınız sanki hanımefendi" deyip sırıttı.

Tia parmak uçlarına çıkarak Yağız'ın yüzüne yaklaştı. Gülümsedi. Kalbinin sesine bastırmaya çalışarak "Ben her zaman rahatım ve bence ikimize de bir ödül lazım" diyerek gözünü kırptı ve kollarını açarak parmak uçlarından indi.

Yağız ikisine de sarıldı. Arkadan Tia'nın saçlarını okşadı. Başını Yağız'ın göğsüne yaslamış olan Tia kafasını kaldırarak ona baktı. Yağız da ona bakıyordu. Gülümsediler ve ayrıldılar.

Kader ve Tia biraz dinlenip su içtikten sonra çalışma odasının kapısındaki ışıklar molanın bittiğini belirtmek için yeşil yandı.

Tekrar içeri girdiler. Kısa 1 saatlik bir dövüş eğitimi ve 15 dakika moladan sonra sonuncu eğitime geçilecekti. Bu sefer daha zor bir eğitim vardı: bıçak.

Bu eğitimde Tia'da zorlanırdı. Çünkü bıçak kontrol edilmesi kolay değildi. Küçük sapından tutup hedefe fırlatmanız gerekirdi. Bu da insanı zorlayan bir şeydi. Alnınızdan akan terlerin aktığını hissederken o terin gözünüze ulaşmasını umursamayıp çok iyi odaklanmanız gerekirdi. Zihninizi sadece buna odaklamanız gerekirdi.

Bunu yapmak Kader için öyle zordu ki. Bir hata yaparsa sonucunun neler olacağını biliyordu. Atmadan önce aklına her zaman babasının sadece onun kulaklığına "Bittin" diyerek hiddetle masadan kalması ona yaklaşması, Kader'in her seferinde ağlayarak özür dilemesi, babasının tokadının yanağında bıraktığı sıcaklık ve çok kötü attıysa savrulan tekmeler gelirdi.

Kader derin bir nefes aldı ve kulaklığını taktı. Babası sadece onun kulaklığına "Bugün eğer hata yaparsan gerçekten bitersin, Kader. Her zamanki gibi dövülmek istemiyorsan dikkatli ol!" dedi. Kader buna karşılık babasına baktı ve ona kafasını salladı.

İlk yarım saat kolay geçiyordu. Çünkü ısınma turu oluyordu. Dar kıyafetlerinin ceplerine koydukları açılır-kapanır bıçaklarını ceplerinden çıkarır açar ve yumuşak boks torbasına benzeyen insan modellerine saplarlardı. Bu kısım oldukça kolaydı fakat bu yarım saat bitmişti ve işte o zaman Tia artık rahatlamasının kaybolduğunu ve onun yerini stresin kapladığını hissetti.

Kulaklıklarından bir ses geldi. "Bu sefer bir değişiklik olması için sırayla yapacaksınız. Kader kulaklığı aldığın masanın yanındaki sandalyeye otur. Tia sende bıçağını hazırla. "

İkisi de kafasını salladılar ve dediklerini yaptılar. Tia hızlı hızlı nefes alıp vermeye başlamıştı. Sarı çizginin olduğu yere geçti. Babası sadece onun kulaklığına "Ek saat almak istemediğine eminim. Dikkat et ve odaklan" dedi. Tia anladığını belirtmek için yavaşça başını salladı.

Bıçağını açtı ve sıkıca kavradı. Öncelikle 5 atış yaptı. Bunlar 5 puanın altına inmemişti ama tek bir kötü atışın ek çalışma demek olduğunu biliyordu.

Alnındaki terin yavaşça gözüne doğru aktığını hissedebiliyordu. Nefes alış-verişini düzenledikten sonra gözlerini hedefe dikti. Bunu yapabilirdi. Kulaklıktaki sesi dikkatle dinledi.

-3...

Tia bıçağı sıkıca kavradı.

-2...

Elindeki terlemeyi önemsemeyerek bıçağını omzunun üzerinde doğru götürdü

-1...

