İçeriğe geç

BİR YAĞMUR DAMLASI

Bölüm 6 · 4 dk okuma

BİR YAĞMUR DAMLASI

Bölüm 6

6.BÖLÜM

Düşünmemeye çalışarak kitaplarımı alıp mutfağa geçtiğimde kapı çaldı, kapıyı açtığımda en önde Berke arkasında ise diğerleri vardı Berke elindeki poşetleri kaldırıp bana bakarak "İçeri almayacak mısın bizi?" diye sorduğunda kapının önünden çekilip geçmeleri için izin verdim hepsi içeri girdiğinde Emirhan önümde durup gülümseyerek "Selam nasılsın?" dediğinde bende gülümseyip "İyi sen nasılsın?" dediğimde elini ensesine atıp gülümseyerek "İyi, alışabildin mi eve?" başımı sallayıp "Evet Meriç bana çok yardım etti" gözlerime bakıp "Ben yardımcı olmak isterdim ama işlerim olduğu için yardım edemedim" ona doğru bir adım atıp "Sorun değil hadi içeri geçelim" başını saladığında içeri geçtik, hepsi mutfağa geçmişti yanlarına gittiğimde Berke poşetleri boşaltmıştı beni gördüğünde "Eee okulun ilk günü nasıldı?" omuz silkip "Geç kalmam dışında güzeldi" dediğimde Berke kahkaha atarken meriç sırıtarak "Evin okula bu kadar yakınken mi geç kaldın" kaşlarımı çatıp "Ne var olamaz mı?" dediğimde Kaan bana doğru eğilerek "Gece beşik sallamadıysan geç kalman imkansız" ona ağızımı yamultup getirdikleri cips paketini açıp tabağa boşaltarak ortaya koydum "Bu arada haftaya hastanede staja başlıyorum" Berke bana bakıp "Hangi hastanede çalışıcaksın" dediğinde dudağımı büküp "Bilmiyorum" dediğimde başını sallayıp "Öğrendiğinde bize de söyle yanlışlıkla gelmeyelim, sonra bizi öldürürsün" dedikten sonra öyle bir kahkaha attı ki yer sallandı resmen, yanımdaki kitabı alıp kafasına vurunca gülmeyi keserek kafasını tutup "Aaaa kafamı kırdın" ona dil çıkarıp telefonu alıp Meriç'e bakıp "Bir dakika gelir misin?" diye sorduğumda başını saladı, benim odama geldiğimizde mesajı açıp "O numara yine mesaj attı" dediğimde telefonu benden alıp mesajı sesli okumaya başlası " 'Okulun ilk gününe geç kaldın ama olsun ben seni her an görebiliyorum ve bu çok hoşuma gidiyor', eveliyatını siktiğimin oruspu çocuğu" diye söylendiğinde ona bakıp "Şimdi ne yapacağız?" dediğimde ellerini saçına attığında "Sen numarasını bana ver ben bakacağım" başımı sallayıp numarayı ona attım "Eğer bir şey bulursan bana haber ver" dediğimde başını salladı. Tüm hafta deslerden derslere koşarak geçmişti ve ben şimdi yarın'ın tatil olmasının mutluluğu ile Mert'in yanına gidiyordum, oraya vardığımda eczane kapalıydı telefonumu çıkarıp Mert'i aradım ama açmadı birkaç defa daha aradım ancak açmadı yine bende pes edip eve gittim. Pijamalarımı giyip koltuğa uzanarak televizyonu açıp herhangi bir kanalın üstünde durup sesini kısarak kitabımı okumaya başladım, telefonumun titremesiyle kiabımı kapatıp telefonu aldım gelen mesaj yine bilinmeyen numaraydı 0542*** : Beni merak ettiğini biliyorum güzelim ama beni araştırması için erkek arkadaşına söylememeliydin bu beni kızdırdı ve bu ona kötü bir şeye mal olacak hızla ayağa kalakıp eşyalarımı alıp evden çıktım, arabama binerken Meriç'i aradadım telefon ilk çalışta açıldı "Alo İdil bir sorun mu var?" dediğinde "Meriç neredesin?" diye sordum "Evdeyim ama noldu sesin niye endişeli çıkıyor?" diye sorduğunda "Evden çıkma geliyorum" telefonu kapatıp gaza biraz daha