İçeriğe geç

Bir Teravih Meselesi |Texting

Bölüm 28 · 7 dk okuma

Bir Teravih Meselesi |Texting

Bölüm 28

2.7

Selam! Biz geldiikk!

Medyaya da bu sefer kendi yaptığım bir tabloyu koydum efenim akakdkjkdjfldmk

Arkaya Hepsi grubunu açıyorum ve yazmaya başlıyorum kızları ben.

Bölüme geçelim o zaman efenimm, iyi okumalar dilerim.✨

________________________________________________________________________________

"Şarkı listesini hazırladım ben." İçeriden seslenen Asena ile hazırladığımız tepsileri kucaklayıp salona ilerledik. Asena tüm gün evde temizlik yaptığı için onu çalıştırmamıştım bu sefer.

Normalde Feza görevdeyken elbette böyle bir şey yapmazdım ama az önce konuşmuş ve her şeyin yolunda gittiğini, yarın yola çıkacaklarını öğrenmiştim. Bu haberden sonra keyfim yerine gelince kızlara itiraz etmemiştim.

"Ne açacaksın?" dedi Zehra içecekleri karıştırırken. Ayranla sodayı karıştırıp kenara bıraktıktan sonra gazlı içecekleri birbiriyle karıştırmaya başladı. Sonumuzun hastanede bitmemesini umuyordum.

"Öyle bakma Mahi, daha önce denedim hepsini." Zehra bana açıklama yaparak Asena ile sohbetine geri döndü. "Ayran soda karışımını da Muhsin amcadan aldım ayrıca." Muhsin amca sanayi de tamirhanesi olan biriydi. Zehra uçak mühendisliği mezunuydu ve yanına gidip yardımcı oluyordu. Küçükken de makinelere ilgili bir kızdı. Ayrıca şu an hep hedefi olan bir yerde çalışıyor ve askeri araçların üretiminde rol alıyordu. (Zehra'nın mesleğinden bahsettim mi bilmiyorum ama bahsetmedim diye not almışım.)

"Haydi sallayalım dünyayı, durmadan dans edelim aşk için!" Asena'nın eşlik ettiği şarkıya döndük. O da gözlerini açarak bize baktı.

"Ne? Küçükken hiç mi dinlemediniz?" Güldük.

"Mahi bize Kurtlar Vadisi müziği dinletiyordu." Zehra'nın homurtusu ile üzerine baktım.

"Kendine bak Zehra! Nişanlı bir bireysin ama hala böyle şeyler giyiyorsun," dedim ben de tam bir görümce edasıyla. Senin de görümcen burada Mahi, unutma.

"Canım yengem, üzerindeki pijamalar olmasa daha ciddiye alabilirdik seni." Üzerime inen gözlerim ile dilimi ısırdım. Biraz tutumlu ol Mahi, biraz!

"Sen de evli bir bireysin Mahi ama hala Kuzey Tekinoğlu repliği basılı pijamalar giyiyorsun," dedi Zehra sırıtarak. Tamam, hiçbirimiz normal değiliz.

Asena nihayet Barış Manço'dan Domates Biber Patlıcan açıp yanımıza geldi.

"Hikayesini biliyor musunuz?" dedi tıkınmaya çoktan başlayan bize katılarak.

"Yoo, ne ki?"

"Mahi sen abime sor, anlatır sana." Sorgulamak istesem de boşverip Feza'ya geldiğinde sormayı aklıma kazıdım. Asena koltukta bağdaş kurmadan önce belinden çıkardığı silahı masaya bıraktı.

"Bismillahirrahmanirrahim," dedi Zehra geri çekilirken.

"Korkma ya, emniyeti açık." Asena uzanıp vişneli sodayı alarak geriye yaslandı.

"Şeytan doldurur Asena, al şunu gözümün önünden." Asena gülerek silahı alıp sağ tarafındaki sehpaya bıraktı. Sürekli yanında taşıyordu zaten.

"Abim ve babamdan sonra ben de böyle işlere atılınca önlem amaçlı taşıyorum." Açıklamasına başımı salladım, tahmin etmiştim.

"Ee Mahi, nasıl gidiyor evlilik?" Zehra'nın hınzır sesi ile içtiğim ayranı masaya bıraktım.

"Çok şükür iyi gidiyor Zehra."

"Allah daha iyi etsin," dedi Asena hemen. Zehra da amin diyerek karşılık verdi.

"Hatırlıyormusun bir şeyler?" Asena'nın kibar ve meraklı çıkan sesine başımı salladım.

"Bu eve geçince daha iyi hatırlamaya başladım. Her köşede bir anımız varmış zaten." Asena kulağını çekip masaya vurdu.

"Allah bozmasın." Zehra da onu tekrar etti.

"Amin amin."

"Bizi boşverin şimdi," dediğimde Zehra mırıldandı, "Bir yıl bu anı bekledik biz, kuruduk Mahi kuruduk, ne boşvermesi?" Kucağımdaki yastığı ona fırlatınca gülerek kenara çekildi.