Kolunu atış için hazırladı ve hedefe odaklandı.

-Atış!

Kolunu serbest bırakarak bıçağı attı. Bıçağın gidişini izledi. Her şey ağır çekimde gibiydi. Onu izleyen Kader ve Yağız için de öyle. Tia bıçağın yavaşça aşağıya yöneldiği gördü. Dudağını ısırdı. Kanının metalik tadını alıyordu. Gözlerini sıkıca kapattı ve kulaklıktan gelecek her hangi bir ses için bekledi. Teri yavaşça serbest bıraktığı koluna damladı

-Atış başarısız. Ek 1 saat çalışma yazıldı. Kader'in eğitimi tamamlandıktan sonra gerçekleşecek. Şimdi dışarıya çık.

Ne? Gözünü açtı. Siyah yere mi gelmişti? Oh, hayır yine mi? Babasına baktı. Oldukça sinirli gözüküyordu. Gözlerini kaçırıp kulaklıklarını çıkardı ve Yağız'ın yanına gitti. Konuşmadılar. Yağız Tia'ya terini silmesi için bir mendil verdi. Tia da terini silip dinlenmek için Yağız'ın yanına oturdu. Yağız da omzuna hafifçe vurdu ve önüne döndü.

Yağız'a döndü ve "Önemli olan ben değilim. 1 saat ek çalışsam hiçbir şey olmaz. Peki ya Kader?"

Yağız olumlu düşünmeye çalışarak "Belki babam bazen olduğu gibi umursamaz ve sadece ek çalışma verir. Hemen kötü düşünme. " dedi umutlu bir şekilde.

Tia donuk gözlerle Yağız'a baktı. Daha sonra Kader'e ve Kader'in titreyen ellerine bakarak "Baban ona acımayacak. Kader kulaklığını taktığında sadece ona söylediğini sanıyordu fakat bende duydum."

Yağız endişeyle Tia'ya baktı korkuyla gözlerini kocaman açtı ve Tia'nın omuzlarını tutarak ona dönmesini sağladı. "Ona ne dedi? Onu yine tehdit mi etti yoksa?"

Tia yana baktı ve "Ona eğer öncekiler gibi dövülmek istemiyorsa dikkatli olmasını ve herhangi bir hatasında biteceğini söyledi."

Yağız Tia'nın omuzlarını bıraktı. Öfkeyle ayağa kalktı. Nasıl bu kadar acımasız olduğunu anlayamıyordu. Ondan bu kadar nefret etmesi adil miydi yani? Kader'in onlar konuşurken 4 puanın altına inmemiş 4 atışına baktı. Yeniden kolunu arkaya atmıştı. Yeni bir atış yapacaktı.

Kader atışını yaptı ve bu sefer 8 puanlık kısma geldi. İyi gittiğini düşündü. Abisine baktı ve alnındaki teri silerek ona gülümsedi. Son 1 atışı kalmıştı. Babasının başta dediklerini düşündü. Midesi bulanmaya başladı. Aklına önceleri geliyordu. Karnına yediği tekmenin acısı. Bunları unutup sadece atışına odaklanmaya başladı. Bıçağı açtı.

-3...

Bıçağı çok sıkı bir şekilde tuttu.

-2...

Elinin titremesini durdurmaya çalışarak kolunu geriye doğru attı.

-3...

Tia'da Yağız'ın yanına geçerek onu izlemeye başladı. Kader hadi yap şunu diye bağırdı kendi kendine.

-Atış!

Kader bu sefer gözlerini kapatmak yerine bıçağının gidişini izlemeye başladı. Tırnağının etinden gelen acıyı hissetti. Kalp atışları hızlanmaya başladı. Neredeyse onları kulağının yanındaymış gibi duyuyordu.

Bıçak yavaşça hedefe yaklaştı.

Kader'in kalp atışları hızlandı.

Tia ve Yağız da dikkatle izledi.

Kader bıçak hedefe yaklaşırken gözünü kapattı.

Kulaklıktan gelecek her hangi bir ses için beklemeye başladı.

