
Arda iş yerine vardığında, her zamanki gibi iş kıyafetlerini giymek için alt kata indi. Beyaz gömleğini giyip siyah pantolonunu düzeltirken, sabahki kısa konuşmayı düşündü. Ece’nin gülümseyişi ve rahat tavırları, aklında tekrar tekrar canlanıyordu. Uzun zamandır yalnızlığın verdiği alışkanlıkla, birini düşünmek ona hem garip hem de heyecan verici geliyordu.
Yukarı çıkıp salonda düzenleme yapmaya başladığında, kafasında Ece ile nasıl daha samimi olabileceği fikri dönüp duruyordu. “Ne yapabilirim?” diye düşündü. Sadece bir tanışıklık mı olacak, yoksa bunu daha derin bir bağa dönüştürebilir miydi? Kendine bile itiraf edemese de, onunla daha fazla vakit geçirmek istediğini hissediyordu.