
Eve dönerken, Ece ile daha fazla konuşmanın yollarını düşündü. İlk adımı atmıştı, ama bu adımı nasıl daha anlamlı hale getirebilirdi? Belki pastaneye girip ona bir şeyler alıp teşekkür etmek için bahane yaratabilirdi. Ya da sabah daha erken çıkıp onunla konuşmaya daha fazla vakit ayırabilirdi.
Yatağına uzandığında, zihni bu planlarla doluydu. Bir yandan kendi hayatında bir şeylerin değiştiğini hissediyor, bir yandan da bu değişimden biraz çekiniyordu. Ama ne olursa olsun, Ece’yle olan bu küçük tanışıklığın bir anlamı olduğunu düşünüyordu.