İçeriğe geç

Bir Şansım Olsun

Bölüm 41 · 2 dk okuma

Bir Şansım Olsun

Bölüm 41

41. Bölüm

Yeniii bölümmmm

Keyifli okumalar. :)

Defne, o akşam hukuk kitapları arasında kaybolmuş bir şekilde ders çalışıyordu. Hayatı boyunca hep başarılı bir öğrenci olmuştu, ama Mert’in hayatına girmesi işleri biraz karıştırmıştı. Derslerine eskisi kadar odaklanamadığını fark ettiğinde bir yandan endişeleniyor, bir yandan da Mert’in çabalarının kalbinde yarattığı sıcaklığı görmezden gelemiyordu.

Telefonu çaldı, ekranda Mert’in adı belirdi. Bir an duraksadı ama sonra aramayı açtı.

“Efendim, Mert?” dedi, sesinde hafif bir yorgunlukla.

“Defne, çok meşgul olduğunu biliyorum,” dedi Mert, dikkatlice. “Ama bugün gerçekten çok güzel bir gün ve seni biraz dışarı çıkmaya ikna etmek istiyorum. Derslerden bir saat uzaklaşmaya ne dersin?”

Defne, istemsizce gülümsedi. “Mert, hukuk okuyorum. Bir saat dediğin şey bazen dünyaları değiştirebilir.”

“Biliyorum,” dedi Mert, samimiyetle. “Ama belki biraz temiz hava almak, seni daha da motive eder. Hem bir avukata, arada bir ara vermek yakışır.”

Defne bir an düşündü. Mert’in konuşmaları hep aklını karıştırıyordu. “Tamam,” dedi sonunda. “Ama sadece bir saat, tamam mı?”

---

Mert, Defne’yi okulun yakınındaki bir çay bahçesine götürdü. Orası sessiz ve huzurluydu, derslerden uzaklaşmak için iyi bir seçim gibi görünüyordu. Defne’nin çantasındaki kitapları fark eden Mert gülümseyerek, “Bunları bile yanına mı aldın?” diye sordu.

“Ne yapabilirim? Hukuk öğrencisinin hayatı böyle,” dedi Defne gülerek.

Bir süre havadan sudan sohbet ettiler, ardından Mert ciddileşti. “Defne, seni böyle yorgun görmek istemiyorum. Senin azmini, başarını takdir ediyorum ama aynı zamanda hayatında biraz mutluluğa da yer açman gerektiğini düşünüyorum.”

Defne, başını kaldırıp ona baktı. “Sen de hep bu mutluluğu bana göstermek için mi buradasın?”

Mert gülümsedi. “Evet, çünkü sen mutlu olduğunda ben de mutlu oluyorum.”

Defne’nin kalbi hızlandı. Mert’in bu kadar açık sözlü olması onu hem şaşırtıyor hem de hoşuna gidiyordu. Aralarındaki mesafe yavaş yavaş kapanıyordu, ama Defne hâlâ dikkatli olmaya çalışıyordu.

---

Bir Hafta Sonra

Defne, yine ders çalıştığı bir gün telefonunda Mert’ten bir mesaj aldı:

“Kütüphane dışında bir kahve içmek ister misin? Sana biraz destek olabilirim.”

Defne bu teklif karşısında hem şaşırdı hem de memnun oldu. Hemen cevap yazdı:

“Tamam. Ama kahve benden.”

Buluştuklarında Mert, Defne’nin getirdiği kalın hukuk kitaplarını gördü. “Bu kitaplarla mı kahve içeceğiz?” diye sordu, gülerek.

“Sen teklif ettin,” dedi Defne omuz silkerek. “Benim dünyam böyle, alışsan iyi olur.”

Mert ciddi bir ifadeyle ona baktı. “Senin dünyana alışmak benim için mutluluk. Bunu bil.”

Defne’nin yüzü kızardı. Mert’in sözleri bu kez onu hazırlıksız yakalamıştı. “Sana bazen inanamıyorum,” dedi, ama gülümsemesi saklanamıyordu.

---

Bu tür küçük anlar Defne ile Mert’i her geçen gün daha da yakınlaştırıyordu. Mert, Defne’nin yoğun hayatını anlamaya çalışıyor, Defne ise Mert’in çabalarının içtenliğini fark ediyordu. Artık aralarındaki bağ, geçmişin kırgınlıklarını geride bırakmaya başlıyordu.

Defne, o gece yatağına uzandığında, Mert’in sözlerini düşünmeden edemedi: “Senin dünyana alışmak benim için mutluluk.” Belki de Mert, hayatına düşündüğünden daha fazla uyum sağlayabilirdi. Ve belki de ona bir şans vermek, düşündüğü kadar korkutucu değildi.

Kitabın gidişatını nasıl buluyorsunuz ?

Bölüm sonu

9 yorum