Yeni bölüm geldi bir kaç gündür en çok okunanlarda birincilik şu an yedinciyiz ama olsun hepinize teşekkür ederim bu bölüm size gelsin o zaman
Keyifli okumalar :)
Mert’le sevgili olduğumuzu bir adım daha ileriye taşıdıkça, içimdeki heyecan her geçen gün biraz daha büyüyordu. İlk başlarda tereddütlerim olsa da, artık o hislerin geride kaldığını fark ettim. Onunla birlikte geçirdiğim her an, bana ne kadar doğru bir şey yaptığımı gösteriyordu. O gülümsediğinde ya da bana içten içe dokunduğunda, her şey çok doğal oluyordu. Mert’le aramızda kelimelerin ötesinde bir bağ vardı. Sadece birbirimize bakarak ne hissettiğimizi anlayabiliyorduk.
İlk zamanlar, biraz çekingen başladık belki, ama şu an, her şey tam anlamıyla daha rahat bir hâle bürünmüştü. Mert, bana olan ilgisini her zaman hissettiriyordu. Bu sadece sözlerle değil, her küçük hareketinde, her bakışında kendini gösteriyordu. Ona güvenim gittikçe arttı. İçimdeki tüm kaygılar, yavaşça yerini huzura bırakıyordu. Mert, bana her zaman olduğu gibi sabırlı ve anlayışlıydı.
Bir gün, birlikte geçirdiğimiz birkaç saat boyunca birdenbire konu döndü. Mert, yine o sakin ve derin bakışlarıyla bana doğru eğildi. “sevgilim” dedi, “Hala çok endişelisin. Bir şey mi var? Hâlâ kararsız mısın?”
İçimdeki duyguları toparlamak biraz zor oldu. Ama sonra, onun gözlerindeki samimiyet ve ilgiyi görünce, tüm tereddütlerim bir anda yok oldu. “Hayır,” dedim, “kararsız değilim. Sadece, bazen… bazen insan çok hızlı gelişen şeylerin içinde kayboluyor ve bu beni biraz korkutuyor. Ama seninle her şey çok doğal.”
Mert, gülümsedi ve ellerini benim ellerime koydu. “Ben de aynı şekilde hissediyorum, güzelim. Ama birlikte olduğumuzda, birbirimize güvenmek, birbirimize duyduğumuz hisler gerçekten çok güçlü. Bunu sana hissettirebilmek, seni sadece bir arkadaş olarak görmekten çok daha fazlası… Bunu gerçekten çok istiyorum.”
O an, Mert’in söyledikleri, hislerimi ne kadar doğru bir şekilde yansıttığını bir kez daha fark ettim. Onunla olmak, sadece birlikte vakit geçirmek değil, aynı zamanda birbirimize duyduğumuz sevgiyi her anımızda hissetmekti. Mert’le sevgili olmak, bana bir yolculuk gibi geliyordu, ama bu yolculuk sadece onunla daha da anlam kazanıyordu. Birlikte her şeyi keşfetmek, zamanla daha da yakınlaşmak, birbirimizi daha iyi tanımak… Bu, çok güzel bir şeydi.
Mert, bir süre sessiz kaldıktan sonra başını hafifçe eğdi ve “Biliyorum, senin için her şey çok yeni. Ama sevgilim, sana bir şey söylemek istiyorum. Bu ilişkiyi sadece seninle değil, seninle büyütmek istiyorum. Yanında olmak, birlikte geleceğe doğru yürümek, seninle bu hayatı daha da güzel hale getirmek… Gerçekten çok istiyorum.” dedi.
O an, duygularımın yoğunluğu içinde, sadece ona bakarak bir şeyler söylemeye çalıştım ama kelimeler, o kadar güçlü bir hissi ifade etmeye yetmedi. Gözlerim dolmuştu, ama bu mutluluktan kaynaklanıyordu. Sadece Mert’in benimle aynı duyguları paylaşıyor olması değil, onun bana olan güveni, sevgisi ve bana verdiği değer de her şeyin anlamını arttırıyordu.
Sonsuza kadar birlikte olma hissi, içinde kaybolduğum bir düşünceydi. Ve evet, belki de bu duygular biraz aceleci olabilirdi, ama her şey çok doğal hissediyordu. Mert’in ellerinin sıcaklığı, bana her şeyin ne kadar gerçek olduğunu hissettiriyordu.
O an, sadece ona doğru eğilip, “Bunu her zaman istiyorum, aşkım” dedim. “Hadi, her şeyi birlikte yapalım. Ben de seninle olmayı gerçekten çok istiyorum.”
Mert, gülümsedi ve bana daha da yakınlaştı. “O zaman, birlikte her şeyin üstesinden geliriz,” dedi.
İçimdeki o tüm kaygılar, sorular bir anda kayboldu. Sadece onunla olmak, bu anı yaşamak, birlikte geleceğe doğru adım atmak her şeyin önündeydi. Mert, her geçen gün daha da değerli bir hale geliyordu hayatımda. İlişkimiz ne kadar yeni olursa olsun, içimdeki hislerin ne kadar derin olduğunu biliyordum. Ve o, bana hayatımın en güzel duygusunu yaşatıyordu.