-Atış...

Lütfen başarılı olsun, lütfen başarılı olsun, lütfen...

...başarısız.

Kader gözlerini açtı. Bıçak hedef tahtasına isabet etmemişti bile. Hızlı hızlı nefes alıp-vermeye başladı. Gözlerinin yandığını, başının döndüğünü hissetti. Yavaşça bekledi. Gelecek tiz ses için. Babası kulaklığı masaya sertçe koyduğunda gelecek ses için.

Babası dişlerini sıkarak "Kulaklığını çıkar, Kader" dedi.

Kader yavaşça kulaklığını çıkardı. Başını kaldırmadan masaya koydu. Ellerini önünde birleştirerek yerine geri geçti.

Babası ayağa kalktı ve arka odanın kapısını açtı. Kader yutkundu. Her an gelebilecek bir darbe için kendini hazırladı.

-Kafanı kaldır! diye bir bağırma duydu önce.

Kafasını kaldırdı. Babasına baktı. Babası arkasını dönerek "Camların şeffaflığını kapat, Michael" dedi Tia'nın babasına. Camlar siyah olmadan önce Yağız'a hafif gülümseyerek tek kaşını kaldırdı. Tia'nın babası da ona denileni yaptı.

Yağız cama vurmaya başladı. "Seni şerefsiz pislik, seni geberteceğim! Seni adi herif!" diye bağırdı. Eli acıyordu ve hiçbir yararı olmadığını biliyordu. Tia onun elini tutup indirdi. "Bu hiçbir işe yaramayacak" dedi. Yağız da cama vurmayı bıraktı. Fakat yüksek sesle küfürler savurmaya başladı.

Kader babasına bakmaya devam etti. Babası ona sert bir tokat attı. Yüzünün yandığını hissediyordu. Dizlerine çöktü. Ellerini birleştirerek "Lütfen baba bir şans daha ver söz veriyorum bu sefer iyi atacağım lütfen çok özür dilerim lütfen " dedi. Gözleri yaşlarla dolmuştu. Dudağını ısırarak gözyaşlarını tutmaya çalıştı.

Babası karnına sert bir tekme savurdu. Kader'in nefesi kesildi. Karnı çok kötü ağrımaya başlamıştı. Sessizce ağlamaya başladı. Babası eğilerek Kader'in saçlarından tutarak onu kaldırdı. Kader saç derisinin yandığını hissetti. Korkuyla babasına bakmaya başladı. "Sana işinin biteceğini söylemiştim küçük fare" dedi babası tükürükler saçarak. Sonra saçlarını bırakarak bir tokat daha attı.

Kader ağlamaya devam ediyordu. Kafasını yavaşça kaldırdı. "Bunu bana neden yapıyorsun?" dedi sessizce. Daha sonra bağırmaya başladı "Neden benden bu kadar nefret ediyorsun? Neden canımı acıtmaya bu kadar meraklısın? Neden?"

-Seni saygısız velet! Benimle nasıl böyle konuşursun!

-NEDEN?! daha yüksek sesle bağırdı Kader.

-Yeter artık kes sesini! dedi ve onu yine saçından tuttu. Biraz sürükledikten sonra çalışma odasının Kapısını açarak onu dışarı fırlattı.

Kader dizlerinin üzerine çok sert düştüğü için dizi kanamaya başladı.

Yağız ve Tia hemen yanına gitti. Tia'nın babası geldi ve içeri gelmesini söyledi. Tia Kader'e "İyi olacağından emin misin?" diye sordu. Kader de başını sallayarak ona gitmesini söyledi. Tia kaygılı bir şekilde oradan uzaklaştı. Yağız Kader'in yürümeye hali olmadığını anladı, onu kollarının arasına alarak kaldırdı. Kader'de düşmemek için kollarını Yağız'ın boynuna sardı. Yağız Tia'ya baktı. Tia'nın gözündeki endişeyi gördü ve ona hafifçe gülümsedi. Daha sonra Kader'i odasına götürdü.

Bölüm sonu

5 yorum