
Saat 03:39’du. Gözleri bir anda açıldı ve karanlık odada hızla nefes alıp vermeye başladı. İlk başta gördüklerinin gerçek mi yoksa rüya mı olduğunu anlamaya çalıştı. Rüyadaki detaylar o kadar canlıydı ki, bir süre yatağında oturup düşündü. O ev... o oda... o his. Her şey o kadar gerçekti ki, zihni bir türlü bu rüyanın anlamını çözmeyi bırakmıyordu.
Kendi kendine mırıldandı, "Bu sadece bir rüya... Ama neden bu kadar gerçek hissettirdi?"
Bir bardak su içmek için mutfağa gitti. Su bardağını doldururken, rüyanın etkisinden hala çıkamamıştı. Kendine "Bunu düşünmeyi bırak," dedi, ama o evin görüntüsü aklından silinmiyordu. Tuvalete uğrayıp tekrar yatağına döndü. Uyumaya çalıştı, ama rüyanın bıraktığı iz zihninde yankılanmaya devam ediyordu.