Ben hala mesajın şokundayken bilinmeyen bir numara beni aradı aramayı cevapladığımda karşıdan hiçbir şekilde ses yoktu sadece nefes alış veriş sesleri vardı "Kimsin sen?" diye sorduğumda yine cevap alamadım telefonu kapatıp hızla dışarı çıktım etrafa baktığımda hiç kimse yoktu zira az önce gelen mesajda benim kapının önünde çekilen fotoğrafım vardı altında ise "SENİ HER AN İZLİYORUM" yazıyordu, giderek gerilemeye başlamıştım "Bu lanet yerde ne haltlar dönüyor" dediğimde telefonun yine çalmasıyla kimin aradığını bakmadan "Hem arıyorsun hemde ses etmiyorsun kim olduğunu söylemesen sikerim belanı anladın mı beni?" karşı taraf kısa nir süre durduktan sonra Yağızın sesini duydum "Kızım manyak mısın ne diyorsun ya?" dediğinde şaşıracak "Yağız sen misin?" dediğimde "Evet benim seninle konuşmak için aramıştım" kaşlarımı çatıp "Seninle konuşacak bir şey kalmadı anlamıyor musun?" oflayıp "Bak beni bir kere dinle ya bir kere, lütfen" dediğinde nefes verip "Tamam" dediğimde "Teşekkür ederim birazdan orada olurum" telefonu kapatıp içeri geçtim ama aklım hala bana gelen mesajdaydı kim niye böyle bir şey yapsın ki, dışarıda gür bir sesle duyup çıktığımda Emirhan Yağız'ın yakasını tutmuştu yakınlarına doğru koştuğumda "Ne işin var lan burada?" dediğinde Yağız da onun yakasından tutup "Sanane lan sana mı soracağım" Emirhan'ın kolunu tutup "Emirhan ne yapıyorsun bırak" dediğimde bana bakıp "Bu şerefsiz niye buraya geldi seni rahatsız mı ediyor?" diye sorduğunda ağızımı açmama bile gerek kalmadan Meriç hızla yanımıza gelip Yağız'ı tuttuğu gibi yumruğunu yüzüne geçirmişti ben çığlık atarken Emirhan Meriç'in kollarından tutup geri çektiğinde Yağız elinin tersiyle dudağını silip ayağa kalktığında "Beyler sakin olun buraya zorluk çıkarmaya gelmedim" dediğinde diğerleri bana dönüp onay almak ister gibi baktıklarında başımı sorun yok der gibi salladım, Yağızla arka bahçeye geçip oturduğumuzda ona bakmadan "Seni dinliyorum" dediğimde "O gün sen bana geldiğinde kapıyı açan kişi benim en yakın arkadaşımdı" dediğinde alaycı bir şekilde gülüp "Birde en yakın arkadaşınla mı aldattın beni?" dediğimde "Hayır ben seni aldatmadım neyse o gün Aslı Almanya'dan yeni gelmişti ve kalacak yeri yoktu beni arayınca bende onu alıp evime götürdüm bu kadar, bak seni aldatmak aklımın ucundan bile geçmedi tamam mı?" dediğinde gülüp "O yüzden mi boynunda onun rujunun izi vardı" dediğimde cevap bile veremiyordu "Bak cevap bile veremiyorsun, sende senin haksız olduğunu biliyorsun şimdi evimden defol ve hayatımdan da çık" çıkışı işaret ettiğimde ayağa kalkıp "Kaybeden sen olursun" arkasını dönüp evden çıktığında koltuğa oturup sakinleşmeye çalıştım. Ayağa kalkıp içeri geçerek eşyalarımı toplamaya başladım kıyafetlerimi valize koyup masama yöneldiğimde kapı çaldı,kapıyı açtığımda Emirhan ve diğer arkadaşları karşımda durmuş bana bakıyorlar Berke öne çıkıp "Ne yapıyorsun kız?" dediğinde omzumu silip "Hİç eşyalarımı topluyorum" dediğimde Emirhan "Hemen gidiyor musun?" diye sordu başımı sallayıp "Okulun açılmasına az kaldı düzenimi kurmam gerek artık" Meriç başını sallayıp "O halde yardım edelim" arkadaşlarına bakıp "Ama sizin işiniz vardı" dediğinde araya girip "Gerek yok ben hallederim" Emirhan başını ikinyanna sallayıp "Olmaz öyle eşyaların ağırdır Meriç sana yardım eder" Meriç'e baktığımda başını salladı bende kabul ettiğimde onlar giderken bizde içeri girdik. Eşyaları topladığımız ikimizde yorulmuştuk Meriç ayağa kalkıp "Bize gidip birşeyler içelim yorulduk" dediğinde yorgunlukla başımı salladım reddedecek durumda değildim. Birşeyler atıştırdıktan sonra "Şey lavabo ne tarafta?" diye sorduğumda "koridordan soldan ikinci kapı" başımı sallayıp lavaboya gittim, işimi bitirdikten sonra oradan çıkıp Meriç'in yanına döndüğümde "Sana mesaj geldi haberin olsun" başımı sallayıp telefonu alıp mesaja baktığımda yine aynı bilinmeyen numaraydı 0542*** :Beni merak ettiğini biliyorum güzelim ama çok yakında bu merakını gidereceğim. Meriç ayağa kalkıp "Ne oldu bir sorun mu var?" diye sorduğunda telefonu ona uzattım, mesajları okuduğunda kaşlarını çatıp "Bu kim, tanıyor musun?" başımı olumsuz anlamda sallayıp "Bilmiyorum ama beni sürekli takip ediyor" kaşlarını çatıp "Polise gitmedin mi?" ona bakıp "O kadar önemli birşey değil belli ki biri benimle dalga geçiyor, neyse eşyaları almak için araba gelecekti gidip bir bakayım" dediğimde "Dur bende geleyim" başımı sallayıp benim evime doğru ilerledik. Eşyaları yeni evime yerleştirmeyi bitirdiğimizde amerikan tipi plan mutfağa geçtik ikimize de kahve hazırlayıp oturduğumda kupayı eline alıp "Numaranı versene bir şey lazım olursa beni ararsın" başımı sallayıp telefonunu alıp numaramı yazarak ona geri uzattım beni kaydedip çaldırdığında bende onu kaydettim "Herşey için çok teşekkürler" gülümseyip "Sen hep böyle teşekkür mü edeceksin bundan sonra bana teşekkür etme" bende gülümseyip "Peki tamam" dediğimde ayağa kalkıp "Ben artık gideyim, bu arada o kişi sana bir daha mesaj atarsa bana söyle kim olduğunu bulurum ben" kapının önüne geldiğimizde "Tamam söylerim" O çıktıktan sonra kapıyı arkasından kapatıp salona geçerek kitaplarımı açıp çalışmaya başladım.
Bu gün okul açılıyordu ve ben her zaman ki gibi geç kalıyordum hızla hazırlanıp okula doğru yola çıktım, okula vardığımda derslerin başlamasına çok az bir vakit vardı hızımı arttırıp dersliğime girip önde kalan tek boş yere oturdum.
Sonunda dersler bittiğinde bir an önce eve varmak istiyordum çünkü açlıktan bayılmak üzereydim okulda birkaç şey atıştırmama rağmen açtım, eve vardığımda hızla üzerimi değiştirip mutfağa geçtim kendime sandviç ve çay hazırlayıp masaya oturdum haftaya hastanede stajım başlayacaktı ve ben çok heyecanlıydım.
Telefonuma gelen bildirim ile telefonu elime aldığı da yine bilinmeyen numaraydı
0542*** :Okulun ilk gününe geç kaldın ama olsun ben seni her an görebiliyorum ve bu çok hoşuma gidiyor.
Ben neyin içine düşmüştüm böyle, hani insan bazen bir çıkmaza girer ya bende şimdi öyle bir çıkmazın içindeydim Meriç'e söylemeliyim mi bilmiyorum.

