İçeriğe geç

Bir Mesaj Uzağımda

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Bir Mesaj Uzağımda

Bölüm 7

Bölüm 7: Duyduklarım ve Görmediklerim

"Bir insan hakkında en çok şeyi, onun arkadaşlarının yanında nasıl davrandığı anlatır."

Öğle zili çaldığı anda sınıfın yarısı kapıya koştu.

Sanki birkaç dakika geç çıkarlarsa kantindeki bütün tostlar yok olacakmış gibi davranıyorlardı.

Ben, Erva ve Defne biraz daha yavaş ilerliyorduk.

Defne yeni aldığı kitabı anlatıyordu.

Daha doğrusu anlatmaya çalışıyordu.

Çünkü Erva'nın dikkati tamamen başka yerdeydi.

"Bak."

dedi birden.

"Bak."

"Ne var?" diye sordum.

"Sağ taraf."

"Erva."

"Sağ tarafa bak."

İç çektim.

Sonra istemeden baktım.

Ve pişman oldum.

Aras.

Yanında Eren ve Mert vardı.

"İşte."

dedi Erva.

"Neden baktık?"

"Canım istedi."

Defne güldü.

"Bu mantıkla bir gün başımız belaya girecek."

"Küçük düşünüyorsun."

dedi Erva.

"Bir gün kesin başımız büyük belaya girecek."

Kantinde boş bir masa bulup oturduk.

Tam rahatladığımı düşünürken birkaç masa ileriden kahkaha sesleri geldi.

Tahmin etmem zor olmadı.

Mert.

O çocuk sessiz kalamıyordu.

Bir dakika bile.

"Yemin ediyorum."

diyordu.

"Aras'ın yüzünü görmeliydiniz."

Aras başını kaldırmadan tostundan bir lokma aldı.

"Konuşmaya devam edersen seni bu masadan atacağım."

"Bakın."

dedi Mert.

"Tehdit ediyor."

Eren gülmeye başladı.

"Çünkü susmuyorsun."

"Halk gerçekleri bilmeyi hak ediyor."

"Kimse bilmeyi hak etmiyor."

dedi Aras.

Mert masaya hafifçe vurdu.

"Arkadaşlarım."

diye dramatik bir ses tonuyla konuştu.

"Aras geçen gün—"

Aras elindeki peçeteyi Mert'e fırlattı.

Mert cümlesini tamamlayamadı.

Ben istemeden gülmeye başladım.

Çünkü ilk kez Aras'ın bu hâlini görüyordum.

Okuldaki Aras genelde kendinden emin görünürdü.

Her şeye cevabı olan tiplerden.

Ama şu an...

Sadece arkadaşları tarafından uğraştırılan normal bir çocuk gibiydi.

Tam o sırada Eren'in bakışları bizim masaya kaydı.

Sonra yüzünde küçük bir sırıtış oluştu.

Ve ne yazık ki bunu fark eden kişi sadece ben değildim.

Mert de fark etmişti.

Bu bir felaket demekti.

"Oo."

dedi Mert.

"Karşı masa bizi izliyor."

"Kimse sizi izlemiyor."

dedim hemen.

Mert parmağıyla bizi gösterdi.

"İzliyorlar."

"İzlemiyoruz."

"İzliyorsunuz."

Defne kahkahasını bastırmaya çalışıyordu.

Erva ise durumdan aşırı memnundu.

Bu da ayrı bir problemdi.

"Merhaba komşular."

diye seslendi Mert.

"Merhaba."

dedi Erva hiç düşünmeden.

"Erva!"

"Kibar davranıyorum."

"Olma."

Mert elini kalbine koydu.

"Bu çok kırıcıydı."

Aras başını iki elinin arasına aldı.

"Bazen sizi tanımıyormuş gibi yapmak istiyorum."

"Eren."

dedi Mert.

"Aras yine utanıyor."

"Çünkü sen susmuyorsun."

Eren sakince cevap verdi.

İkili tartışmaya başlayınca kantindeki herkes eğleniyormuş gibi görünüyordu.

Hatta ben bile.

Bu durum biraz sinir bozucuydu.

Çünkü Aras'tan hoşlanmıyordum.

Ama arkadaşlarıyla birlikteyken...

Farklı görünüyordu.

Daha rahat.

Daha gerçek.

---

Ders çıkışında Erva ve Defne ile birlikte okuldan ayrıldım.

Erva bütün yol boyunca aynı şeyi konuştu.

"Bence."

dedi.

"Aras düşündüğün kadar kötü değil."

"Sen de mi başladın?"

"Ne var?"

"Bu hafta bu cümleyi çok duydum."

Defne merakla baktı.

"Kim söyledi?"

Bir an duraksadım.

"Neyse."

Erva kaşlarını kaldırdı.

Ama üstelemedi.

Bu yüzden ona minnettar kaldım.

---

Akşam odamda yatağa uzanmış telefonla oynuyordum.

Hava kararmıştı.

Masa lambam odanın yarısını aydınlatıyordu.

Tam müzik açacakken telefonum titredi.

İsimsiz.

İstemsizce gülümsedim.

"Eğitim sistemine karşı savaş nasıl gidiyor?"

Mesajı okuyunca güldüm.

"Henüz hayattayım."

"Bu iyi haber."

"Bence de."

Birkaç dakika boyunca sıradan şeylerden konuştuk.

Sonra yeni bir mesaj geldi.

"Bugün ilginç bir şey oldu mu?"

Aklıma kantin geldi.

Mert'in saçmalıkları.

Eren'in sakin tavırları.

Aras'ın utanmış gibi görünmesi.

"Belki."

yazdım.

"Anlat."

Bir süre düşündüm.

Sonra yazdım.

"Birini ilk kez farklı gördüm."

Karşı taraf birkaç dakika cevap vermedi.

Bu alışık olduğum bir şey değildi.

Genelde hemen yazardı.

Sonunda ekranım aydınlandı.

"Peki gördüğün kişiyi sevdin mi?"

Kalbim bir an duraksadı.

Kaşlarımı çattım.

Soruyu sevmedim.

Hem de hiç.

Bu yüzden hızlıca cevap yazdım.

"Hayır."

Mesaj gönderildi.

Birkaç saniye geçti.

Sonra cevap geldi.

"Tamam."

Sadece tek kelime.

Garip şekilde o kelime içimi huzursuz etti.

Nedenini bilmiyordum.

Ama ilk kez...

Ekranın diğer tarafındaki kişinin cevabını merak etmiştim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.