"Sus Zehra!" Asena'ya döndüm. "Sende yok mu birileri?" Yenge moodu otomatik yükleniyormuş arkadaşlar.

Vişneli sodasını kafasına dikip diğer bardağa geçti. "Yok ya, hiç gözüm yok o işlerde."

"Öyle deme," dedi Zehra. Bana laf atacağını anlayarak ondan önce davrandım.

"Yani, bak o bile nişanlıysa yani." Bana doğru gelen yastığı gözlerini benden çekmeden mükemmel bir refleksle görümcem tuttu. "Abimin kesin emri var Zehra, sinek bile konmayacakmış." Yastığı köşeye bıraktıktan sonra omuz silkti. Onun için doğradığımız limonlardan iki dilim alıp ağzına attı.

"Yok ya, işimle mutluyum ben." Zehra'ya baktığımda o da bana bakıp göz kırptı. Anlaşmıştık. "Hiç öyle ağzınızı burnunuzu eğmeyin birbirinize." İkimiz de yakalanarak ona dönünce yandan bir bakış attı. "Beden dili eğitimim var benim."

"Doğru."

"Doğru." Asena başını salladı ağzını limonla doldururken. "Doğru."

"Nasıl yiyebiliyorsun onları ya?" Zehra yüzünü buruşturarak baktı limonlara tuz döküp ağzına dolduran kıza.

"Tuzlayınca daha güzel oluyor. Denesenize." Yüzünde hiçbir mimiği oynatmadan limonları yedi. Onun yerine bizm yüzümüz buruşmuştu istemsizce. Tabaktan bir dilim alıp tuz döktüm. Ben de limon yerken Zehra yüzünü çevirdi. "İğrenç."

"Abim de limon sevmiyor Zehra, neyse ki." Tuzladığım limonu Asena'ya uzattım. Alıp yedi.

"Neyse ki Mahi." Ona laf soktuğumu anlıyordu. Anlasındı. Arkadaşı ve de görümcesi olarak trip atmak hakkımdı. Gerçi unutan bendim ama...

Çalan şarkıyla Asena koltukta zıplayıp ayağa kalktı. Kumandayı ağzına tutarken şarkıya eşlik etti.

"Hani bensiz bir hiçtin? Nefes bile almak zor, derdin." Zehra da koltukta ayağa kalkıp ona eşlik etti.

"Ben senin her şeyindim, yalan, yalan." Bana bıraktıkların da elimdeki kaşığı tuttum dudaklarıma.

"Gözü görmez başkasını, senle ben elmanın iki yarısı."

"Bir ömür boyu beraber, yalan yalan. Şimdi gördüm gerçek yüzünü." Zehra koltuktan zıplayıp yere inince Asena yanıma gelip beni de indirdi.

"Güne açan çiçekler gibiyiz, öyle sag sevgimiz!" Asena ile nakaratı söylerken Zehra vokalistti. "Yalan yalan!"

Uzun süre saçma figürlerle dans ederek şarkı söyledikten sonra nefes nefese kalıp koltuklara atladık. Ev müstakil olduğu için ses derdimiz yoktu.

Zehra çikolata kavanozunu kucağına çekip kocaman kaşığı doldurdu. "Depresyona girecek bir şeyim tok çok şükür, keyiften yiyorum." Kavanozu bana uzatınca ben de kaşığımı doldurdum.

"Eşimi, ve bir yılımı unutmuş bir insanım, depresyona girmeli miyim ki?" Asena uzanıp çikolatayı aldı.

"Boşversene, hepsi Amerika'nın oyunları." Güldüm seslice. "Abim hatırlatır sana." Aklıma yine Feza gelince telefonumu çıkardım. Gerçi aklımdan da çıkmıyordu ya.

"İyi ettin Asena, aklına getirdin arayacak şimdi." Onları takmadan ismine tıkladım. Uzun süre açmayınca meşgul olduğunu düşündüm ama tam kapatacakken açtı.

"Mahi'm?" Dudaklarım anında kıvrılırken kızların da sırıtarak beni izlediğini fark ettim.

"Feza, nasılsın?"

"İyiyim güzelim çok şükür, sen nasılsın?" Gözlerim Asena'ya kaydı.

"Bence haberleri alıyorsundur sen?" Gülüşü doldurdu kulaklarımı. Zalımın gülüşü de güzel.

"Sadece kız kıza eğlendiğinizi biliyorum." Ben de güldüm.

"Öyle oldu. Sen ne yapıyorsun?"

"Sınır karakolundayım." Fazla bilgi vermesi uygun değildi. Bu da yeterdi.

"Peki, dikkat et." Güldü. Adam asker gerçi, dikkat et ne?

"Ederim, sen de et."

"Ederim." Bir süre sessiz kaldık. Nefes sesini dinlemekte güzeldi.

Evlilik romantik yaptı seni Mahi.

Öyle oldu valla.

