İçeriğe geç

Bir Okul Kaosu

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Bir Okul Kaosu

Bölüm 2

Bir Başlangıç Çizgisi

Uzun ve sıkıcı bir dersten sonra öğle arası artık gelmişti. Boynunu esnettikten sonra yanında uyuyan arkadaşına döndü. Lise son sınıflardı ve bu sene onlar için çok önemliydi. Üniversite sınavı için çok sıkı çalışmaları gerekiyordu. Bu yüzden zorlu bir maratona girmişlerdi.

Arkadaşını dürtmeye başladı. Kalkmamak için yemin etmiş olan arkadaşı homurdanınca artık dayanamadı.

-Lan oğlum kalksana artık! Kaç derstir davar gibi uyuyorsun zaten!

-Ya dur Toprak. Biraz daha..

-Kalk hadi yemek yiyelim kendine gelirsin acıktım ben.

-Ya sen yürü git işine!

Biraz daha zorlasa arkadaşının kıyamet koparacağını bildiği için daha fazla uzatmadı Toprak. Ders notlarını toplayıp masasından kalktı. Yemekhaneye gitti ama yine çok kalabalıktı. Sanarım yine beklemek zorunda kalıcaktı. Sıkıntıyla nefes çekerken masaların birinde arkadaşlarının oturduğunu farketti. Hevesle yanlarına bir sandalye çekti.

-Heehh! Bak Toprak da geldi. Haydi bir de ona soralım!

-Yine ne oldu?

-Ne olacak! Yıldırım Bey'e burada soru anlatmaya çalışıyoruz. Ama onun ufak beyni algılamamakta çok ısrarcı..

-Sensin o ufak beyinli! Burada iki kızın arasında kalmışım zaten gelmeyin üstüme.

-Madem öyle kalk git o zaman be oğlum.

Kızları savunmanın üzerine Esin ve Alisa kıkırdamaya başladılar. Toprak da onlarla birlikte eğlenirken Yıldırım'ın kötü bakışlarını üzerinde yakaladı. Alaycı bir tavırla sırıtarak;

-Tamam tamam gel buraya. Ağlama anlatayım. Siz de iyi dinleyin kızlar..

Toprak uzun, kıvırcık, kumral saçlarıyla; büyük ve ela renkli gözleriyle, uzun boyuyla ve güzel gülüşüyle insanların dikkatini hızlıca çeken bir çocuktu. Bu yüzden okulda kısa süre içinde popüler olmayı başardı. Okulda bu kadar çok popüler olmasına rağmen sürekli takıldığı bu 4 arkadaşı vardı. Onların yeri çok ayrıydı.

Esin de uzun, sarı parlak saçlarıyla, büyük yeşil gözleriyle, çocuksu ruhuyla çok fazla arkadaşa sahip bir kızdı. İnsanlara karşı sıcakkanlı davranışları yüzünden hızlıca arkadaş edinebiliyordu. Alisa ise Esin'e göre tam bir zıt karakterdi. Koyu kahverengi ve kısa saçlarıyla, çekik kahverengi gözleri ve uzun boyuyla baskın bir tipti. Dış görünüşü hem kızları hemde erkeklerin dikkatini çekse de aslında çok soğukkanlı ve sakin bir kızdı. Bu yüzden daha az arkadaşa sahipti.

Yıldırım uzun boyu, beyaza boyamış uzun düz saçları mavi gözleriyle oldukça havalı bir çocuktu. Sıradan bir kişiliğe sahipti. Dövüş sanatları biliyordu ve komik bir çocuktu. Etrafında dolaşan çok fazla kız vardı ama onun kalbi sadece Alisa için atıyordu. Tabii onun bundan haberi yoktu.

-Anladınız mı şimdi nasıl olduğunu?

-Off dinlerken canım çıktı bee..

-İkinizinde haksız çıkması çok ironik..

Bunu söyleyen Alisa zafer kazanmış gibi gözlerini karşısındaki üçlüye dikti. Onun bu halleri insanı bazen cidden korkutuyordu.. Konudan sıyrılmak için Yıldırım sessizliği bozdu..

-Ee Atalay nerede?

Arkadaşını hatırlayınca kısa bir süre afalladı ve derin bir nefes çekti Toprak..

-Uyuyor işte yine her zamanki Atalay..

Atalay aslında oldukça dikkat çekici bir çocuktu. Çok enerjik, komik ve çekiciydi. Bazen Toprak bile yanında sönük kalıyordu. Uzun ve simsiyah saçları dikkat çeken ilk şeydi. Okyanus mavisi koyu gözleri vardı ve beyaz teniyle bu çok uyumluydu. Bembeyaz dişleri gülüşüne güzellik katıyordu..

-Haydi gidip onu uyandıralım..

dedi neşeli bir sesle Esin. Bu ses tonu bir haberin olduğunun kanıtıydı. Üçlü meraklı gözlerle ona bakarken bir açıklama yapma gereği duydu sonunda.

-Duymadınız mı? Bizim bölüme yeni biri gelicekmiş.

Herkes bir anda sustu. Bekledikleri birşey değildi. Çünkü bölümleri zaten yeterince doluydu..

-Sizce de yeteri kadar kişi yok mu zaten? dedi Yıldırım

Herkes onu onaylarken Esin bir açıklama daha yapma gereği duydu.

-Bizim bölümden ayrılanlar olmuş. Gerçi durduk yere olmuş.. Neden gittiklerini bilmiyorum ama yenisi gelicekmiş..

-İyi haydi o zaman gidip kaldıralım şunu..

Üç arkadaş üst katın yolunu tuttular. Ders birazdan başlamak üzereydi. Aşağıda zamanın nasıl geçtiğini bile farkına varmamışlar. Atalay ve Toprak'ın sırasına geldiler. Hepsi birden Atalay'ı dürtmeye başladılar.. Anında uyandı Atalay. Korkuyla;

-Ulan ne yapıyorsunuz? Ödümü kopardınız..

Üç arkadaş deli gibi eğlenirken Atalay yerinden doğrulup homurdanmaya başladı ve eğlenen üçlüye baktı. Arkadaşları onun için çok değerliydi. Onlar mutlu olunca onun da içi ısınıyordu..

Bu yüzden çok geçmeden onlara katıldı. Bir süre sonra ders başladı. Öğretmen gelince herkes ayağa kalktı. Öğretmen yalnız değildi yanında uzun boylu, hafif sarıya kaçan saçları ve arsız bir gülümsemeyle duran bir çocuk vardı. Öğretmen;

-Oturabilirsiniz gençler. Bugün yanımda yeni arkadaşınız var. Kendisi buraya nakil olarak boş yerlerimizi doldurdu. Onunla iyi anlaşın olur mu? Şimdi izin verin size kendini tanıtsın..

Herkes oturdu ve meraklı gözlerle bu genci izliyordu. Verdiği vibe tarif edilemez derece de ürkütücüydü. Gülümsemesi normal değildi. Sanki manipüle ediyordu. Verdiği baskın aura yüzünden herkes oturduğu yerde sindi. 5 arkadaş meraklı ve anlamsız gözlerle onu izliyordu..

-Merhaba. Adım Ethan. 18 yaşındayım. Buraya Antalya'dan nakil olarak geldim. Kendimce sebeplerim var. Umarım beni aranıza alırsınız. Sizinle beraber olmaktan memnun olurum..

Sözleri bittikten sonra gözleri Toprak'ı buldu.

Gözleri..

Gözler..

Bir çift korkutucu siyah göz.. Sanki olacakların habercisi gibiydi...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.