yüklendim. Onların evine vardığımda hızla arabadan inip evin önüne geldiğimde aklıma en kötü senaryolar geliyordu onlara kötü bir şey yapacak diye ödüm kopuyordu kapıyı çaldığımda Meriç kapıyı açtı o anlık korkuyla ağlayarak Meriç'e sarıldım o da bana sarılıp "İdil iyi misin, niye ağlıyorsun?" dediğinde ondan ayrılıp gözlerimi silerek "O... O bana mesaj attı size zarar vereceğini ima etti bende korktum" dediğimde bana doğru eğilip hala akmaya devam eden yaşlarımı silip "Merak etme biz iyiyiz gel içeri geçelim" dediğinde başımı sallayıp içeri girdim Berke beni gördüğü gibi yanıma gelip "İdil ne oldu sana niye ağlıyorsun?" dediğinde kendimi tutamayıp ona sarılarak "Size bir şey oldu diye çok korktum" dediğimde "Abi bu kız ne diyor?" dediğinde Meriç "Geçin oturun herşeyi anlatacağım", Meriç herşeyi anlattığında Berke öfkeden yerinde duramıyordu "Haysiyetsiz şerefsiz..." o söylenmeye devam ettiğinde Meriç bana bakıp "Telefonunu ver, bakalım bu sefer ne demiş" başımı sallayıp telefonu açıp mesaja girerek ona verdim Berke hemen onu yanına gidip baktı, Meriç arakadaşını aramış eve çağırmıştı ve şimdi tam bir saattir kimin yaptığını bulmaya çalışıyorduk telefonum çaldığında ekrana baktım bilinmeyen numara arıyordu hemen Meriç'in yanına gidip "O arıyor" bana bakıp "Aç ve hopörlör'e ver" başımı sallayıp açarak hopörlör'e verdim "Alo" dediğimde "Beni istediğiniz kadar araştırın ama bir şey bulamayacaksınız" dediğinde Meriç "Oruspu çocuğu sesini değiştirmiş" telefondaki kişi yüksek sesle kahkaha atıp "Güzelim artık evine dönmelisin orada olman onlar için hiç iyi olmaz" korkuyla Meriç'e baktığımda telefonu elimden alıp "Ulan dua et seni bulmayayım yoksa seni bulduğumda kendi ellerimle öldüreceğim anladın mı?" karşı taraf tekrar kahkaha atıp "Sana bol şans ama benim olanı bana geri vermelisiniz aksi halde olacaklardan ben sorumlu olmam" Meriç'in arkadaşı "Abi sadece birkaç saniye daha konuşturmalısınız" telefonu alıp "Bak eğer buradan gidersem kim olduğunu söyleyecek misin?" diye sorduğumda "Güzelim sana zaten kim olduğumu göstereceğim ama zamanı geldiğinde senin şimdi o evden çıkman gerekiyor çünkü seni göremiyorum ve bu hiç hoşuma gitmiyor" gözlerimi kapatıp açarak "Bak benden ne istediğini bilmiyorum ama sen böyle yaptıkça senden korkuyorum" şuan ne söylediğimi bilmiyordum ama zaman kazanmam gerekiyordu "Korkacağın kişi ben değilim çiçeğim onlar beni uzun süredir tanıyorsun ama onları tanımıyorsun bile, neyse şimdilik hoşçakal bebeğim bir sonraki görüşmemiz yüz yüze olacak" ağızımı açacaktım ki telefonu yüzüme kapattı o kadar korkuyordum ki ellerim ayaklarım titriyordu oluğum yere çöktüğümde Berke yanıma gelip kollarımdan tutarak ayağa kalırıp "Merak etme o şerefsizi bulacağız" beni koltuğa oturtturduğunda Meriç'in arkadaşı bize bakıp "Abi sanırım bir şey buldum" hepimiz onun yanına gittiğimizde "Telefon siyalinden adresini buldum" Meriç adresi not alıp arkadaşını gönderdi, şimdi ise hepimiz koltuklara oturmuştuk kimseden ses çıkmıyordu başımı Berke'nin omuzuna yaslamış televizyon'un boş ekranına bakıyordum ve bir an önce yarın olmasını bekliyordum ama hiç birimizin yarının felaket olacağını bilmiyorduk.

Bölüm sonu

9 yorum