"Feza," dedim sonunda. "Bir şarkı armağan edeyim mi sana?"

"Et tabii." Kızlar hâlâ bakarken onlara göz devirdim. Onlar da aynı şekilde karşılık verdiler.

"Barış Akarsu, Mavi." Duraksadı bir süre.

"Ben de gelince söylerim bir şarkı." Heyecanlanıp başımı salladım.

"Olur."

"O zaman görüşürüz?" Derin bir nefes verdi.

"Görüşürüz Mahinev."

"Allah'a emanet ol," dedim sonunu uzatarak.

"Sende güzelim." Sırıtarak telefonu kapatınca Zehra da telefonunu aldı.

"Ben de nişanlımı arıyorum." Bildiğim kadarıyla onların da imam nikahı ve resmi nikahları kıyılmıştı. Beni bekledikleri için düğün yapmamışlardı. Ona da beklesinler bir zahmet.

Gözlerim silahı ile bakışan Asena'ya değdi.

"Fazla romantiklik dozu aldım ben, çekip vursam mı kendimi?" Gözlerimi açtım dediğine.

"Daha neler?" Güldü.

"Sakin ol, şakaydı." Temkinli bir şekilde onu izlerken çekirdek tabağını önüne alıp çitledi. "Pembe gibi yapmayı çok isterdim de annem kızardı. Şimdi öyle yapsam, yarın temizlesem?" Şirinliğine güldüm.

"Bende isterdim. Mihri Sultan izin vermezdi bana da. Yapalım kız!" Çekirdekleri çitleyip yere serdiğimiz beze kabukları püskürtürken içeri giren Zehra da kabuklardan nasibini almıştı.

"Tövbe tövbe, ne yapıyorsunuz ya?" Asena ile aynı anda kabukları ona doğru attık.

"Pembe ile Sultan olduk ama Ferhatlar ve Zehralar giremez." Göz devirip umursamadan yanımıza gelip bir avuç çekirdekte o aldı. Gece daha yeni başlıyıordu bizim için belli ki.

"Pide kuyruğunda abime çarpmıştın sen, sonra da bak çarpıldın bana demiştin," Asena başka bir rezilliğimi anlatırken yüzümü yatağa gömdüm. Salonu o halde bırakıp bu seferde misafir odasına geçmiştik.

"Yeter Asena, Allah aşkına yeter ya!" Nasıl dayanmıştı bu adam bana ya? Sırf bunun için bile sevilirdi.

"Sende baya seviyorsun ama Feza'yı. Hala öyle." İnkar etmedim. Kalbim hala onunla doluydu, ben hatırlamasam bile.

"İnkar etmiyor," dedi Zehra Asena'ya sırıtarak. Sırıtmalarına sinir olup Yüzümü gömdüğüm yastığı kafalarına atacakken görümcemin refleksleri geldi aklıma. Fırlatmayıp elime alarak yataktan düşürene kadar dövdüm onları.

"Yatın zıbarın artık! Yarın çok işimiz var, evi temizleyeceğiz." İkisi de uzandıkları yerden bana bakarken bu sefer ben sırıttım. "Çekirdek kabuklarını fırlatırken iyiydi. " Oflayarak yuvarlandılar. Ellerini tutup kaldırdım.

"Mahi," dedi Zehra ciddileşerek.

"Efendim?" Benimde istemsizce kaşlarım çatılmıştı.

"Ters etki şeysi var, sana da denesek mi?"

"O ne ki?" Asena sözü devraldı.

"Yani kafana tekrar bir darbe vuracağız ve hafızan geri gelecek!" Ona da çok mantıklı gelmiş gibi baktı. Yataktan inip geri adımladım.

"Saçmalamayın." Üzerime doğru gelmeye başladıklarında geri geri gitmeye devam ettim.

"Tamam ya şaka yaptık gel." Asena bileğimi kavrayıp kendine çekince ucuna geldiğim merdivenden uzaklaştım.

"Ben uyuyorum! Siz ne yapıyorsanız yapın!" Kaçar adımlarla onlardan uzaklaşırken arkamdan güldükleri için odaya girmeden ayağımdaki terlikleri çıkarıp kafalarına attım. Acıyla inlediler. Arkamdan homurdanmalarını umursamadım.

"Daha şimdiden anne terliği moodu yüklenmiş buna!"

_______________________________________________________________________________

Bittiii! Umarım güzel olmuştur. Yarın bir bölüm daha gelecek, yine Süm' sözü.

Asena'nın geçen bölüm söylediği şarkıda kendisi ile ilgili spoiler vardı aslında ama anlayan olmadı... Gerçi anlaşılacak gibi değildi de zaten.

Yarın piknik sezonunu açıyoruz ama orada bile size yazabilmek için telefonumu şarja takmaya gidiyorum. Böyle de biriyim işte... dbvjksdfvjbfwjafjlabnkljg

Hayırlı geceler, Allah'a emanet olun ✨💛

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.